masanın ile cümle
masanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İşte burada. masanın altında oturuyor.Şi aici e el stând sub masă.
İşte burada. masanın altında oturuyor.Takže tady sedí pod stolem.
İşte burada. masanın altında oturuyor.Tutaj siedzi pod stołem.
İşte burada. masanın altında oturuyor.Và như vậy, anh ta đây đang ngồi dưới gầm bàn.
İşte burada. masanın altında oturuyor.Y así, aquí lo tienen sentado debajo de la mesa.
İşte burada. masanın altında oturuyor.Και νάτος λοιπόν, κάθεται κάτω απ' το τραπέζι.
İşte burada. masanın altında oturuyor.А вот и он, сидит под столом.
İşte burada. masanın altında oturuyor.Ето, тук той седи под масата.
İşte burada. masanın altında oturuyor.יושב מתחת לשולחן.
İşte burada. masanın altında oturuyor.جالساً تحت الطاولة.
İşte burada. masanın altında oturuyor.ここから何が生まれたでしょうか
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Apoi a aşezat sfeşnicul în cortul întîlnirii, în faţa mesei, în partea de miazăzi a cortului;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.A postavil svícen v stánku úmluvy naproti stolu, v straně příbytku ku poledni.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.A postavil svietnik v stáne shromaždenia naproti stolu na poludniu stranu príbytku.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Colocó el candelabro en el tabernáculo de reunión, frente a la mesa, en el lado sur del tabernáculo
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Ðể chân đèn trong hội mạc về phía nam , đối_diện cùng cái bàn .
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Ðể chân đèn trong hội mạc về phía nam, đối diện cùng cái bàn.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Derpå satte han Lysestagen ind i Åbenbaringsteltet lige over for Bordet, ved Boligens søndre Væg;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.És a gyertyatartót helyhezteté a gyülekezet sátorába az asztal ellenébe, a hajléknak déli oldalán.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Hij zette de kandelaar naast de tafel, aan de zuidkant van de tabernakel.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Il plaça le chandelier dans la tente d`assignation, en face de la table, au côté méridional du tabernacle;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.In postavil je svečnik v shodni šator, mizi nasproti, na južno stran prebivališča.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Ja hän asetti seitsenhaaraisen lampun ilmestysmajaan, vastapäätä pöytää, asumuksen eteläsivulle,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Kaki lampu diletakkannya di dalam Kemah, di bagian selatan, berhadapan dengan meja itu
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.그가 또 회막 안 곧 성막 남편에 등대를 놓아 상과 대하게 하고
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Lysestaken satte han i sammenkomstens telt midt imot bordet ved den søndre vegg av tabernaklet
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Och han ställde ljusstaken in i uppenbarelsetältet, mitt emot bordet, på tabernaklets södra sida,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Pôs também na tenda da revelação o candelabro defronte da mesa, ao lado do tabernáculo para o sul,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Postawił też świecznik w namiocie zgromadzenia na przeciwko stołowi ku południowej stronie przybytku.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.und setzte den Leuchter auch hinein, gegenüber dem Tisch, an die Seite der Wohnung gegen Mittag,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.И поставил светильник в скинии собрания против стола, на южнойстороне скинии,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Тури светилника в шатъра за срещане откъм южната страна на скинията, срещу трапезата;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.וישם את המנרה באהל מועד נכח השלחן על ירך המשכן נגבה׃
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.ووضع المنارة في خيمة الاجتماع مقابل المائدة في جانب المسكن نحو الجنوب.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.又 把 燈 臺 安 在 會 幕 內 、 在 帳 幕 南 邊 、 與 桌 子 相 對
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.又 把 燈臺 安在 會幕內 、 在 帳幕 南邊 、 與桌子 相對
KB: Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika.좋아요. 스티브씨 여기 앉으세요, 좋습니다.
KB: Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika.אוקיי, סטיב, אני רוצה שתשב כאן מאחורי. מצויין.
KB: Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika.كيث بارى: حسناً يا ستيف، تفضل بالجلوس خلف الطاولة. ممتاز
KB: Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika.下を確認してもいいですよ
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Bayangkan diri anda berada di meja di Brussel.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Föreställ er själva runt bordet i Bryssel.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Imaginaţi-vă în jurul mesei de la Bruxelles.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Imaginem-se à volta da mesa em Bruxelas.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Imagínense Uds. alrededor de la mesa en Bruselas.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Imaginez-vous autour de la table à Bruxelles.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Immaginatevi al tavolo di Bruxelles.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Képzeljék el magukat az asztal körül Brüsszelben.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.브뤼셀의 탁자에 둘러싸인 여러분의 모습을 상상해 보세요.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Predstavte si seba pri stole v Bruseli.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Stel je jezelf voor rond de tafel in Brussel.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Stellen Sie sich an einem Tisch in Brüssel vor.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Tưởng tượng bạn đang ở Brussels.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Wyobraźcie sobie posiedzenie w Brukseli.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Φανταστείτε τους εαυτούς σας στο διαπραγματευτικό τραπέζι στις Βρυξέλλες.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Представете си се около масата в Брюксел.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Представьте себя за этим столом в Брюсселе.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.Уявіть себе за столом у Брюсселі.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.דמיינו את עצמכם ליד השולחן בבריסל.
Kendinizi Brüksel'de bir masanın etrafında hayal edin.تخيلوا أنفسكم حول طاولة بروكسل