Ana içeriğe geç
Sözlük

mary ile cümle

mary kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle kavga ederler.Tom and Mary are always at each other's throats.
Tom ve Mary para konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about money.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Tom ve Mary yaklaşık aynı boydalar.Tom and Mary are about the same height.
Tom ve Mary yaklaşık aynı yaştalar.Tom and Mary are about the same age.
Tom ve Mary birbirleri için mükemmel bir eş.Tom and Mary are a perfect match for each other.
Tom ve Mary her zaman birlikte harika bir zaman geçiriyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary always seem to have a wonderful time together.
Tom ve Mary Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarlar.Tom and Mary always play tennis on Saturday morning.
Tom ve Mary hemen hemen her zaman okuldan sonra tenis oynarlar.Tom and Mary almost always play tennis after school.
Tom ve Mary bir hafta süreyle partiyi erteleme kararı aldı.Tom and Mary agreed to postpone the party for a week.
Tom ve Mary gece yarısından önce partiyi terk etmeyi kararlaştırdılar.Tom and Mary agreed to leave the party before midnight.
Tom ve Mary fiyatta anlaştılar.Tom and Mary agreed on a price.
Tom ve Mary üç çocuğu evlat edindiler.Tom and Mary adopted three children.
Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.Tom and Mary admired the scenery as they held hands.
Tom ve Mary herhangi bir zorluk olmadan görevlerini tamamladı.Tom and Mary accomplished their mission without any difficulty.
Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.Tom always wanted to visit Mary, but he never had the chance.
Tom her zaman Mary'ye bir çocuk gibi davranır.Tom always treats Mary like a child.
Tom, Mary çevresinde iken her zaman sinirlenir.Tom always gets nervous when Mary is around.
Mary'yi gördüğünde, Tom her zaman mutlu hissediyor.Tom always feels happy when he sees Mary.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Tom her zaman iyi davranır. Ancak, Mary değil.Tom always behaves himself well. However, Mary does not.
Tom neredeyse Mary ile görüşmek için buluşmadı.Tom almost didn't get to meet Mary.
Tom Mary'nin erken ayrılması için izin verdi.Tom allowed Mary to leave early.
Tom Mary'ye eve erken gitmesi için izin verdi.Tom allowed Mary to go home early.
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.Tom all but accused Mary of being a thief.
Tom Mary ile prensipte anlaştı.Tom agreed with Mary in principle.
Tom Mary'ye çalışmasında yardım etmeyi kabul etti.Tom agreed to help Mary with her work.
Tom Mary'nin teklifini kabul etti.Tom agreed to accept Mary's offer.
Tom Mary'nin önerilerinin iyi olanlar olduğunu kabul etti.Tom agreed that Mary's suggestions were good ones.
Tom Mary'ye dinlenmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to take a rest.
Tom Mary'ye sabah erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to leave early in the morning.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drive too fast in a school zone.
Tom Mary'ye çok fazla içmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drink too much.
Tom Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.Tom advanced Mary two week's salary.
Tom, Mary'ye tapıyor ve onun gittiği her yerde onu takip ediyor.Tom adores Mary and follows her everywhere she goes.
Tom Mary'nin fikrini benimsedi.Tom adopted Mary's idea.
Tom Mary'nin söylediğinin doğru olduğunu kabul etti.Tom admitted that what Mary said was true.
Tom golfte Mary'nin dengi olmadığını itiraf etti.Tom admitted that he was no match for Mary in golf.
Tom Mary'yi öldürdüğünü kabul etti.Tom admitted that he murdered Mary.
Tom, Mary'nin parasını çaldığını itiraf etti.Tom admitted that he had stolen Mary's money.
Tom, Mary'nin şarkı söyleme yeteneğine hayran.Tom admires Mary's singing ability.
Tom onun dürüstlüğünden dolayı Mary'ye hayran.Tom admires Mary for her honesty.
Tom cesaretinden dolayı Mary'ye hayran.Tom admired Mary for her courage.
Tom onun cesareti için Mary'ye hayran.Tom admired Mary for her bravery.
Tom Mary'yi tanımıyormuş gibi davrandı.Tom acted like he didn't know Mary.
Tom sanki Mary'yi tanımıyormuş gibi davrandı.Tom acted as if he didn't know Mary.
Tom Mary için tercüman olarak davrandı.Tom acted as an interpreter for Mary.
Tom, Mary'yi biraz para çalmakla suçladı.Tom accused Mary of stealing some money.
Tom Mary'yi parasını çalmakla suçladı.Tom accused Mary of stealing his money.
Tom Mary'yi dürüst olmamakla suçladı.Tom accused Mary of not being honest.
Tom Mary'yi açık açık yalan söylemekle suçladı.Tom accused Mary of lying through her teeth.
Tom Mary'yi sünger gibi içmekle suçladı.Tom accused Mary of drinking like a fish.
Tom, Mary'yi hırsız olmakla suçladı.Tom accused Mary of being a thief.
Tom etkinlikte Mary'ye eşlik etti.Tom accompanied Mary to the event.
Tom gitarda Mary'ye eşlik etti.Tom accompanied Mary on the guitar.
Tom proğramını Mary'ninkine uydurdu.Tom accommodated his schedule to Mary's.
Tom Mary'nin söylediğinin doğru olduğunu kabul ediyor.Tom accepts that what Mary said was the truth.
Tom Mary'nin partisine katılma davetini kabul etti.Tom accepted the invitation to attend Mary's party.
Tom, Mary'nin söylediğinin doğru olduğunu kabul etti.Tom accepted that what Mary said was true.
Tom, Mary'nin teklifini kabul etti.Tom accepted Mary's offer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod