Tom Mary gittikten hemen sonra evden ayrıldı.Tom left the house shortly after Mary left.
Tom nihai kararı Mary'ye bıraktı.Tom left the final decision to Mary.
Tom, Mary'ye biraz para bıraktı.Tom left some money for Mary.
Tom Mary için biraz yiyecek bıraktı.Tom left some food for Mary.
Tom Mary'nin çantasını arabada bıraktı.Tom left Mary's bag in the car.
Tom başka bir kadın için Mary'yi bıraktı.Tom left Mary for another woman.
Tom Mary'yi terk etti ve başka bir kadınla yaşamak için gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Mary'ye bir not bıraktı.Tom left Mary a note.
Tom Mary'ye bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message.
Tom Mary için eşini terk etti.Tom left his wife for Mary.
Mary gelmeden Tom gitti.Tom left before Mary arrived.
Tom Mary için bir not bıraktı.Tom left a note for Mary.
Tom Mary'nin telesekreterine bir mesaj bıraktı.Tom left a message on Mary's answering machine.
Tom Mary'nin Boston'da yaşamayı planlamadığını daha sonra öğrendi.Tom learned later that Mary wasn't planning to live in Boston.
Tom Mary'den çok şey öğrendi.Tom learned a lot from Mary.
Tom Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.Tom lay awake almost all night thinking about Mary.
Tom Mary'nin şakasına güldü.Tom laughed at Mary's joke.
Tom Mary'ye güldü.Tom laughed at Mary.
Tom Mary'nin bütün espirilerine güldü.Tom laughed at all of Mary's jokes.
Tom Mary'nin fıkralarının hepsine güldü, komik olduğunu düşünmediklerine bile.Tom laughed at all of Mary's jokes, even the ones he didn't think were funny.
Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with him.
Tom Mary'nin kim olduğunu biliyor.Tom knows who Mary is.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını biliyor.Tom knows who crashed into Mary's car.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını biliyor.Tom knows where Mary lives.
Mary'ye kendini affettirmek için Tom ne söyleyeceğini biliyor.Tom knows what to say to make Mary forgive him.
Tom Mary'den daha yaşlıdır.Tom is older than Mary.
Tom Mary'nin bir epilepsi krizi olduğunda ne yapacağını biliyor.Tom knows what to do when Mary has an epileptic seizure.
Tom Mary'nin dediğini biliyor.Tom knows what Mary said.
Tom Mary'nin birlikte geldiği adamı tanır.Tom knows the man Mary came with.
Tom Mary'nin Boston'a gittiğini biliyor.Tom knows that Mary went to Boston.
Tom Mary'nin çiğ yumurta sevmediğini biliyor.Tom knows that Mary doesn't like raw eggs.
Tom, Mary'nin cevabı bilmediğini biliyor.Tom knows that Mary doesn't know the answer.
Tom Mary'nin arkadaşlarından bazılarını tanır.Tom knows some of Mary's friends.
Tom Mary hakkında çok şey bilir.Tom knows quite a lot about Mary.
Tom Mary'nin ailesi hakkında bir şey bilmiyor.Tom knows nothing about Mary's family.
Tom Mary'nin babasını tanıyor.Tom knows Mary's father.
Tom Mary'nin köpeğinin adını bilir.Tom knows Mary's dog's name.
Tom Mary'yi çok iyi tanıyor.Tom knows Mary very well.
Tom Mary'nin regeden hoşlandığını bilir.Tom knows Mary likes reggae.
Tom Mary'yi nasıl mutlu edeceğini bilir.Tom knows how to make Mary happy.
Tom Mary ile nasıl geçinileceğini biliyor.Tom knows how to get on Mary's good side.
Tom Mary'ye güvenebileceğini biliyor.Tom knows he can count on Mary.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini tam olarak bilir.Tom knows exactly how Mary feels.
Tom Mary'den ödünç para istemeyecek kadar akıllı.Tom knows better than to lend Mary money.
Tom Mary ile döğüşmeyecek kadar akıllı.Tom knows better than to fight with Mary.
Tom Mary ile tartışmayacak kadar akıllıdır.Tom knows better than to argue with Mary.
Tom Mary hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyor.Tom knows almost nothing about Mary.
Tom Mary adında bir kız tanıyor.Tom knows a girl named Mary.
Tom Mary'nin kapısını çaldı.Tom knocked on Mary's door.
Tom Mary'ye vurup yere serdi.Tom knocked Mary down.
Tom Mary'nin nerede olduğunu biliyordu ama onun nerede olduğunu polise söylemedi.Tom knew where Mary was, but he wouldn't tell the police where she was.
Tom Mary'nin zengin olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was rich.
Tom Mary'nin meşgul olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was busy.
Tom Mary'nin bir öğretmen olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was a teacher.
Tom Mary'nin onu sevdiğini biliyordu.Tom knew that Mary loved him.
Tom Mary'nin elinden geleni yaptığını biliyordu.Tom knew that Mary had done her best.
Tom Mary'nin geç geleceğini biliyordu.Tom knew Mary would arrive late.
Tom Mary'ye böyle bir şey söylemekten daha iyisini biliyordu.Tom knew better than to say such a thing to Mary.
Tom Mary'ye böyle aptalca bir soru sormaması gerektiğini biliyordu.Tom knew better than to ask Mary such a stupid question.
Tom Mary ile tartışmayacak kadar akıllıydı.Tom knew better than to argue with Mary.