Ana içeriğe geç
Sözlük

masan ile cümle

masan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama sadece kendi masanda kalabilirsen.Спасибо.
Avcunuzun icine bastiriliyor. Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.Og det er, fordi reception er øve en lige og modsatte gældende på du.
Barbeküye gittiğinizde soslar masanın tamamını kaplıyor ve sıranın sonu gelmiyor mu?Вы возможно были на барбекю где ингридиенты занимают пол стола И пока вы всё достанете это занимает вечность
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,"Ei, ainda não disse quase nada,
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,Ich habe hinübergerufen: "Hey, du hast ja noch nicht so viel gesagt.
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,Ik riep naar hem: "Hé, jij hebt niet veel gezegd.
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,저는 그에게 "별로 말을 많이 안하셨네요.
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,L'ho chiamato:
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,Zawołałem: "Hej, a ty?
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,Я сказал ему:
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,קראתי לסוף השולחן, " היי, אתה לא אמרת הרבה,
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,وناديته، "أنت، لم تقل الكثير،
Ben masanın sonuna doğru seslendim, " Hey, sen pek birşey söylemedin,これとこれだったら どっちがいいと思う?」と聞きました
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Chủ quyền của ông giành được anh ta trong một xổ số, và cột ông chân của bảng.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Dacă mă va permite, domnule, voi merge în şi comuta pe lumina. "
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Hänen herruutensa voitti hänet arvontaan ja sitoi hänet jalka pöytää.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Hans herravälde vann honom i ett lotteri, och band honom till benet på bordet.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Hans herredømme vundet ham i en tombola, og bandt ham til benet af bordet.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Jaśnie pan wygrał go w loterii, a związane go do nogi od stołu.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Jeho lordstvo získal ho v tombole, a svázaný jej k noze stolu.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Jeho lordstvo získal ho v tombole, a zviazaný ho k nohe stola.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Lord Darlington dia memenangkan undian, dan diikat dia ke kaki meja.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Njegovo gospostvo ga je dobil v žrebanje, in vezani mu je na nogo v tabeli.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Őlordsága nyert vele egy tombolát, és a kapcsolt őt a lábát az asztalra.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Sa seigneurie lui gagné à une loterie, et attaché
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Wenn Sie mir gestatten, Herr, werde ich hineingehen und das Licht einschalten. "
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Zijn heerschappij won hem in een loterij, en bond hem aan de poot van de tafel.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Εξοχότητα του τον κέρδισε σε μια λοταρία, και δεμένα αυτόν να το πόδι του τραπεζιού.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Его светлость выиграла его в лотерею, и связал ему ножку стола.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Його світлість виграла його в лотерею, і зв'язав йому ніжку стола.
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.Неговото господство го спечели в томбола и да се завържат го за крака на масата.
Birine bunu soruyor olabilirsiniz: "Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş."Sal, dat is leuk en aardig, een tabel met getallen met sjieke namen en notaties.
Birine bunu soruyor olabilirsiniz: "Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş."Sale, tohle je sice hezké, tabulka čísel, nóbl slova a nóbl značení.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Będzie sobie siedział, tak, jak książka na stole po prostu na nim leży.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Comme un livre sur une table.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Ele apenas vai ficar lá da mesma forma que um livro sobre a mesa fica lá.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Es wird so bleiben, wie ein Buch nur auf einem Tisch liegt.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Je to jen tak sedět, jako kniha na stole. sedí tam.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .마치 책상 위에 있는 책과 다를 바 없습니다
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Vai ficar ali parada da mesma forma que um livro fica sobre uma mesa.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Він буде знаходитися там, як книжка, що просто лежить на столі.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .זה פשוט ישב לו כמו שספר יושב על שולחן. זה פשוט ישב לו כמו שספר יושב על שולחן.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .لو تركناها وحدها هنا ستظل هنا مثل الكتاب عندما تتركه على الطاولة
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .そこに座っています。 それは何も変更されません。
Bir tahta parçasının, masanın... dişi bir maymunun, köpeğin veya eşeğin resmini...Usa la imagen de un mono, una perra o una burra...
Bitirdiklerinde hepsini alıp masanın altına koyduk.A jakmile je dokončí, dáme je pod stůl.
Bitirdiklerinde ise robotu alıp masanın altına koyduk.A když skončili, tak jsme ho vzali, strčili pod stůl a řekli jsme:
-Bölmek istemezdim,Bu yüzden bu paketi masanın üzerine bırakıyorum.Yeni LEGO trenini."Ik wil niet storen, dus ik leg het pakje met de nieuwe legotrein op de tafel."
-Bölmek istemezdim,Bu yüzden bu paketi masanın üzerine bırakıyorum.Yeni LEGO trenini. -Şuraya bırak.'LEGO'
-Bölmek istemezdim,Bu yüzden bu paketi masanın üzerine bırakıyorum.Yeni LEGO trenini.- Yy, nie chciałbym przeszkadzać. Zostawię tę paczkę z LEGO-pociągiem na stole.
-Bölmek istemezdim,Bu yüzden bu paketi masanın üzerine bırakıyorum.Yeni LEGO trenini.Ααα...δεν θέλω να διακόψω, για αυτό απλά θα αφήσω αυτό το πακέτο με το νέο τρένο LEGO στο τραπέζι.
-Bölmek istemezdim,Bu yüzden bu paketi masanın üzerine bırakıyorum.Yeni LEGO trenini.قال الموظف: " _لا أريد المقاطعة لذا سأكتفي فقط بوضع هذه المجموعة من (قطار) الليغو الخاص بنا على الطاولة
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.그와 동시에, 파동은 탁자위를 퍼져나가고
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.Sementara itu, riak cahaya berjalan di atas meja dan karena pantulan dari atas
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.באותו זמן הגלים נעים על פני השולחן,
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.وفي الوقت نفسه، تنتشر الموجات الضوئية على الطاولة
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.上面での反射のために
Bu eski masanın ofisinde olmasının sebebi nedir?"A ona odpověděla,
Bu eski masanın ofisinde olmasının sebebi nedir?"Co robi ten stary stół w twoim gabinecie?"
Bu eski masanın ofisinde olmasının sebebi nedir?"De ce ții masa asta veche în biroul tău?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod