masama ile cümle

masama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onu masama koymayın.Don't put it on my desk.
Masama dayanmayın.Don't lean on my desk.
Masama yaslanmayın.Don't lean on my desk.
Masama geri gitmek istiyorum.I want to go back to my desk.
Masama geri dönsem iyi olur.I'd better get back to my desk.
Onu masama koy.Put it on my desk.
Sadece onu masama bırakın.Just leave it on my desk.
Bu belgeleri masama koyar mısın?Could you put those documents on my desk?
Bu paketi masama kimin bıraktığını Tom'un bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows who left this package on my desk.
Çarşamba gününe kadar kağıdını masama koy.Have your paper on my desk by Wednesday.
Dosyaları masama koy, sabah ilk iş onlara bakacağım.Put those files on my desk, and I'll look at them first thing in the morning.
Lütfen bu kitabı masama koy.Please put this book on my desk.
Sen de istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.As for you, you will bring me your letter of resignation by this evening.
Sen istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.You will bring me your letter of resignation by this evening.
5'te kalkar, 5:30'da evden çıkar, 6'da da masama otururdum.And I used to get up ??? at 5 o'clock in the morning leave the house at 5:30, get to my desk at six
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiAnd it arrived, and it was tiny.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.I sat at my desk. I used my expensive computer.
Masama dayanmayın.Ne vous appuyez pas sur mon bureau.
5'te kalkar, 5:30'da evden çıkar, 6'da da masama otururdum.5時半に自宅を出発、6時には机に 誰かが来るまでの3時間を
5'te kalkar, 5:30'da evden çıkar, 6'da da masama otururdum.Ставах в 7ч. сутринта, излизах от дома си в 7,30 и сядах на бюрото си в 8.
Baltimore'daki masama geldi.1999년 1월 19일 도착했어요
Baltimore'daki masama geldi.le 19 janvier 1999.
Baltimore'daki masama geldi.Znalazł się na moim biurku w Baltimore 19 stycznia 1999 roku.
Baltimore'daki masama geldi.Он очутился на моём столе в Балтиморе 19 января 1999 года.
Baltimore'daki masama geldi.והוא נחת על שולחני בבולטימור
Baltimore'daki masama geldi.في 19 من كانون الثاني/يناير، 1999.
Baltimore'daki masama geldi.これがC写本です
İşe başlamak için masama oturduğumda kahvemi döktüm.Dnes ráno jsem vstal a velice rychle se nachystal, protože musím udělat spoustu věcí.
İşteydim. Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Am fost la munca. am stat la birou.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Jeg sad ved mit skrivebord. Jeg brugte min dyre computer.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.J'étais à mon bureau. J'ai utilisé mon ordinateur coûteux.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.책상에 앉아 비싼 컴퓨터도 사용하고,
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Lepo za pisalno mizo in za dragim računalnikom.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Me senté en mi escritorio.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Ngồi tại bàn làm việc của mình. Dùng cái máy tính đắt tiền.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Saya duduk di meja kerja saya. Saya menggunakan komputer mahal saya.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Seděl jsem za stolem. Pracoval jsem u drahého počítače.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Sedel som za stolom.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım."Sentei-me à secretária. Usei um computador caro.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Siedziałem za biurkiem. Użyłem mojego drogiego komputera.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.パソコンの上に落としてやれば 続きを大きなパソコンでやることができます (拍手)
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Az íróasztalomnál ültem. Használtam a méregdrága számítógépemet.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Ich habe an meinem Schreibtisch gesessen, habe meinen teuren Computer benutzt.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Ik zat aan mijn bureau. Ik gebruikte mijn dure computer.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.여기에 제 자리로 돌아와서 제가 정리했던 내용을 제 데스크탑으로 집어 옮길 수 있습니다. 바로 컴퓨터에서 활용 할 수 있도록 말입니다.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.Po návratu ke stolu můžu přenést kus informace opět do počítače a využít klasický počítač.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.W domu mogę podnieść informacje i wrzucić na pulpit, żeby pracować dalej na dużym komputerze.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.Когда я приближаюсь к своему компьютеру, я могу вернуть эту информацию на монитор.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.عندما أعود الى مكتبي بإمكاني إدخال هذه المعلومات... في حاسوبي على المكتب وبهذا أتمكن من استخدام حاسوبي كله.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Jag satt vid mitt skrivbord. Jag använde min dyra dator.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Κάθισα στο γραφείο μου. Χρησιμοποίησα τον ακριβό υπολογιστή μου.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Седях на бюрото. Използвах скъпия си компютър.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Я сидел за своим столом. Я использовал свой дорогой компьютер.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.Я сидів за своїм столом. Я користувався дорогим комп"ютером.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.ישבתי ליד השולחן שלי. השתמשתי במחשב היקר שלי.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.جلست في مكتبي. و استخدمت جهاز الكمبيوتر باهظ الثمن.
Masama oturdum.Pahalı bilgisayarımı kullandım.用意されたソフトウェアを使用した
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.리처드 마이어는 제 선생님 중 한 분이셨는데요, 계속 제 자리로 와서 비평을 해주셨죠.
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.Ричард Мейерс, один из моих преподавателей, постоянно критиковал меня и говорил:
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.וריצ'ארד מיירס שהיה אחד המורים שלי, המשיך לבוא לשולחני לתת לי ביקורת,
İlgili Sayfalar