Tatlı olarak, marketten alınmış dondurma veya kurabiyeler.За десерт, сладолед от магазина или сладки.
Tatlı olarak, marketten alınmış dondurma veya kurabiyeler.На десерт - покупное мороженое или печенье.
Tatlı olarak, marketten alınmış dondurma veya kurabiyeler.לקינוח, גלידה או עוגיות קנויים.
Tatlı olarak, marketten alınmış dondurma veya kurabiyeler.وللصحراء، الكعك المشترى من المتجر أو الآيس كريم.
Tatlı olarak, marketten alınmış dondurma veya kurabiyeler.僕のお母さんがこの世に居ないからこそこれが言えるよ
Tatlı olarak, marketten alınmış dondurma veya kurabiyeler.甜品就係響出面買嘅雪糕或者曲奇餅
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Bare et eksempel. En person jeg arbejdede med var pakker ved Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Dla przykładu: pracowałem z dziewczyną, która była pakowaczką zakupów w delikatesach.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Doar un exemplu: o persoană cu care am lucrat împacheta lucruri la magazinul Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Ett exempel: En person jag arbetade med packade folks matkassar på Genuardi.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Even een voorbeeld: een persoon waarmee ik heb gewerkt was een inpakker bij Genuardi.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Hanya satu contoh: saya bekerja dengan orang ini, pelayan di Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu. İşinden nefret ediyordu.Íme egy példa: a Genuardi áruház egy csomagolójával foglalkoztam, aki utálta a munkáját.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu. İşinden nefret ediyordu.Juste un exemple: une de mes collègues fut un temps caissière à Genuardi, elle détestait son boulot.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.사례 하나: 제 동료 중 소매점에서 물건 담는 일을 했던 친구가 있습니다.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Nur ein Beispiel: Eine Kollegin war Einpackerin bei Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Pouze jeden příklad. Jeden člověk, se kterým jsem pracoval, byl pracovníkem v Genuardi's (supermarketu).
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Samo en primer. Ena oseba je delala kot polnilec paketov v Genuardi.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Solo un esempio: ho lavorato con un'impiegata della catena Genuardi.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Un ejemplo: trabajé con una persona que embolsaba las compras en la tienda Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Vain yksi esimerkki: eräs henkilö, jota autoin, oli pakkaaja Genuardilla.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Ví dụ: một người tôi đã làm việc cùng làm nghề đóng gói hàng hóa ở Genuardi.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Ένα παράδειγμα μόνο: μία γυναίκα με την οποία δούλευα ήταν ταμίας στο Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Ограничусь одним примером. Среди моих клиентов была упаковщица из супермаркета Genuardi's.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.Само един пример: една моя пациентка беше служителка в "Дженуарди'с", слагаше покупки в торбички.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.רק דוגמא אחת: מישהי אשר עבדתי איתה היתה אורזת שקיות ב"גנוארדי'ס".
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.مجرد مثال: كانت هناك فتاة أعمل على حالتها..كانت تعمل فى لف المنتجات لدى محلات جيروناديز.
Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi'de (marketler zinciri) çalışıyordu.彼女は自分の仕事を嫌っていました
Tek yapmanız gereken alışveriş listesini basıp markete gitmek.Tengo que ser rápido.
Tek yapmanız gereken alışveriş listesini basıp markete gitmek. Yemekleriniz ise zaten planlanmış durumda.Само трябва да отпечатате списъка, да купите продуктите и ястията ви са вече планирани.
Tüm bu gıdaların marketlere ve masanıza nasıl ulaştığı bu gecenin araştırma konusu.אבל איך כל האוכל הזה מגיע למרכולים וארוחת הערב שלך הם הנושא לתחקיר הערב.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Alle drank is verpakt in plastic flessen, zelfs in de gezondheidswinkel vind ik het.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.All meine Getränke sind in Plastik verpackt, sogar im Reformkost-Markt.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.제가 마시는 모든 음료수는 플라스틱에 담겨있습니다 건강식품가게도 마찬가지고요
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Minden italt műanyagba csomagolnak, még a bioboltokban is.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Opakowania napojów są plastikowe, nawet w sklepach ze zdrową żywnością.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Pití, které kupuji je baleno v plastu, dokonce i jídlo na ekologickém trhu.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Semua minuman saya terbungkus plastik, bahkan di pasar-pasar makanan sehat.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Toate băuturile sunt împachetate în plastic, chiar şi la piaţa de mâncare sănătoasă.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Todas as bebidas são embaladas em plástico, até no mercado de comida saudável.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Todas las bebidas son envasadas en plástico, incluso en las tiendas naturistas.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Toutes mes boissons sont emballées dans du plastique, même dans les magasins d'alimentation diététique.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Tutte le mie bevande sono confezionate con la plastica, persino nei negozi salutisti.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Všetky moje nápoje sú balené v plastových fľašiach, dokonca aj v obchode so zdravou výživou.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Όλα τα ποτά μου είναι σε συσκευασίες από πλαστικό, ακόμη και στα μαγαζιά υγιεινής διατροφής.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Все напитки упакованы в пластик, даже в магазинах здорового питания.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Всички мои напитки са опаковани в пластмаса, дори и в пазара за здравословни храни.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Всі мої напої запаковані в пластик, навіть в крамницях здорового харчування.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.כל המשקאות שלי ארוזים בפלסטיק, גם בחנויות מזון בריאות.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.وكل مشاريبنا معبئة بحافظات بلاستيكية حتى في المحال التي تبيع الأطعمة الصحية
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.健康食品店も同様です 私の心配は冷蔵庫の中のプラスチック
Until we enter the market.Amíg nem lép a piacra.
Until we enter the market.Колко дълго ще продължи това?
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.Alguns dos projetos que as pessoas fazem acabam por ser vendidos nas lojas.
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.A niektoré návrhy od ľudí sa naozaj predávajú v obchodoch.
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.En sommige van de ontwerpen die mensen maken worden ook echt in winkels verkocht.
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.Ensuite quelques-unes des créations des autres sont réellement vendues dans les magasins.
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.És néhány tervet, amit az emberek csinálnak, még boltban is árulnak.
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.그리고 나서 사람들이 디자인한 몇몇 제품들은 가게에서 실제로 팔리기 시작하죠
Ve bazın insanlar yaptıkları dizaynları marketlerde satıyorlar.Lalu beberapa rancangan yang dibuat orang mereka benar-benar menjualnya di toko.