Tom Mary'nin çürük elmayı çöpe atmasını rica etti.Tom asked Mary to throw the rotten apple into the garbage.
Tom Mary'nin ona çocukken yaşadığı evden bahsetmesini rica etti.Tom asked Mary to tell him about the house she had lived in when she was a child.
Tom Mary'den ona valsin nasıl yapılacağını öğretmesini rica etti.Tom asked Mary to teach him how to do the waltz.
Tom Mary'den ceketini çıkarmasını rica etti.Tom asked Mary to take her jacket off.
Tom Mary'den söylediklerini geri almasını istedi.Tom asked Mary to take back what she said.
Tom Mary'den kalmasını rica etti fakat o işe geri dönmek zorundaydı.Tom asked Mary to stay, but she had to get back to work.
Tom Mary'nin kalmasını rica etti, ama o istemedi.Tom asked Mary to stay, but she didn't want to.
Tom, çocuk bakıcısı oraya gelinceye kadar, Mary'nin evde kalmasını istedi.Tom asked Mary to stay at home until the babysitter got there.
Tom Mary'nin daha yavaş konuşmasını rica etti.Tom asked Mary to speak more slowly.
Tom Mary'nin bir süre oturmasını rica etti.Tom asked Mary to sit down for a while.
Tom Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.Tom asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Tom Mary'den pencereyi açmasını rica etti.Tom asked Mary to open the window.
Tom Mary'den pencereyi açmasını rica etti, ama o açmadı.Tom asked Mary to open the window, but she wouldn't.
Tom Mary'den onu lobide karşılamasını istedi.Tom asked Mary to meet him in the lobby.
Tom Mary'den onu okuldan sonra karşılamasını istedi.Tom asked Mary to meet him after school.
Tom Mary'den onunla evlenmesini rica etti.Tom asked Mary to marry him.
Tom Mary'nin onunla evlenmesini istedi, ama o onun önerisini geri çevirdi.Tom asked Mary to marry him, but she turned down his proposal.
Tom Mary'den ona yiyecek bir şey yapmasını rica etti.Tom asked Mary to make him something to eat.
Tom Mary'nin bana yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help me.
Tom Mary'den Windows'u yeniden yüklemesi için ona yardımcı olmasını rica etti.Tom asked Mary to help him reinstall Windows.
Tom Mary'den ona partiyi düzenlemesi için yardım etmesini rica etti.Tom asked Mary to help him organize the party.
Tom Mary'den biraz ekmek satın alması için dükkâna gitmesini rica etti.Tom asked Mary to go to the store to buy some bread.
Tom Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.Tom asked Mary to give him a ride to the amusement park.
Tom Mary'nin kendine bir masaj yapmasını istedi fakat o yapmak istemedi.Tom asked Mary to give him a massage, but she didn't want to.
Tom Mary'nin bir konuşma yapmasını rica etti.Tom asked Mary to give a speech.
Tom Mary'nin onun okulunda bir konuşma yapmasını rica etti.Tom asked Mary to give a speech at his school.
Tom Mary'nin mutfaktan birkaç bardak getirmesini rica etti.Tom asked Mary to get some glasses from the kitchen.
Tom Mary'den vize için nasıl başvurulacağını öğrenmesini rica etti.Tom asked Mary to find out how to apply for a visa.
Tom Mary'nin onu yapmasını rica etti, bu yüzden senin yapmana gerek yok.Tom asked Mary to do that, so you don't have to.
Tom Mary'den onun yapmak istemediği bir şey yapmasını istedi.Tom asked Mary to do something she didn't want to do.
Tom Mary'den tekrar gelmesini istedi.Tom asked Mary to come again.
Tom Mary'nin onu akşam yemeğinden sonra aramasını söyledi.Tom asked Mary to call him after dinner.
Tom Mary'nin partiye bir salata getirmesini rica etti.Tom asked Mary to bring a salad to the party.
Tom Mary'den biraz kahve demlemesini rica etti.Tom asked Mary to brew some coffee.
Tom Mary'den sakin olmasını rica etti.Tom asked Mary to be quiet.
Tom Mary'den altı-otuz'a kadar evde olmasını rica etti.Tom asked Mary to be home by six-thirty.
Tom Mary'den toplantılar sırasında dikkatli olmasını rica etti.Tom asked Mary to be attentive during meetings.
Tom Mary'den telefona cevap vermesini rica etti.Tom asked Mary to answer the telephone.
Tom Mary'ye onun bana sorduğu aynı soruyu sordu.Tom asked Mary the same question he had asked me.
Tom Mary'ye birkaç soru sordu.Tom asked Mary several questions.
Tom Mary'ye çıkma teklif etti.Tom asked Mary out on a date.
Tom Mary'ye yediden önce onu uyandırmamasını söyledi.Tom asked Mary not to wake him up before seven.
Tom Mary'den gece geç saatlerde davul çalmamasını rica etti.Tom asked Mary not to play the drums so late at night.
Tom Mary'den gitmemesini rica etti.Tom asked Mary not to leave.
Tom Mary'den onu yalnız bırakmamasını rica etti.Tom asked Mary not to leave him alone.
Tom Mary'den çok hızlı sürmemesini rica etti.Tom asked Mary not to drive so fast.
Tom Mary'ye cevap veremediği bir sürü soru sordu.Tom asked Mary many questions that she couldn't answer.
Tom Mary'ye Boston'daki yaşantı hakkında birçok soru sordu.Tom asked Mary many questions about life in Boston.
Tom Mary'ye Boston'daki yaşam hakkında bir sürü soru sordu.Tom asked Mary many questions about life in Boston.
Tom Mary'ye Avustralya hakkında bir sürü soru sordu.Tom asked Mary many questions about Australia.
Tom Mary'ye yakında dönüp dönmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd return soon.
Tom Mary'ye ona yardım edebilip edemeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd help him.
Tom Mary'ye gidip gitmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd go.
Tom Mary'ye yeni işinde mutlu olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was really happy with her new job.
Tom Mary'ye ertesi gün boş olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was free the next day.
Tom Mary'ye Sevgililer Günü'nde boş olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was free on Valentine's Day.
Tom Mary'ye meşgul olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was busy.
Tom Mary'ye onun atına binmek isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted to ride his horse.
Tom Mary'ye içecek bir şey isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted something to drink.
Tom Mary'ye üç dilden daha fazla konuşup konuşmadığını sordu.Tom asked Mary if she spoke more than three languages.