matematikçi ile cümle
matematikçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Acesta este un număr cheie din cutia de ustensile a matematicienilor copyright-ului.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Dan inilah angka kunci dari perangkat para matematikawan hak cipta.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Das ist eine Schlüsselzahl aus dem Werkzeugsatz des Urheberrechtsmathematikers.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Det her er et nøgletal fra ophavsretsmatematikernes værktøjskasse.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Detta är ett nyckeltal från upphovsrättsmatematikernas verktygslåda.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Dit is een belangrijk getal uit de toolkit van een copyright-wiskundige.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Este número es indispensable en la caja de herramientas de estos matemáticos.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Ez itt egy fontos szám a szerzői jog matematikusok eszköztárában.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.자, 이건 저작권 수학자의 도구상자에 있는 주요한 도구입니다.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Maintenant, voici un chiffre clé qui fait partie de la trousse à outils du mathématicien de copyright.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Nào, đây là một con số chủ chốt trong bộ dụng cụ của nhà toán học bản quyền.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Následující číslo je kličovým nástrojem autorskoprávních matematiků.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Ora, este é um número-chave no <i>kit</i> de ferramentas dos matemáticos dos direitos autorais.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Questo è un numero chiave tra gli strumenti dei matematici del diritto d'autore.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.To je ključna številka med orodji matematikov avtorskih pravic.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.To kluczowa liczba w zestawie matematyka od praw autorskich.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Сега това е ключово число от инструментариумa на математиката по авторските права.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Це ключова цифра з набору аналітиків по захисту авторських прав.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.Это главная цифра инструментария математиков авторского права.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.עכשיו זה מספר מפתח מארגז הכלים של מתמטיקאי זכויות היוצרים.
Bu telif hakkı matematikçilerinin sahip olduğu araçlardan temel bir sayı.والآن هذا هو رقم مهم من مجموعة أدوات رياضيي حقوق النشر
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Alcuni dei più grandi matematici del periodo di Cantor erano irritati da questa cosa.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Cantor korának nagy matematikusai ellenszenvvel fogadták ezt az dolgot.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Certains des plus grands mathématiciens de l'époque de Cantor furent très contrariés par tout ça.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Một số nhà toán học vĩ đại nhất thời Cantor đã rất bực mình về điều này.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Unii matematicieni contemporani cu Cantor nu erau de acord.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Великих математиков-современников Кантора ужасно расстраивало такое положение дел.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Деякі найвидатніші математики часів Кантора були дуже засмучені через це.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.بعض عمالقة الرياضيات في زمن كانتور
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.여기 마이클 위글러가 있습니다. 매우 똑똑한 수학자가 된 물리학자였죠. 그는 DNA 샘플과 그것을 따라 100만 개 정도의 지점을
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Ik ben al over tijd. Dit is Michael Wigler, een erg, erg slimme wiskundige die fysicus werd.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Já estou a ficar sem tempo. Este é Michael Wigler, um matemático muito inteligente que se tornou físico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Mert fogy az idő, de ez itt Michael Wigler, egy nagyon, nagyon okos matematikus, akiből fizikus lett.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Sono già fuori tempo. Questo è Michael Wigler, un matematico molto molto intelligente diventato fisico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Už sice přetahuju, ale tohle je Michael Wigler, velmi chytrý matematik, později fyzik.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Ya se me acabó el tiempo, pero este es Michael Wigler, un matemático muy muy listo que se volvió físico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Είμαι ήδη εκτός χρόνου, αυτός είναι ο Μάικλ Γουίγκλερ, ένας πολύ, πολύ έξυπνος μαθηματικός που έγινε φυσικός.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Вот Майкл Виглер - очень и очень умный математик, который затем стал физиком.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Почти ми свърши времето, но това е Майкъл Уиглър, един много, много умен математик, който стана физик.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.בתמונה: מייקל וויגלר, מתמטיקאי מוכשר מאוד שהפך לפיסיקאי, ופיתח טכניקה
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.لكن هذا هو ميكل وغلر، عالم رياضيات ذكي جداً جداً والذي تحول إلى الفيزياء. وقام بتطوير طريقة
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.元数学者の物理学者です DNAのサンプルについて、その上の膨大な点を調べられる
Cornell'den bir matematikçi,1997년 코넬에 수학자
Cornell'den bir matematikçi,In 1997 ontdekte een wiskundige op Cornell, Daina Taimina,
Cornell'den bir matematikçi,W 1997 matematyczka z Uniwersytetu Cornella, Daina Taimina,
Cornell'den bir matematikçi,ב-1997, מתמטיקאית בקורנל,
Cornell'den bir matematikçi,عام 1997 عالمة رياضيات
Cornell'den bir matematikçi,数学者 デーナ タイミナが
Çözümü ise başka bir İngiliz matematikçi ve kriptograf olan Clifford Cox buldu.La solution a été trouvée par un autre mathématicien et cryptographe Britannique, Clifford Cocks.
Çözümü ise başka bir İngiliz matematikçi ve kriptograf olan Clifford Cox buldu.Řešení nalezl jiný britský matematik a odborník na šifrování Clifford Cocks.
Çözümü ise başka bir İngiliz matematikçi ve kriptograf olan Clifford Cox buldu.Η λύση βρέθηκε από έναν άλλο Βρετανό μαθηματικό και κρυπτογράφο, τον Clifford Cocks.
Çözümü ise başka bir İngiliz matematikçi ve kriptograf olan Clifford Cox buldu.Решение было найдено другим британским математиком и шифровальщиком Клиффордом Коксом.
Çözümü ise başka bir İngiliz matematikçi ve kriptograf olan Clifford Cox buldu.コックスは、トラップドア 一方向関数と呼ばれる、 特殊な 一方向関数の発見を目指していました。
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi."Flitskever gevangen uit de trommel, draait op twee kilocycles."
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi.Marston était un mathématicien qui s'opposa à la présence de l'ordinateur à cet endroit.
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi.왜냐하면 Marston은 수학자이면서 컴퓨터가 그곳에 있는 것을 반대했던 사람이었습니다.
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi.- Marston [Morse] był matematykiem, który sprzeciwiał się obecności komputera w Princeton.
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi.כי מרסטון היה מתמטיקאי .שהתנגד לכך שהמחשב יהיה שם
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi.لأن مارستون كان رياضيا قد اعترض على وجود الحاسب هناك
Çünkü Marston orada duran bilgisayara karşı çıkan bir matematikçi idi.このコンピューターに反対していた人です 「ドラムから蛍を取り除いた」「2キロサイクルで稼働」