masamı ile cümle

masamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Masamın altına bir kilim koydum.I put down a rug under my desk.
Onu masamın üzerine koymayın.Don't put it on my desk.
Kurşun kalemim masamın kenarına düştü.My pencil fell off the edge of my desk.
Sakıncası yoksa, bu kitapları masamın üstüne koyun.Lay these books on my desk, if you don't mind.
Eğer istersen, masamı kullanabilirsin.You can use my desk if you want to.
Masamı temizlerken bu eski resme rastladım.While I was cleaning out my desk, I came across this old picture.
Masamı temizledim.I cleared up my desk.
Kendi masamı seçebilir miyim?Can I pick my own desk?
Benim kalemim masamın kenarından düştü.My pencil fell from the edge of my table.
Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.I usually toss my loose change into my desk drawer.
Tom masamızda bize katılmak için uğradı.Tom came over to join us at our table.
"Telefonum nerede?" "Masamın üstünde.""Where is my phone?" "It's on my desk."
Ben benim masamı paylaşmayı kafama takmam.I don't mind sharing my table.
Masamı geri istiyorum.I want my desk back.
Tom'u masamızda istiyoruz.We want Tom at our table.
Neden masamızda bize katılmıyorsun?Why don't you join us at our table?
Sadece masamı düzenledim.I just organized my desk.
Ben onu masamın üst çekmecesinde kilitli tuttum.I kept it locked in my top desk drawer.
Masamın üzerinde birçok elektronik cihaz vardır.On my desk there are many electronic devices.
İstersen masamı kullanabilirsin.You can use my desk if you want.
"Telefonum nerede?" "Masamın üzerinde.""Where's my phone?" "It's on my table".
Tom benim eski masamı alan kişiydi.Tom was the one who bought my old desk.
Masamı pencerenin yanına koydum.I put my desk by the window.
Mutfakta küçük bir masamız var.We have a small table in the kitchen.
Eğer istiyorsan benim masamı kullanabilirsin.If you want, you can use my table.
Masamı kullanıp kullanmadığın umurumda değil.I don't mind if you use my desk.
İstersen, benim masamı kullanabilirsin.If you'd like, you may use my desk.
Hiç kimsenin masamı kımıldatmasına izin verme.Don't let anyone move my desk.
Bizim kare şeklinde bir masamız var.We have a square table.
Ailemin bir çerçeveli fotoğrafı masamın üstünde asılı.A framed photo of my family hangs above my desk.
Masamın üstünde her zaman bir şişe su var.On my desk there is always a bottle of water.
Şu andan itibaren, ofise geldiğimde masamın üzerinde sıcak bir fincan kahve istiyorum.From now on, I want a hot cup of coffee on my desk when I arrive at the office.
Onu masamın üstüne koyun.Put that on my desk.
Benim masamı kullanabilirsin.You can use my desk.
Masamı kullanabilirsin.You can use my desk.
Bıçağın masamın üzerinde.Your knife is on my desk.
Tom eski masamı satın alan kişi değildi.Tom wasn't the one who bought my old desk.
Tom masamı kullanabilir.Tom may use my desk.
Fransızca ders kitabım masamın üzerinde.My French textbook is on my desk.
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.And I hung it in my private study just off the Oval Office.
Görünüşe göre masamız cinsiyet de değiştirebiliyor.It looks like our table also can transform gender, too.
Bana sormadan masamı mı karıştırdın?You looked through my desk without my permission?
Aynı zamanda bilgisayar kontrollü bir hamlaç masamız var.We also have a computer controlled torch table.
Bu benim masamın altının hali.This is what it looks like under my desk.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.I was 13 years old, and it's framed above my desk at home.
Ama benim masamın yanında durdu, masamı hafifçe tıklattı ve dedi ki,But he stopped next to my desk, and he tapped on my desk, and he said,
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.I taped it to the top left hand of my table, and as you can see, it's still there.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.But yeah, it has liberated us from the office desk.
Masami Teraoka (d. 1936) Amerikalı çağdaş sanatçıdır.Masami Teraoka (born 1936) is an American contemporary artist.
The Cloisters / Tsunami, Masami Teraoka, 2002-2005, Honolulu Sanat MüzesiThe Cloisters / Tsunami by Masami Teraoka, 2002-2005, Honolulu Museum of Art
Kalemim masamın kenarından düştü.Mi lápiz cayó del borde de mi mesa.
Eğer istersen, masamı kullanabilirsin.Puedes usar mi mesa si quieres.
Masamı temizlerken bu eski resme rastladım.Toen ik mijn bureau aan het opruimen was, kwam ik deze oude foto tegen.
Masamı temizledim.Я прибрав на столі.
Hakodate, ilk olarak Masamichi Kono tarafından 1454 yılında Hakodate Dağı'nın eteğine saray olarak kuruldu.Hakodate perustettiin vuonna 1454, kun Kōno Masamichi rakensi palatsin Hakodatevuoren juurelle.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.13 éves voltam, és be van keretezve otthon az asztalom fölött.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Aveam 13 ani, şi încă îl am deasupra biroului meu acasă.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Avevo 13 anni, e ora è incorniciata a casa sulla mia scrivania.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor kiEstá num quadro por cima da minha escrivaninha e diz:
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor ki- 저는 그 성적표를 액자에 넣어서 제 책상 위에 놓고 있지요....
İlgili Sayfalar