mat ile cümle

mat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bugünün nazari matematiği yarının tatbikî matematiğidir.Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.
Matematiği seviyorum.I love math.
Matematiği İngilizce çalıştığımdan daha ciddi çalışıyorum.I study math more seriously than I study English.
Matematiğin temeli özgürlüktür.Freedom is the essence of mathematics.
Ben matematikten hoşlanırım.I like math.
Matematik bilgimde birçok boşluklarım var.There's a lot of gaps in my knowledge of math.
Bizim ilk dersimiz matematik.Our first lesson is math.
Ben genellikle matematiği akşam çalışırım.I usually study math in the evening.
Matematik dersi iyidir.The mathematics class is good.
Matematik iyi bir konudur.Mathematics is a good subject.
İngilizcenin dışında, aynı zamanda matematik öğretir.Apart from English, he also teaches math.
Tom bir matematik-ineği.Tom is a math-geek.
Mireille Mathieu, Fransa'nın en iyi şarkıcılarından biridir.Mireille Mathieu is one of France's best singers.
Ben İngilizceyi matematikten daha çok severim.I like English more than maths.
Profesör Johnson'ın matematik ile ilgili çok bilgisi vardır.Professor Johnson has a lot of knowledge about mathematics.
Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.The loud drill gave her husband a headache.
Matematik onun okuldaki en zayıf dersi.Mathematics was his weakest subject in school.
Matematik günlük hayatta önemlidir.Mathematics is important in daily life.
Bu matematik denklemini nasıl ispatlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to prove this math equation.
Erkek kardeşim matematik problemimi çözmeme yardım etti.My brother helped me solve the math problem.
Matematik okulda onun favori dersi.Math is her favorite subject in school.
İngilizce benim için matematikten daha zordur.English is tougher for me than math.
Kenichi Matsuyama çok iyi rol yapıyor.Kenichi Matsuyama's acting is very good.
Benim matematik biraz paslanmış.My math is a little rusty.
Mattias'la İspanya'da tanıştım.I met Mattias in Spain.
Onun hayata çok materyalist bir bakış açısı vardır.He has a very materialistic outlook on life.
Ben matematikte iyiyim.I'm good at math.
Benim çok fazla materyalist olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too materialistic?
Sizce ben çok materyalist miyim?Do you think I'm too materialistic?
Ben bir lise matematik öğretmeniyim.I'm a high school math teacher.
Matematiğin yararı nedir?What is the use of mathematics?
O matematikte benden daha iyidir.He is better than me at math.
Ben matematikte iyi değilim.I am not good at mathematics.
O bir matematik dehasıdır.He is a mathematical genius.
Tom matematikte iyi değildir.Tom isn't good at math.
Bizim hücrelerde kromozomlar genetik materyalimizin bütününü içerir.The chromosomes in our cells contain the whole of our genetic material.
Matias Uruguay'dan. O Uruguaylıdır.Matías is from Uruguay. He is Uruguayan.
Size matematiksel bilimlerde eğitim almak için bir şans sunuyoruz.We offer you the chance to obtain training in mathematical sciences.
O, matematikte iyi olmaktan gurur duyuyor.He's proud of being good at mathematics.
O, matematik yeteneklerinden gurur duyuyor.He's proud of his math skills.
On dokuzuncu yüzyılın matematiğinin en önemli figürü kesinlikle, Gauss.The most important figure of mathematics of the nineteenth century is, undoubtedly, Gauss.
Tom matematikte gerçekten iyidir.Tom is really good at math.
Matematiği anlamak için beynimi yenmek zorundayım.I have to beat my brains out to understand math.
O böyle materyalist bir insandı.He was such a materialistic person.
Matsuyama'da doğdum ve büyüdüm.I was born and raised in Matsuyama.
Matematik en iyi olduğum derstir.Math is what I'm best at.
Bana matematik sevip sevmediğimi sordu.He asked me whether I like math.
Matematik bir fahişedir.Math is a bitch.
Matematik bölümünde mükemmel bir puan aldım.I got a perfect score on the math section.
Jack matematik sınavında hiç hata yapmadı.Jack didn't make any mistakes on the math test.
Ben on sekiz yaşında bir matematik öğrencisiyim.I am an eighteen-year-old student of mathematics.
O matematikte iyi notlar aldı.She got good marks in math.
Onun gezegendeki eğlence, çok boyutlu yüksek matematik yapmak demekti.Entertainment on his planet meant doing multidimensional higher mathematics.
Mary bir materyalisttir.Mary is a materialist.
Matematiki fizikten daha zordur.Mathematics is more difficult than physics.
Fizik, matematikten daha zordur.Physics is more difficult than mathematics.
Matrixin köşegenleştirilebilir olduğunu göster.Show that the matrix is diagonalisable.
Tom matematiği sevmiyor.Tom doesn't like math.
Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var.In my country, there is a shocking amount of mathematical ignorance.
Tom matematik sevmiyor.Tom doesn't like mathematics.

İlgili Sayfalar