Ana içeriğe geç
Sözlük

mastı ile cümle

mastı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tom mühendislik dalında mastır yapmak için çalışıyor.Tom is working toward a master's degree in engineering.
İşletme mastırımı bitirme üzerinde çalışıyorum.I'm working on finishing my MBA.
Tom'un işletme mastırı var.Tom has an MBA.
Bu büyük ölçekli kentsel mastır plan tipik olarak Akdeniz bölgesini simgeler.The large-scale urban master plan is typical of the Mediterranean.
"Tibet mastifi" adı aslında yanlış bir isimdir çünkü bu gerçek bir mastif değildir.The name Tibetan Mastiff is a misnomer; the Tibetan Mastiff itself is not a true Mastiff.
2004'te MBA (İşletme Yöneticiliği Mastırı)'ini Vilnüs'teki Uluslararası İşletme Okulu'ndan almıştır.In 2004, he received an MBA from the International Business School in Vilnius.
Alman mastifi olarak da bilinir.It is known in German as Pommern.
İlerleyen dönemlerde mastitis görülebilir.From this time a pastoforium can be seen.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.I got my masters, and then went to art school after that.
Din üzerine lisansım ve İncilsel araştırmalar üzerine mastırım var.I have a bachelor's degree in religion and a master's degree in Biblical studies.
Bir bitkiyi işlemek için mastikasyon kullanan bir maymunA monkey using mastication to process tough plant matter
Çiğneme ya da mastikasyon, besinlerin dişler tarafından ezilip öğütülmesi sürecidir.Mastication or chewing is the process by which food is crushed and ground by teeth.
Zaca Yangınında bir MastikatörMasticator on the Zaca Fire
Tüm kesiciler gibi, bu dişin görevi de mastikasyon (çiğneme) esasında besini kesmektir.As with all incisors, their function is for shearing or cutting food during mastication (chewing).
Tavče gravče ve mastika, Kuzey Makedonya'nın ulusal yemeği ve içeceği olarak kabul edilir.Tavče gravče and mastika are considered the national dish and drink of North Macedonia.
Mastit, potasyum ve laktoferrinde azalmaya neden olabilir.Mastitis can cause a decline in potassium and lactoferrin.
Mastitli ineklerden alınan süt de daha yüksek somatik hücre sayısına sahiptir.Milk from cows with mastitis also has a higher somatic cell count.
Tekir ve karışık Mastif tipi köpekA tabby cat and a mixed Mastiff-type dog
Jean-Baptiste Oudry, Kurt Avı - tazı ve mastiflerin saldırısına uğrayan kurt.Wolf hunt by Jean-Baptiste Oudry, portraying a wolf attacked by sighthounds and mastiffs
Tibet mastifinden türetilmiş olan tür, birçok günlük iş için kullanılıyordu.The species originates from Tibetan Mastiff and was used for the multiple daily tasks.
O, hukukta mastır yaptı.Il a obtenu un master en droit.
O, hukuk üzerine mastır yaptı.Il a obtenu un master en droit.
Bu büyük ölçekli kentsel mastır plan tipik olarak Akdeniz bölgesini simgeler.El masterplan a gran escala es típicamente mediterráneo.
Bu büyük ölçekli kentsel mastır plan tipik olarak Akdeniz bölgesini simgeler.La pianificazione urbana su grande scala è tipica del Mediterraneo.
Çiğneme ya da mastikasyon, besinlerin dişler tarafından ezilip öğütülmesi sürecidir.È buona abitudine tagliare o legare il ciuffo davanti agli occhi.
Mastitis memelilerde görülen bir meme iltihabıdır.Alcuni commentatori danteschi la ritengono nata a Pontremoli.
"Tibet mastifi" adı aslında yanlış bir isimdir çünkü bu gerçek bir mastif değildir.إنّ اسم الورم الحُبيبي المُقيّح هو اسم مخادع، حيث أنّه ليسَ بورم حقيقي.
2004'te MBA (İşletme Yöneticiliği Mastırı)'ini Vilnüs'teki Uluslararası İşletme Okulu'ndan almıştır.في عام 2004 تحصل على درجة الماجستير من كلية إدارة الأعمال الدولية في جامعة فيلنيوس.
Aynı bölümde mastır, Gazi Üniversitesinde ise doktora yaptı.ومن الجامعة نفسها، تخرج غاي في الطب العام.
"Tibet mastifi" adı aslında yanlış bir isimdir çünkü bu gerçek bir mastif değildir.O nome "mastim/mastiff tibetano" é um equívoco; este cão não é um verdadeiro mastiff.
