Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.Я помню, как он прогуливался по рядам, от парты к парте, заглядывая в детские рисунки, не говоря ни слова.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.כשהוא עובר מילד לילד, מסתכל על שולחנותיהם בדממה.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.من طفل لطفل ناظراً إلى طاولاتهم، بدون أن يقول أي كلمة.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.僕の机の横まで来ると 突然 ぴたっと足を止め
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.A résztvevők nem tudják mikor mehetnek vissza a dolgukhoz amit félbehagytak.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Deltagerne ved ikke, hvornår de kommer tilbage til opgaven de efterlod på deres skrivebord.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.I partecipanti alle riunioni non sanno quando torneranno a lavorare alla scrivania.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.미팅에 참여한 사람들은 자기들이 책상 위에 두고온 업무로 돌아가게 될 것을 모릅니다.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Les participants aux réunions ne savent pas quand ils pourront retourner à ce qu'ils ont laissé à leur bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Los asistentes a las reuniones no saben cuándo volverán a la tarea que dejaron en su escritorio.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Mensen in vergaderingen weten niet wanneer ze naar het werk terug kunnen dat ze achterlieten op hun bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Người tham gia các cuộc họp không biết khi nào họ được quay lại với công việc mà họ đang bỏ dở.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Prezentii la sedinte nu stiu cand se vor intoarce la treburile pe care le-au lasat la birou.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Quem vai a reuniões não sabe quando é que volta à tarefa que deixaram na sua secretária.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Účastníci schůze nevědí, kdy se dostanou zpět k úkolu, na kterém pracovali předtím.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Uczestniczący w zebraniach nie wiedzą, kiedy będą mogli powrócić do zadań, które zostawili na swoich biurkach.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Присъстващите не знаят кога ще могат да си продължат текущите задачи които са започнали вече.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Учасники нарад не знають, коли вони повернуться до завдань, над якими працювали за своїм столом.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Участники встреч не знают, когда им удастся вернуться к работе, от которой они отрываются.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.המשתתפים בישיבות לא יודעים מתי יוכלו לחזור למטלה אותה השאירו על שולחנם.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.حاضرو الإجتماع لا يعلمون متى سيرجعون إلى المهمة التي تركوها خلفهم في المكتب.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.仕事に戻れるか知りません それは良くないですよね
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "Czytałem w gazetach z pl. Stoły i krzesła podskakiwał i tańczył ... "
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "나는 EN의 신문에서 읽었습니다. 뛰어드는과 춤 ... "테이블과 의자
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "J'ai lu dans les journaux de fr. Tables et chaises sauter et danser ... "
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... ""、Jannyをより低減を考慮する必要があります"と、ホールは述べた。
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "لقد قرأت في الصحف من ان. طاولات وكراسي القفز والرقص... "
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.우린 그냥 동물을 태그하고 집에 왔죠.그리고 알죠,우리 책상에 앉았고.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.We hoefden alleen het dier maar te labelen, gingen naar huis en... zaten achter ons bureau.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.Wir hingen den Tieren dafür einfach den Anhänger dran, gingen nach Hause und setzten uns hin.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.И дори не е трябвало... трябвало е само да маркираме животното, после се прибираме вкъщи и седим на бюрата си.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.Мы только пометили животное, а потом пошли домой и сели за стол.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.רק היינו צריכים לתייג את החייה ואז הלכנו הביתה ואתם יודעים, לשבת ליד השולחן.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.كان لدينا فقط لوضع علامة على الحيوان ثم ذهبنا المنزل وأعلم أنك، جلس في مكاتبنا.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.好都合なことに