matematiği ile cümle

matematiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Dans un sens, je vois le calcul comme étant les rouages des mathématiques.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Eu penso no cálculo, num sentido, como o motor da matemática.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.자, 제 생각에는 계산은, 어떤 의미에서, 수학의 기계장치입니다.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Lihat, saya menganggap perhitungan, hanya sebagai cara kerja matematika.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Nhìn đây, tôi nghĩ rằng làm tính theo nghĩa nào đó là bộ máy của toán học.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Penso al calcolo come ai congegni della matematica.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Počítanie si predstavujem ako prístroj matematiky.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Sehen Sie, ich betrachte das Rechnen als eine Art Handwerkszeug der Mathematik.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Uważam, że liczenie powinno być odbierane jako maszyneria matematyki.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Vean, pienso el cálculo, en cierto sentido, como la maquinaria de la matemática.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Vedeți, mă gândesc la calcule, într-un sens, ca la mașinăria matematicii.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Voor mij is rekenen in zekere zin de machinerie van de wiskunde.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Βλέπετε, αντιμετωπίζω τους υπολογισμούς, κατά μια έννοια, ως τη μηχανή των μαθηματικών.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.Я представляю себе вычисления как внутренний механизм математики.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.אני מסתכל על חישובים, במובן מסויים, בתור מתמטיקה מיכנית.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.انا افكر في الحسابات ضمن مفهوم ميكانيكة الرياضيات
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.私は考えています 雑仕事なのです
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezA valóságban a matematikát nemcsak matematikusok csinálják.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezIn de echte wereld wordt wiskunde niet noodzakelijk door wiskundigen beoefend.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezIn der wirklichen Welt wird Mathematik nicht notwendigerweise von Mathematikern betrieben.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezÎn lumea reală, matematica nu e neapărat făcută de matematicieni.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemez보세요, 실제 세계에서 수학은 수학자들에 의해서 완성되는 것만은 아닙니다.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezLihat, dalam kehidupan nyata matematika tidak hanya dilakukan oleh matematikawan.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezMatematyka nie jest zarezerwowana dla matematyków. Matematyka nie jest zarezerwowana dla matematyków.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezNhìn xem, trong đời thực không nhất thiết là chỉ có nhà toán học mới làm toán.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezVean, en el mundo real la matemática no es exclusiva de los matemáticos.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezVedete, nel mondo reale la matematica non è fatta necessariamente dai matematici.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezVejam, no mundo real a matemática não é necessariamente feita por matemáticos.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezVe skutečném světě není matematika nutně realizována matematiky.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezVoyez, dans le monde réel il n'y a pas que les mathématiciens qui font des maths.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezV skutočnom svete matematika nie je nevyhnutne robená matematikmi.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezΣτον πραγματικό κόσμο τα μαθηματικά δεν χρησιμοποιούνται απαραιτήτως από μαθηματικούς.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezВидите ли, в реальном мире математикой занимаются не обязательно математики.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezתראו, בעולם האמיתי מתמטיקה לא בהכרח מתבצעת על-ידי מתמטיקאים.
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemezحسناً .. في العالم الحقيقي الحسابات لا تنحصر فحسب بعلماء الرياضيات
Bakın, gerçek hayatta matematiğin matematikçiler tarafından uygulanması gerekemez必ずしも数学者がやるものではありません 地質学者であったり
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.1つは計算。お忘れだと思います
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Để bắt đầu ta sẽ phân tích toán thành 2 dạng.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Kezdésképpen, szeretném két csoportra bontani a matekot.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.시작하기에 앞서, 저는 수학을 두 분야로 나누고자 합니다.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Mathematik Ausbildung bezeichnen. Zunächst möchte ich Mathematik in zwei Kategoriern unterteilen.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Na začátek bych rád rozdělil matematiku do dvou kategorií.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Om te beginnen wens ik wiskunde de splitsen in twee onderdelen.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Para começar, gostaria de dividir a matemática em duas categorias.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Para empezar, me gustaría separar las matemáticas en dos categorías.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Pentru început, aş vrea să împart matematica în două categorii.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Per iniziare, vorrei dividere la matematica in due categorie.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Podzielmy matematykę na dwie kategorie.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Pour commencer, je voudrais diviser les maths en deux catégories.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Sebagai permulaan, saya akan menguraikan matematika ke dalam 2 kategori.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Ξεκινώντας, θα ήθελα να χωρίσω τα μαθηματικά σε δύο κατηγορίες.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Да започна, бих искал да разделя математиката на 2 категории.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.Для начала хочу разбить математику на две категории.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.ראשית, אני רוצה לחלק את המתמטיקה לשתי קטגוריות.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.وفي بدء الحديث فإني أود تقسيم الرياضيات إلى قسمين
Belirsizliğin, rastgeleliğin, verinin matematiğine -- bu da olasılık ve istatistiktir.A matemática da incerteza, da aleatoriedade, dos dados, ou seja, da probabilidade e da estatística.
Belirsizliğin, rastgeleliğin, verinin matematiğine -- bu da olasılık ve istatistiktir.De wiskunde van onzekerheid, van willekeur, van data -- dus van kansrekening en statistiek.
Belirsizliğin, rastgeleliğin, verinin matematiğine -- bu da olasılık ve istatistiktir.K matematice nejistoty, náhodnosti, dat -- což je pravděpodobnost a statistika.
Belirsizliğin, rastgeleliğin, verinin matematiğine -- bu da olasılık ve istatistiktir.불확실성과 무작위성, 그리고 데이터에 대한 수학이 바로 확률과 통계라는 것이지요.
Belirsizliğin, rastgeleliğin, verinin matematiğine -- bu da olasılık ve istatistiktir.La matematica dell'incertezza, della casualità, dei dati -- della probabilità e della statistica.
İlgili Sayfalar