Sarışın olan Maria.Maria is the blonde one.
Marika Fin ama Almanca konuşuyor.Marika is Finnish, but she speaks German.
Maria sokakta satılan yiyecekleri yemiyor.Maria doesn't eat food that's sold on the street.
Tom ve Maria kötü gülüşlerini birlikte uyguladılar.Tom and Maria practiced their evil laughs together.
Tom, Johannes onu tabanca ile tehdit ettiği için Maria'nın önünde duruyordu.Tom stood in front of Maria as Johannes threatened her with a pistol.
Matthew ve Marilla çocuklarla ilgili hiçbir şey bilmiyorlar.Matthew and Marilla don't know anything about children.
Oh Marilla, şu an Prince Edward Adası'nın en mutlu kızıyım.Oh Marilla, I'm the happiest girl on Prince Edward Island this very moment.
Marilla her zaman kilise için ametist broşunu takar.Marilla always wore her amethyst brooch to church.
Marilla o gün her zamanki gibi kilise için ametist broşunu taktı.Marilla wore her amethyst brooch to church that day as usual.
O ametist broş, Marilla'nın en değerli varlığıydı.That amethyst brooch was Marilla's most treasured possession.
Marilla "itiraf edene kadar odasında kalacak" dedi gaddarca."She'll stay in her room until she confesses," said Marilla grimly.
Oh, Marilla, lütfen, lütfen, pikniğe gitmeme izin ver.Oh, Marilla, please, please, let me go to the picnic.
Mutlu Noeller, Marilla! Mutlu Noeller, Matthew!Merry Christmas, Marilla! Merry Christmas, Matthew!
Ben çok marifetliyim.I'm very dexterous.
Maria, Tom'la aynı yaştadır.Mary is the same age as Tom.
Maria Tom'un kanalına abone oldu.Mary subscribed to Tom's channel.
Tom Maria'nın videosunu sevdi.Tom liked Mary's video.
Tom ve Maria, mantar toplamak için ormana gittiler.Tom and Mary went into the forest to collect mushrooms.
Maria ayakta duruyordu.Maria was standing.
Maria çok tatlı.Maria is very pretty.
Marilla bir mum aldı ve kileri araştırdı.Marilla took a candle and explored the cellar.
Tom'un karısı Maria hâlâ Paskalya tavşanına inanıyor.Tom's wife Maria still believes in the Easter bunny.
Saat çoktan 2.30 oldu ama Maria hala masasında oturup ödev düzeltiyordu.It was already 2:30 AM, but Maria was still sitting at her desk and correcting homework.
Maria titreyerek eve geri döndü ve ısıtıcının önüne oturdu.Maria came back into the house shivering, and sat in front of the heater.
Maria'nın ne aradığını bilmiyorum.I don't know what Maria is looking for.
Maria ödevini şaşırtıcı bir şekilde çabucak tamamladı.Maria completed her homework surprisingly quickly.
Maria birçok küçük kalbi buzdolabına yapıştırdı.Maria glued many small hearts to the fridge.
Tom, Maria'yı şimdiye kadar gördüğü en güzel deniz kızı olarak kabul ediyordu.Tom considered Maria to be the most beautiful mermaid he had ever seen.
Marie aşırı derecede kızardı, başını indirdi ve hiç karşılık vermedi.Marie blushed exceedingly, lowered her head, and made no reply.
Maria, tweetlemeyi durduramaz.Maria can't stop tweeting.
Maria kardeşiyle sinemaya gider.Maria goes with her sister to the movies.
Tom, Maria ile arkadaşlığını bitirdi.Tom ended his friendship with Maria.
Maria bu hakarete gülümsedi. Taklit etmelisin!Maria just smiled at this insult, and you should, too.
Maria ailesi ile konuşurken resmidir.Maria is formal when she talks with her parents.
O elbiseyi nereden aldın, Maria? Bu harika!Where did you get that dress, Maria? It's great!
Tom'un kız kardeşi Maria'ya Rusça öğretmektedir.Tom's sister teaches Maria Russian.
Maria çocukken her yaz Boston'a giderdi.Mary used to go to Boston every summer when she was a child.
Maria ile oynayabilir miyim?May I play with Maria?
Marie omuzlarıma masaj yaptı.Marie massaged my shoulders.
Sami marihuanayı bir motel odasında sakladı.Sami stashed the marijuana in a motel room.
Sami'nin sigaraları marihuana gibi kokuyordu.Sami's cigarettes smelt like marijuana.
Tatlı için, Marie çikolatalı pasta ve bir meyve salatasını yapmıştı.For dessert, Marie had made her chocolate cake and a fruit salad.
Marie’nin kız kardeşi, 2010’dan beri Berlin’de yaşıyor.Marie's sister has been living in Berlin since 2010.
Marie'nin kız kardeşi Berlinlidir.Marie's sister is a Berliner.
Marie isteksizce bir parça daha kek alır.Marie reluctantly takes another piece of cake.
Marie beş yaşındayken Batı Almanya'ya geldi.Marie came to West Germany when she was five years old.
Tom, Maria'yı öpmeden önce gözlerini kapadı.Tom closed his eyes before he kissed Mary.
Bu benim marifetim.This is my doing.
Hepsi Tom'un marifeti.It's all Tom's doing.
İtalya'nın içinde iki bağımsız devlet vardır: San Marino ve Vatikan.There are two independent states within Italy: San Marino and the Vatican City.
Tom o gece marihuana kullanmadı.Tom didn't smoke marijuana that night.
Tom tavuğu marine etti.Tom marinated the chicken.
Marie'nin ailesi zengin.Marie's parents are rich.
Maria istemeyerek evlendi.Maria married unwillingly.
Mario bahane üretmede çok ustadır.Mario is a master of the art of making excuses.
O, Maria'ya kart gönderdi.He sent a card to Maria.
O, Maria'ya kart yolladı.He sent a card to Maria.
Marie'yi sevdiler.They liked Mary.
Günümüzde o bina, Marigot'daki en önemli olanıdır.Today, that building is the most important in Marigot.
Maria Nikiforova, Kara Muhafızlar'ın ilk birliğini organize etti.Maria Nikiforova organized the Black Guards' first unit.