Ana içeriğe geç
Sözlük

mat ile cümle

mat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sinogramlar matematiğin bir formudur.Sinograms are a form of mathematics.
Matzo, mayasız ekmek, hamursuz bayramı sırasında yenir.Matzo, an unleavened bread, is eaten during Passover.
O profesör matematikte bir otoritedir.That professor is an authority on mathematics.
Bu temel matematik.That's basic math.
Hadi, Tom. Bu temel matematik.Come on, Tom. That's basic math.
Onun matematik için açıklanamaz bir yeteneği var.He has an inexplicable talent for mathematics.
O, matematikte en büyük değil.He's not the greatest at math.
Matematik dersinde ben bazen tam olarak neyi anlamadığımı bile anlamıyorum.In math class I sometimes don't even understand what exactly I don't understand.
Sadece canım matematik ödevi yapmak istemiyor.I just don't feel like doing my math homework.
Öğretim materyalin nerede?Where is your teaching material?
Ben matematik ve fizik öğretirim.I teach mathematics and physics.
Tom bir matematik öğretmeniydi.Tom used to be a math teacher.
Maccabi isyanı Matityahu Hakohen tarafından başlatıldı.The Maccabean revolt was started by Matityahu HaKohen.
Yerba Mate, Kore'de bir hit oldu.Yerba mate became a hit in Korea.
O, İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.He teaches maths as well as English.
Matematik ne işe yarar?What is mathematics good for?
Tom bana zafer kazanmışçasına baktı ve "Şah ve Mat." dedi.Tom looked at me triumphantly and said, "Check and mate."
Tom bana muzaffer bir şekilde baktı ve "Şah mat" dedi.Tom looked at me triumphantly and said, "Checkmate."
Tom matematik okuyor.Tom studies mathematics.
Tom matematik kampına gitti.Tom went to math camp.
Tom bir matematikçidir.Tom is a mathematician.
Birçok öğrenci matematik ve fen bilgisiyle mücadele ederler.Many students struggle with math and science.
Tom matematik bulmacalarını çözmeyi sever.Tom likes solving math puzzles.
Matematikte çok iyi.He is very good at math.
Matematik, fizik ve biyoloji dersleri veriyor.She teaches lessons in math, physics, and biology.
Tom matematikte pek iyi değil.Tom isn't very good at math.
Fizik ve matematiği seviyorum, biyoloji ve coğrafyayı sevmem.I love physics and math, but not biology and geography.
Tom matematiksel bir dahidir.Tom is a mathematical genius.
Ortaokulda ileri matematik dersleri verirdim.I used to teach advanced math classes in middle school.
Matematiği yapamadım.I couldn't do the math.
Şimdi Matthew Cuthbert nereye gidiyordu ve neden oraya gidiyordu?Now, where was Matthew Cuthbert going and why was he going there?
Matthew ve Marilla çocuklarla ilgili hiçbir şey bilmiyorlar.Matthew and Marilla don't know anything about children.
Galiba Green Gables'tan Bay Matthew Cuthbert sizsiniz?I suppose you are Mr. Matthew Cuthbert of Green Gables?
Hangi şekilde oy veriyorsun, Matthew? "" Muhafazakar" dedi Matthew hemen.What way do you vote, Matthew?" "Conservative," said Matthew promptly.
Matthew beni anlıyor ve anlaşılmak çok güzel.Matthew understands me, and it's so nice to be understood.
Mutlu Noeller, Marilla! Mutlu Noeller, Matthew!Merry Christmas, Marilla! Merry Christmas, Matthew!
Neden! neden! Matthew, o benim için mi? Ah, Matthew!Why—why—Matthew, is that for me? Oh, Matthew!
Matthew utanarak "Bu senin için bir Noel hediyesi, Anne" dedi."That's a Christmas present for you, Anne," said Matthew shyly.
Matthew, gözlerinde şüpheli bir nemle, ayağa kalktı ve dışarıya çıktı.Matthew, with a suspicious moisture in his eyes, got up and went out-of-doors.
Tom, okuldan sonra matematik zenginleştirme derslerine katılır.Tom attends maths enrichment classes after school.
Bu matematikçiler origami matematiği üzerinde çalışıyorlarThese mathematicians study the mathematics of origami.
Tom bugünkü matematik sınavından B aldı.Tom got a B on today's math test.
Şimdiden hem matematikte hem de edebiyatta yeteneklidir.He is already skilled in both math and literature.
Matbaanın icadı önemli bir teknolojik gelişmeydi.The invention of the printing press was a major technological advance.
Sen çok materyalistsin.You're very materialistic.
Ben matematikte pek iyi değilim.I'm not very good at math.
Matematikte çok iyiyim.I'm very good at math.
Matematik dünyasına hoş geldiniz.Welcome to the world of mathematics.
Matematiğe İngilizce'den daha ciddi olarak çalışıyorum.I study maths more seriously than English.
Matematikte hiç iyi değilim.I'm no good at maths.
Matematiği anlamıyorum.I don't understand the math.
Matematik hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about mathematics.
Çinli çocuklar özellikle matematikte iyidirler.Chinese children are especially good at maths.
Matematikte iyi değil misin?Aren't you good at math?
Matematikle ilgili pek bilgim yok.I don't know much about math.
Onun matematiği iyi değildir.He is no good at math.
O matematikte iyi değildir.He is not good at mathematics.
Tom bazen matematik ödevimde bana yardım eder.Tom sometimes help me with my math homework.
Tom bana matematiği sevip sevmediğimi sordu.Tom asked me if I liked math.
Tom bir matematik dehasıdır.Tom is a math genius.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod