Tom avcı bıçağı ile Mary'yi bıçakladı.Tom stabbed Mary with a hunting knife.
Tom tükenmez kalemiyle Mary'yi boğazından şişledi.Tom stabbed Mary in the neck with his ballpoint pen.
Tom Mary'yi sırtından bıçakladı.Tom stabbed Mary in the back.
Tom konu hakkında Mary ile özel görüştü.Tom spoke to Mary in private about the matter.
Tom Mary'ye bir Noel hediyesi almak zorunda olduğu tüm parayı harcadı.Tom spent all the money he had to buy Mary a Christmas present.
Tom bütün vaktini Mary'yi düşünerek geçiriyor.Tom spends all his time thinking about Mary.
Tom zamanının çoğunluğunu Mary'ye yardım ederek harcar.Tom spends a majority of his time helping Mary.
Tom Mary ile çok fazla zaman harcar.Tom spends a lot of time with Mary.
Tom Mary'ye ödevini yapmasına yardım etmek için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary do her homework.
Tom kısa sürede Mary'ye yetişti.Tom soon caught up with Mary.
Tom Mary'yi bazen evinin önündeki caddede görür.Tom sometimes sees Mary on the street in front of his house.
Tom bazen Mary ile tenis oynar.Tom sometimes plays tennis with Mary.
Tom kolyeyi Mary'ye çok düşük bir fiyatla sattı.Tom sold the necklace to Mary for a very low price.
Tom Mary'ye arabasını sattı.Tom sold Mary his car.
Tom Mary'nin hastane odasına bir şişe viski kaçırdıTom smuggled a bottle of whiskey into Mary's hospital room.
Tom Mary'ye gülümsedi.Tom smiled at Mary.
Tom Mary'nin boğazını kesti.Tom slit Mary's throat.
Tom Mary'nin eline biraz para koydu.Tom slipped some money into Mary's hand.
Tom Mary'yi tokatladı.Tom slapped Mary.
Tom Mary'ye yol gösterdi.Tom showed Mary the way.
Tom Mary'ye memleketinin bazı resimlerini gösterdi.Tom showed Mary some pictures of his hometown.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.
Tom Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdi.Tom showed Mary how to do it.
Tom Mary'ye şehri gezdirdi.Tom showed Mary around the city.
Tom Mary'ye fotoğraf albümünü gösterdi.Tom showed his photo album to Mary.
Tom Mary'yi on dakikadan daha fazla beklememeli.Tom shouldn't wait for Mary for more than ten minutes.
Tom Mary'ye güvenmemeli.Tom shouldn't trust Mary.
Tom geçmişi hakkında Mary'ye bir şey söylememeli.Tom shouldn't tell Mary anything about his past.
Tom eski kız arkadaşları hakkında Mary'ye bir şey söylememeli.Tom shouldn't tell Mary anything about his ex-girlfriends.
Tom Mary'ye öyle kaba şeyler söylememeli.Tom shouldn't say such rude things to Mary.
Tom Mary'nin aksamasıyla alay etmemeli.Tom shouldn't make fun of Mary's limp.
Tom Mary ile alay etmemeli.Tom shouldn't make fun of Mary.
Tom Mary'ye söylememeliydi.Tom shouldn't have told Mary.
Tom Mary'ye sırlarını söylememeliydi.Tom shouldn't have told Mary his secrets.
Tom Mary'nin parasını çalmamalıydı.Tom shouldn't have stolen Mary's money.
Tom Mary'yi kızdırmamalıydı.Tom shouldn't have made Mary angry.
Tom Mary'yi o kadar uzun bekletmemeliydi.Tom shouldn't have kept Mary waiting so long.
Tom Mary'ye bir elmas yüzük vermemeliydi.Tom shouldn't have given Mary a diamond ring.
Tom Mary'nin arabasını sürmemeliydi.Tom shouldn't have driven Mary's car.
Tom Mary'nin arabasını ödünç almamalıydı.Tom shouldn't have borrowed Mary's car.
Tom Mary'ye gerçeği söylemeli.Tom should tell Mary the truth.
Tom Mary'den borç istemeyecek kadar akıllı olmalı.Tom should know better than to ask Mary for a loan.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmeli.Tom should help Mary with the housework.
Tom Mary'ye doğruyu söylemeliydi.Tom should have told Mary the truth.
Tom Mary'nin söylediğine dikkat etmeliydi.Tom should have paid attention to what Mary said.
Tom Mary'yi daha dikkatlice dinlemeliydi.Tom should have listened to Mary more carefully.
Tom Mary'ye güvenmekten daha iyisini bilmeliydi.Tom should have known better than to trust Mary.
Tom Mary'ye ödünç para vermekten daha iyisini bilmeliydi.Tom should have known better than to lend money to Mary.
Tom herkesin içinde Mary'yi öpmekten daha iyisini bilmeliydi.Tom should have known better than to kiss Mary in public.
Tom Mary'yi gece yarısından sonra aramaktan daha iyisini bilmeliydi.Tom should have known better than to call Mary after midnight.
Tom Mary'ye inanmaktan daha iyisini bilmeliydi.Tom should have known better than to believe Mary.
Tom Mary'yi davet etmeliydi fakat etmedi.Tom should have invited Mary, but he didn't.
Tom Mary'nin kanepeyi taşımasına yardım etmeliydi.Tom should have helped Mary move the sofa.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinlemeliydi.Tom should have followed Mary's advice.
Tom bunu Mary'nin ona yapmasını söylediği şekilde yapmalıydı.Tom should have done it the way Mary told him to do it.
Tom Mary'den yardım istemeliydi.Tom should've asked Mary for help.
Tom Mary'den özür dilemeliydi.Tom should have apologized to Mary.
Tom Mary'yi hastanede görmek için bu öğleden sonra gitmeli.Tom should go to see Mary in the hospital this afternoon.
Tom Mary'nin söylediğini yapmalı.Tom should do what Mary says.
Tom Mary'nin önerdiği gibi yapmalı.Tom should do as Mary suggests.