Ana içeriğe geç
Sözlük

matem ile cümle

matem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Matematikte iyi değildim.I was never good at math.
Tom matematikte çok iyi.Tom is very good at math.
Benim en sevdiğim konu matematik.My favorite subject is math.
Ben özellikle matematikte güçlü değilim.I have never been particularly strong in mathematics.
Erkekler matematikte kızlardan daha iyidir.Boys are better than girls at mathematics.
Aşağıdaki altı tane matematik problemini çözünüz.Solve the following six math problems.
Copernicus Krakow Üniversitesi'nde matematik ve astronomi okudu.Copernicus studied mathematics and astronomy at the University of Krakow.
Einstein bir öğretmen olabilmek için matematik ve fizik okumaya karar verdi.Einstein decided to study math and physics so he could become a teacher.
Matematik eğlenceli.Math is fun.
"Matematik eğlenceli." "Hayır, değil.""Math is fun." "No, it's not."
Teorik tarafını matematikçilere bırakıyoruz.We'll leave theory to the mathematicians.
Arkadaşım matematik sınavında 95 puan aldı.My friend scored 95 on the maths exam.
Ben matematik sınavından 20 aldım.I scored 20 on the maths exam.
Ben matematik sınavından 100 aldım.I scored 100 on the maths exam.
Matematik sınav sonuçları yayınlandı!The maths exam results are out!
Matematik profesörü, kanıtı yazı tahtasına yazdı.The math professor wrote the proof on the chalkboard.
Matematikçiler şeyleri kanıtlamayı sevmektedir.Mathematicians love to prove things.
O, matematik bölümü için bir öğretmen.He is a tutor for the math department.
O matematik alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.He has a master's degree in mathematics.
Matematik beni korkutuyor.Math scares me.
Sınav matematik, fizik ve kimyayı içeriyordu.The exam included mathematics, physics and chemistry.
Tekrar matematik problemi çözeceğim.I'll solve the mathematical problem again.
Matematikte yüksek lisans derecem var.I have a master's degree in mathematics.
Yarın bir matematik sınavı var.There's a math test tomorrow.
O, matematiği sevip sevmediğimi sordu.He asked if I like mathematics.
Bir matematikçi böyle bir şey söylemezdi.A mathematician wouldn't say such a thing.
Bir matematikçi böyle söylemezdi.A mathematician wouldn't say that.
Bazı insanlar her şeyin matematiksel olduğunu düşünüyor.Some people think everything is mathematical.
Sinogramlar matematiğin bir formudur.Sinograms are a form of mathematics.
O profesör matematikte bir otoritedir.That professor is an authority on mathematics.
Bu temel matematik.That's basic math.
Hadi, Tom. Bu temel matematik.Come on, Tom. That's basic math.
Onun matematik için açıklanamaz bir yeteneği var.He has an inexplicable talent for mathematics.
O, matematikte en büyük değil.He's not the greatest at math.
Matematik dersinde ben bazen tam olarak neyi anlamadığımı bile anlamıyorum.In math class I sometimes don't even understand what exactly I don't understand.
Sadece canım matematik ödevi yapmak istemiyor.I just don't feel like doing my math homework.
Ben matematik ve fizik öğretirim.I teach mathematics and physics.
Tom bir matematik öğretmeniydi.Tom used to be a math teacher.
O, İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.He teaches maths as well as English.
Matematik ne işe yarar?What is mathematics good for?
Tom matematik okuyor.Tom studies mathematics.
Tom matematik kampına gitti.Tom went to math camp.
Tom bir matematikçidir.Tom is a mathematician.
Birçok öğrenci matematik ve fen bilgisiyle mücadele ederler.Many students struggle with math and science.
Tom matematik bulmacalarını çözmeyi sever.Tom likes solving math puzzles.
Matematikte çok iyi.He is very good at math.
Matematik, fizik ve biyoloji dersleri veriyor.She teaches lessons in math, physics, and biology.
Tom matematikte pek iyi değil.Tom isn't very good at math.
Fizik ve matematiği seviyorum, biyoloji ve coğrafyayı sevmem.I love physics and math, but not biology and geography.
Tom matematiksel bir dahidir.Tom is a mathematical genius.
Ortaokulda ileri matematik dersleri verirdim.I used to teach advanced math classes in middle school.
Matematiği yapamadım.I couldn't do the math.
Tom, okuldan sonra matematik zenginleştirme derslerine katılır.Tom attends maths enrichment classes after school.
Bu matematikçiler origami matematiği üzerinde çalışıyorlarThese mathematicians study the mathematics of origami.
Tom bugünkü matematik sınavından B aldı.Tom got a B on today's math test.
Şimdiden hem matematikte hem de edebiyatta yeteneklidir.He is already skilled in both math and literature.
Ben matematikte pek iyi değilim.I'm not very good at math.
Matematikte çok iyiyim.I'm very good at math.
Matematik dünyasına hoş geldiniz.Welcome to the world of mathematics.
Matematiğe İngilizce'den daha ciddi olarak çalışıyorum.I study maths more seriously than English.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod