masanın ile cümle

masanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››tégy az asztalra szent kenyeret, [mely] mindenkor elõttem [legyen].
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần thiết cho có luôn luôn trước mặt ta.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần_thiết cho có luôn_luôn trước mặt ta .
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Tu mettras sur la table les pains de proposition continuellement devant ma face.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Und sollst auf den Tisch allezeit Schaubrote legen vor mir.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Y pondrás sobre la mesa el pan de la Presencia, continuamente, delante de mí
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Και θελεις θεσει επι της τραπεζης αρτους προθεσεως ενωπιον μου διαπαντος.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››И на трапезата постоянно да слагаш хлябове за приношение пред Мен.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››и полагай на стол хлебы предложения пред лицем Моим постоянно.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››ונתת על השלחן לחם פנים לפני תמיד׃
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››وتجعل على المائدة خبز الوجوه امامي دائما
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››又 要 在 桌 子 上 、 在 我 面 前 、 常 擺 陳 設 餅
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››又 要 在 桌子 上 、 在 我 面前 、 常擺 陳設餅
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Ich möchte, dass die Hand fest auf dem Tisch klebt.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Ik wil dat je je hand op het tafelblad laat plakken.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Je veux que vous laissiez votre main coller fermement à la table.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.이젠 손을 탁상위에 단단히 놓으시구요.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Most helyezze a kezét szilárdan az asztalra.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Pozwól swojej ręce, aby mocno przylgnęła do stołu.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Quiero que dejes que tu mano se pegue firmemente a la mesa.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Tôi muốn bạn để tay trên mặt bàn thật chặt.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Voglio che faccia aderire la mano al tavolino.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Vreau sa permiti mainii tale sa se lipeasca de masa.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Θέλω να το αφήσεις να κολλήσει σταθερά στο τραπέζι.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Позволи на ръката си да се залепи плътно за масата.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Теперь задержите руку на поверхности стола.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.אני רוצה שתתן ליד שלך להידבק בחוזקה לשולחן.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.أريدك أن تثبتها بقوةٍ إلى سطح الطاولة
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.そのままにします
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.손을 탁자위에서 천천히 내리시는 겁니다. 하지만 압력이 느껴질땐..
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.אני רוצה שתתן ליד שלך לשוט חזרה אל השולחן, אבל רק כשתרגיש את הלחץ.
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.ودعها تطوف ببطء لتعود إلى سطح الطاولة بشرط أن تشعر بالضغط
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.圧迫を感じたときだけです
Eski püskü yeşil giysiler içinde olan soldaki havari masanın üzerinden bütün dikkatiyle Hz.초록색 낡은 누더기 옷을 입고 있는 이 왼쪽에 앉은 제자는 식탁을 보고 있는데 우리처럼 식탁에 앉아있죠
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Dagboek" zei Cuss, waardoor de drie boeken op de tafel.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Dagbok", sade Cuss, sätta tre böcker på bordet.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Deník," řekl nadávat, dávat tři knihy na stole.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Denník," povedal nadávať, dávať tri knihy na stole.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diario", dijo Cuss, poner los tres libros sobre la mesa.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diario" disse Cuss, mettendo i tre libri sul tavolo.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!", Disse Cuss, colocando os três livros sobre a mesa.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary", dit Cuss, en mettant les trois livres sur la table.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" Je dejal CUSS, dajanje tri knjige na mizi.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" Kata makian, menempatkan tiga buku di atas meja.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" Mondta szitok, amivel a három könyvet az asztalra.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary", sagte Cuss, Putting die drei Bücher auf dem Tisch.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Dziennik" powiedział Cuss, wprowadzając trzy książki na stole.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Jurnal!", A declarat înjurătură, punând cele trei cărţi pe masă.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."일기"악한는 테이블에 세 개의 도서를 투입했다.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Nhật ký" người, đặt ba cuốn sách trên bàn.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Päiväkirja", sanoi kirota, asettamalla kolme kirjaa pöydällä.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Ημερολόγιο", είπε cuss, βάζοντας τα τρία βιβλία πάνω στο τραπέζι.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Дневник", каза проклятие, пускането на три книги на масата.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Дневник"! Сказал парень, положив три книги на столе.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Щоденник"! Сказав хлопець, поклавши три книги на столі.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."يوميات!" وقال لعنة ، ووضع ثلاثة كتب على الطاولة.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."今、いずれにせよ、我々は何かを学ぶものとします。"
Hanna, gel buraya otur. Hadi. Masanın arkasından geç.Hanna, duduklah disini
Hemen sağında, masanın altında kafasını tutan ve lapasını döktüğü için endişeli görünen birini görüyoruz.Справа біля нього, за цим же столом, чоловік обхопив голову руками і дуже засмучений через розлиту кашу.
Hepburn kitabı, konuşma üslubuyla yazılmıştı, sanki masanın bir ucuna oturmuş, size her şeyi anlatıyordu.El de Hepburn estaba escrito como si fuera una conversación, como si estuvierais charlando en una cafetería.

İlgili Sayfalar