Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.이 아이들은 책상에 약간의 그래피티를 했는데요. 그런 다음 아이들은 두 개의 특별 수업에 등록했죠.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Những đứa trẻ này vẽ hình lên bàn học của chúng, và rồi chúng nó đăng ký 2 lớp học ngoại khóa.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Questi bambini hanno fatto dei piccoli graffiti sui loro banchi, e poi si sono iscritti a due corsi extra.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Te dzieci namalowały graffiti na swoich biurkach, a potem zapisały się na dwa dodatkowe kursy.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Tieto deti popísali svoje lavice a potom sa zapísali do ďalších dvoch prídavných kurzov.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Tyto děti si trochu pokreslily lavice, a pak se zapsaly do dvou přednášek navíc.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Тези хлапета нарисуваха графити на чиновете си, а после се записаха на два допълнителни урока.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Эти дети сделали небольшие граффити на своих столах, и теперь они записаны на два дополнительных курса.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.שהעולם הוא לא חסין מפני הריסה. הילדים האלה קישקשו על השולחנות שלהם,
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.قام هؤلاء الأطفال بكتابة صغيرة على ادراجهم، ثم إنضموا لمنهجين دراسيين إضافية.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.彼らは新たに2つの作業を学ぶことになりました 1つはヤスリがけで
Bu onları masaları başında tutan şey değil.3つ目 フィンランドから来た人達に
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Ce n'est pas ce qui les retient au boulot.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Det är inte det som får dem att stanna vid deras skrivbord.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Det er ikke det der holder dem ved deres skrivebord.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Het houdt hen niet aan hun bureau.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.그 시험이 그들을 책상 앞에 앉아있게 하는 것이 아니에요.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Não é o que as mantém sentadas à secretária.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Nesedí kvůli tomu u stolu dlouho do noci.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.No es lo que los mantiene en sus escritorios.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Nó là không phải là thứ giữ họ lại bàn học.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Non è per quello che tutti siedono al loro banco.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.To nie testy przykuwają ich do biurek.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Ujian itu tidak menjadi alasan mereka belajar.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Δεν είναι αυτά που τους κάνουν να εργάζονται.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Не ради этого они сидят за партами.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Не то ги държи зад чиновете.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Це не те, що змушує їх сидіти за партами.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.ולשבת ליד השולחנות שלהם.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.وﻻ ما يبقيهم على مكاتبهم.
Burada gördüğümüz dikdörtgen şekiller, masalar.Então agora, quantas pessoas podemos colocar?
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Acest restaurant arată puțin ca Acorn House -- aceleași scaune, aceleași mese.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Az étterem egy kicsit hasonlít a Makkházra -- ugyanolyan székek, asztalok.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Ce restaurant ressemble un peu à Acorn house -- les mêmes chaises, les mêmes tables.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Den här restaurangen ser ut lite som Acorn House -- samma bord, samma stolar.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Dieses Restaurant sieht ein wenig aus wie Acorn House. Dieselben Stühle, dieselben Tische.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Dit restaurant lijkt een beetje op Acorn Huis -- zelfde stoelen, zelfde tafels.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Este restaurante é muito parecido com a Acorn House — as mesmas cadeiras, as mesmas mesas.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Este restaurante se ve un poco como Acorn House las mismas sillas, las mismas mesas.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.이 레스토랑은 에이콘 하우스와 어느정도 유사하게 보이죠. 같은 의자에, 같은 탁자가 있습니다.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Nhà hàng này thì trông hơi giống với Acorn House - cũng vẫn những cái bàn, cái ghế này.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Questo ristorante sembra un po' Acorn House -- stesse sedie, stessi tavoli.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Restaurace vypadá jako skoro stejně jako Acorn House -- ty samé židle, ty samé stoly.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Restoran ini tampak seperti Acorn House -- kursi-kursi dan meja-meja yang sama
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Wygląda trochę jak Acorn House, takie same krzesła i stoły.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Αυτό το εστιατόριο μοιάζει λίγο με το Acorn House -- ίδιες καρέκλες, ίδια τραπέζια.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Този ресторант изглежда подобно на "Жълъдовата къща" -- същите столове, същите маси.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Цей ресторан, схожий на Acorn House - Такі ж стільці та столи.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Этот ресторан немного похож на Эйкон Хаус -- те же стулья и столы.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.המסעדה הזאת נראית קצת כמו בית האיצטרובל -- אותם כיסאות, אותם שולחנות.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.هذا المطعم يبدو مثل أكرون هاوس قليلاً -- نفس المقاعد، نفس المناضد.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.同じ椅子、同じテーブルです。 それらはイギリス製で、更に持続可能性の高いものです。
Bütün masaları boşaltarak üçünüz de kibirli bir şekilde oturdunuz.Avete arrogantemente prenotato tutti i tavoli solo per voi tre.
Bütün masaları boşaltarak üçünüz de kibirli bir şekilde oturdunuz.Đặt trước hết bàn, ăn chơi phè phỡn. Một sân khấu chỉ dành cho ba người?
Bütün masaları boşaltarak üçünüz de kibirli bir şekilde oturdunuz.Kalian bertiga duduk dengan sombong mengosongkan semua mejat.
Bütün masaları boşaltarak üçünüz de kibirli bir şekilde oturdunuz.Kibérelte az összes asztalt, pusztán hármójuk számára.
Bütün masaları boşaltarak üçünüz de kibirli bir şekilde oturdunuz.Réserver toutes les tables pour seulement trois personnes.
Bütün masaları boşaltarak üçünüz de kibirli bir şekilde oturdunuz.ثلاثتكم تجلسون على الطاولة بتعجرف و قمتم بحجز كل الطاولات
Cambridge İnovasyon Merkezi'nde, ortak masalar var.Al Cambridge Innovation Center, abbiamo scrivanie condivise.
Cambridge İnovasyon Merkezi'nde, ortak masalar var.Am Cambridge-Innovationszentrum kann man sich Schreibtische teilen.