2004'te MBA (İşletme Yöneticiliği Mastırı)'ini Vilnüs'teki Uluslararası İşletme Okulu'ndan almıştır.Em 2004, ele recebeu um MBA da International Business School, em Vilnius.
Mastif, iri bir köpek grubu.Сіріус, α Великого Пса.
En çok bilinen mastif ırkı sadece mastif olarak da anılan İngiliz mastifidir.Cel mai greu și de asemenea cel mai lung câine cunoscut este un Mastiff Englez.
Mastifler tarih boyunca genellikle savaş köpeği ve bekçi köpeği olarak kullanılmışlardır.Kelompok anjing ini secara tradisional dibiakkan untuk perang dan anjing penjaga.
2004'te MBA (İşletme Yöneticiliği Mastırı)'ini Vilnüs'teki Uluslararası İşletme Okulu'ndan almıştır.2004年、彼はヴィリニュス大学国際ビジネススクールからMBAを授かった。
İlerleyen dönemlerde mastitis görülebilir.現今可以用Mash up來形容。
Mastifler tarih boyunca genellikle savaş köpeği ve bekçi köpeği olarak kullanılmışlardır.В днешно време те се използват често като кучета-пазачи и полицейски кучета.
Alman mastifi olarak da bilinir.Poznati su i kao švapska dinastija.
"Tibet mastifi" adı aslında yanlış bir isimdir çünkü bu gerçek bir mastif değildir.Nimetus "Tiibeti mastif" on tegelikult pettev, kuna see tõug ei ole tõeline mastif.
Din üzerine lisansım ve İncilsel araştırmalar üzerine mastırım var.Ich habe den Bachelor Titel in der Religion und Master Titel in Biblischen Studien.
Din üzerine lisansım ve İncilsel araştırmalar üzerine mastırım var."·"Î"ç"µ"¢-¢—ˆ"ÌŽÀŒ"ð I know my galactic family is here.
Din üzerine lisansım ve İncilsel araştırmalar üzerine mastırım var.Maar daarvoor had ik 13 jaren van mijn leven doorgebracht in kerkdienst.
Din üzerine lisansım ve İncilsel araştırmalar üzerine mastırım var.Partout sur cette planète il y a des gens d'influence qui adorent être au pouvoir.
Din üzerine lisansım ve İncilsel araştırmalar üzerine mastırım var.Я получил степень бакалавра религиозных наук и степень магистра по библиологии.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.36kg弱にまで成長してしまうことです 飛びつくたびに、いろいろな仕打ちを受けます。
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.그의 단 한 가지 실수라면 자신이 티베탄 마스치프라는 것이고, 몇 달이 지나면 몸무게는, 음, 80파운드가 됩니다.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Egyetlen hibája, hogy tibeti masztiff, és néhány hónap múlva már 40 kilót nyom.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Jego jedynym błędem jest bycie mastiffem tybetańskim, a kilka miesięcy później waży już 35 kg.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.O único erro é que ele é um mastim tibetano, e, uns meses depois, ele pesa uns 40 quilos.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Sa seule erreur est d'être un dogue du Tibet et, quelques mois plus tard, il pèse 38 kilos.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Singura lui greşeală e că este un mastif tibetan, iar după câteva luni va cântări 36 kg.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Zijn enige fout is dat hij een Tibetaanse Mastiff is en dat hij een paar maanden later zeg maar 35 kilo weegt.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Το μόνο του λάθος είναι ότι είναι Θιβετιανό μαστίφ και μερικούς μήνες μετά ζυγίζει, ξέρετε, 37 κιλά.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.Его единственная ошибка, что он тибетский мастиф и через несколько месяцев он весит, знаете, уже 80 фунтов.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.הטעות היחידה שלו היא שהוא מסטיף טיבטי, ולאחר מספר חודשים הוא שוקל, אתם יודעים, 36 קילו.
Köpeğin bir hatası, o bir Tibet mastifi olması, bir kaç sonra biliyorsunuz ağırlığı, 35 kilo olur.غلطته الوحيدة أنه ماستييف تبتي (كلب من نوع ضخم)، في خلال أشهر قليلة يزن، كما نعلمون، 80 رطل (حوالي 36 كيلو).
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Ho preso i miei master e sono andato in una scuola d'arte.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Ich machte meinen Master und danach ging ich an die Kunstschule.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Ik haalde mijn master, en ging toen naar de kunstacademie.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.J'ai eu mon master, et suis allé dans une école d'art après ça.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod