Ana içeriğe geç
Sözlük

marx ile cümle

marx kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Marx Kirchner'in telefonu var.Tiene teléfono.
Marx Kirchner'in telefonu var.Van telefonja.
Marx Kirchner'in telefonu var.У него есть телефон.
Marx, komünist manifestosu ve diğer yazılarıyla, komünizmin felsefi temellerini atmıştır. .그가 집필한 "공산당 선언" 과 다른 문서들이 공산주의의 철학적 받침이 돼었습니다.
Marx, komünist manifestosu ve diğer yazılarıyla, komünizmin felsefi temellerini atmıştır. .le basi filosofiche del comunismo.
Marx, komünist manifestosu ve diğer yazılarıyla, komünizmin felsefi temellerini atmıştır. .Manifest und andere Schriften, die Grundlagen der modernen kommunistischen Philosophie legte; Und auch
Marx, komünist manifestosu ve diğer yazılarıyla, komünizmin felsefi temellerini atmıştır. .את המניספסט הקומוניסטי ועוד כתבים בסגנון ויצר את הקרקע לקומוניזם
Marx, komünist manifestosu ve diğer yazılarıyla, komünizmin felsefi temellerini atmıştır. .و كتاباته الأخري نوعاً من التأصيل الفلسفي للشيوعية
Marx, komünist manifestosu ve diğer yazılarıyla, komünizmin felsefi temellerini atmıştır. .共産主義の哲学的な土台を築きました。 ウラジミール・レーニンは、ボルシェビキ革命を起こし、
Marx, savunması olarak ortaya attığı bu sistemin bir şekilde zaten yürürlükte olduğunu öne sürdü.칼 마르크스의 사상에 대해서 습관적으로 변호하기는 싫지만
Marx, savunması olarak ortaya attığı bu sistemin bir şekilde zaten yürürlükte olduğunu öne sürdü.Его оправдывает то, что происходило в конце 1800-ых.
Marx, savunması olarak ortaya attığı bu sistemin bir şekilde zaten yürürlükte olduğunu öne sürdü.الدفاع عن كارل ماركس كثيراً، دفاعاً عنه
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Así que, parafraseando a Marx: Las mujeres hacen el cambio, pero no en circunstancias de su elección.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Czyli parafrazując Marksa: kobiety przyczyniają się do zmian, ale nie w warunkach przez nich wybranych.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.E quindi, per parafrasare Marx: le donne realizzano il cambiamento, ma non nelle circostanze di loro scelta.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Frei nach Marx: Frauen bewirken Veränderung, aber nicht unter den Umständen ihrer Wahl.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.그래서 막스를 인용하자면, 여성은 변화를 만든다 그들의 선택하지 않는 상황에서.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Marx után szabadon: A nők változást idéznek elő, de nem a maguk választotta körülmények között.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Parafrazându-l pe Marx : Femeile aduc schimbarea, însă nu în circumstanţe pe care le-au ales ele.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Παραφράζοντας το Μαρξ: Οι γυναίκες επιφέρουν αλλαγή, αλλά όχι σε συνθήκες που οι ίδιες επιλέγουν.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Перефразирайки Маркс: Жените правят промените, но не в случай на техен избор.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.אז אם אעשה פראפרזה למארקס: נשים יוצרות שינוי, אך לא בנסיבות שבהן בוחרות.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.إذا لأعيد صياغة قول "ماركس": المرأة تصنع التغيير, و لكن ليس في ظروف من إختيارهم.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.「女性は変化をもたらす だが 思うままにではない」 彼女達は、交渉せねばなりません
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Elmentünk hozzá, ...és zenét hallgattunk estig.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Ne-am întâlnit cu Mark Echner în parc, apoi am mers la el acasă, am ascultat muzică şi am vorbit până târziu.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Nous sommes allés chez lui ...et nous avons écouté de la musique jusqu'à tard dans la nuit.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.We zijn naar zijn huis gegaan, ...en hebben tot laat in de avond naar muziek geluisterd.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Мы пошли к нему домой и там допоздна слушали с ним музыку.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik..החבר לכיתה מקס קישנר... הלכנו אליו .והאזנו למוסיקה עד הערב
