mas ile cümle
mas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom masadaki nesneleri inceledi.Tom examined the objects on the table.
Tom her zamanki masasında oturuyor.Tom is sitting at his usual table.
Tom şarap içerken masada oturuyor.Tom is sitting at the table, drinking wine.
Tom'un masası malzeme ile kaplı.Tom's desk is covered with stuff.
Belgeler sabahleyin masanızda olacak.The documents will be on your desk in the morning.
Tom masanın üzerinde parmaklarıyla tempo tuttu.Tom drummed on the desk.
Tom belgeleri Mary'nin masasına attı.Tom tossed the documents on Mary's desk.
Tom masanın arkasından yavaşça kalktı.Tom rose slowly from behind his desk.
Tom bunun masasının üzerinde olduğunu söyledi.Tom said it was on his desk.
Tom parmaklarını masasının üzerine vurdu.Tom tapped his fingers on his desk.
Tom zaten masasında.Tom is already at his desk.
Tom dışında herkes masaya oturmuş.Everyone is seated at the table except Tom.
Köpeğim ne zaman gök gürültüsünü duysa masanın altına siner.My dog cowers under the table whenever he hears thunder.
Masanız hazır, efendim.Your table is ready, sir.
Tom, Mary'nin omuzlarına masaj yapıyor.Tom is massaging Mary's shoulders.
Onlar benim masum olduğumu biliyor olmalı.They must know I'm innocent.
Masraflarımı kendim karşılıyorum.I pay my own way.
Onlar eski eşlerin masalları.Those are old wives' tales.
Kitabı masaya koydum.I put the book on the table.
Tom şapkasını masaya koydu.Tom put his hat on the table.
Tom cüzdanını masaya bıraktı.Tom left his wallet on the table.
Tom saatini çıkardı onu masaya koydu.Tom took off his watch and put it on the table.
Lütfen masaya gel.Please come to the table.
Tom masaya geri gitti.Tom went back to the table.
Tom masaya oturuyordu.Tom was sitting at the table.
Masanızın üzerinde sizin için başka bir paket var.There's another package for you on your desk.
Bu Tom'un masası olabilir.This might be Tom's desk.
Bu paketi masama kimin bıraktığını Tom'un bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows who left this package on my desk.
Yatak odamda bir masam yok.I don't have a desk in my bedroom.
Siz çocuklar masayı temizlememe yardım eder misiniz?Could you kids help me clear the table?
Anahtarı resepsiyon masasında bıraktım.I left the key at the reception desk.
Lütfen yemeğinden sonra masayı temizle.Kindly clear the table after your meal.
Yemeğini bitirdikten sonra lütfen masayı temizle.Kindly clear the table after you finish your meal.
Kayıt masası nerede?Where is the registration desk?
Tom annesinin masayı kurmasına yardım etti.Tom helped his mother set the table.
Masada birkaç elma var.There are some apples on the table.
Fincan masadan düştüğünde kırıldı.The cup broke when it fell off the table.
Tom diğerleriyle oturmak için masaya gelmedi.Tom didn't come to the table to sit with the others.
Bu masa pahalı.This table is expensive.
O masa için odamda yeterli yerim yok.I don't have enough space in my room for that desk.
Birçok renk ve boyutlarda kristaller onun masasının karşısında dağıldı.Crystals of many colors and sizes were scattered across his desk.
Bu kocaman masa tüm odayı işgal ediyor.This giant table occupies the entire room.
Onlara masum olduğumu söyle.Tell them I'm innocent.
Ona masum olduğumu söyle.Tell him I'm innocent.
Onun masayı temizlemesine yardım ettim.I helped him clear the table.
Bu masa senin için çok küçük.This desk is too small for you.
Bu masa benim için çok küçük.This desk is too small for me.
Bu masa onun için çok küçük.This desk is too small for him.
Bu masalar bizim için çok küçük.These desks are too small for us.
Bu masalar onlar için çok küçük.These desks are too small for them.
Tom göründüğü kadar masum değil.Tom isn't as innocent as he seems.
Kitaplarınızı masanın üzerine koymayın.Do not put your books on the table.
Dan tüm dava boyunca masumiyetini korudu.Dan maintained his innocence all along the lawsuit.
Dan, Linda'nın masumiyetine inanıyordu.Dan believed in Linda's innocence.
Tom Mary'nin masumiyetine inanıyordu.Tom believed in Mary's innocence.
Senin tamamen masum olduğuna inanıyorum.I fully believe that you are innocent.
Masa tuzu sodyum ve klor atomlarından oluşur.Table salt is composed of sodium and chlorine atoms.
O masaj güzeldi.That massage felt good.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına büzüldü.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına sindi.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.