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.قابلنا ماركشنر في المتنزه ثم ذهبنا معه إستمعنا إلى الموسيقى وبقينا حتى وقت متأخرا
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,Bylo to tak, že Avelingova žena byla Marxova dcera, a když byli Darwin i Marx po smrti,
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,Čo sa naozaj stalo, bolo, že Avelingova žena bola Marxova dcéra a keď zomreli obaja, Marx aj Darwin,
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,En fait la maîtresse d'Aveling était la fille de Marx, et quand Darwin et Marx disparurent,
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,사실은 에이블링의 정부가 막스의 딸이었고
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,Otóż kochanką Avelinga była córka Marksa
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,Tosiasiassa Avelingin rakastajatar oli Marxin tytär, ja sekä Darwinin että Marxin kuoltua
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,Що відбулося: коханка Евелінга була дочкою Маркса, і коли обидва, і Дарвін і Маркс померли,
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,ما حدث هو أن عشيقة أفلينج كانت بنت ماركس..
Olay şuydu: Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,ダーウィンとマルクスの死後
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımAndaba con Karl Marx luego conocí a Emma Goldman
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımAvant, je traînais avec Karl Marx, puis j'ai connu Emma Goldman.
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımIch ging eigentlich mit Marx, aber dann traf ich Emma Goldman
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımObișnuiam să merg pentru Karl Marx Apoi am întâlnit-o pe Emma Goldman
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımPlejede at rulle med Karl Marx så mødte jeg Emma Goldman
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımTáhlo mě to ke Karlu Marxovi ale pak jsem poznal Emmu Goldman
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştımكنت مناصر لكارل ماركس.. ثم قابلت آيما جولدمان
Önceleri Karl Marx'ın peşinden giderdim, sonra Emma Goldman'la tanıştım仲間のロビー・ズーパーに吹きこまれたんだ
Sanırim Sanayi Devrimi'nde Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik.In de Industriële Revolutie had Adam Smith het juister voor dan Karl Marx.
Sanırim Sanayi Devrimi'nde Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik.Já si myslím, že Adam Smith měl s průmyslovou revolucí větší pravdu než Karl Marx.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Elemen lain untuk bergerak ke arah Sosialisme adalah bahwa Marx tidak menyukai konsentrasi tinggi semacam ini.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Il n'a pas vraiment pensé à cette réalité-ci
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .사회주의로 흘러가게되는 다른 요소는 칼 마르크스는 이런식의 집중된게 싫었습니다.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Socialistas en general debería decir, no les gustaba esta gran concentración de riqueza,
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Другият елемент, който ни води към социализъм е, че Карл Маркс не е харесвал тази висока концентрация.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .العنصر الآخر للسير في اتجاه الاشتراكية هو أن كارل ماركس لم يعجبه هذا النوع من التركيز العالي
Tek bacakla da petrol çıkarabilir. Tek koluyla yıllarca çalışan ihtiyar Frank Marx'ı hatırlıyor musun?- Frank is egy kézzel dolgozott.
Tek bacakla da petrol çıkarabilir. Tek koluyla yıllarca çalışan ihtiyar Frank Marx'ı hatırlıyor musun?Frank Marshall trabajó con una mano años y años.
Tek bacakla da petrol çıkarabilir. Tek koluyla yıllarca çalışan ihtiyar Frank Marx'ı hatırlıyor musun?Frank Marshall werkte met één hand.
Tek bacakla da petrol çıkarabilir. Tek koluyla yıllarca çalışan ihtiyar Frank Marx'ı hatırlıyor musun?Frank Marshal só tinha uma mão.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod