Ana içeriğe geç
Sözlük

mara ile cümle

mara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.A gdy przyszli do Mara, nie mogli pić wód z Mara, bo gorzkie były; dlategoż nazwano imię onego miejsca Mara.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.A přišedše do Marah, nemohli píti vod z Marah, nebo byly hořké; protož nazváno jest jméno jeho Marah.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.E chegaram a Mara, mas não podiam beber das suas águas, porque eram amargas; por isso chamou-se o lugar Mara.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Kế đến đất Ma-ra , nhưng vì nước tại đó đắng , uống chẳng được , nên_chi chỗ nầy gọi_là Ma-ra .
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Kế đến đất Ma-ra, nhưng vì nước tại đó đắng, uống chẳng được, nên chi chỗ nầy gọi là Ma-ra.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.마라에 이르렀더니 그 곳 물이 써서 마시지 못하겠으므로 그 이름을 마라라 하였더라
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Potom prišli do Mary, ale nemohli piť vodu z Mary, lebo bola horká. Preto bolo nazvané meno toho miesta Mara.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.После дойдоха в Мера, но не можеха да пият от водата на Мера защото беше горчива; (затова се наименува Мера*).
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Пришли в Мерру – и не могли пить воды в Мерре,ибо она была горька, почему и наречено тому месту имя: Мерра.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.ויבאו מרתה ולא יכלו לשתת מים ממרה כי מרים הם על כן קרא שמה מרה׃
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.فجاءوا الى مارّة. ولم يقدروا ان يشربوا ماء من مارّة لانه مرّ. لذلك دعي اسمها مارّة.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.到 了 瑪 拉 不 能 喝 那 裡 的 水 、 因 為 水 苦 、 所 以 那 地 名 叫 瑪 拉
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.到了 瑪拉 不 能 喝 那 裡 的 水 、 因 為 水苦 、 所以 那 地 名叫 瑪拉
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.La grinta è vivere la vita come una maratona, non come uno scatto.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.A kitartás azt jelenti, hogy az életed egy maraton, nem pedig egy sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Bền bỉ nghĩa là sống như thể cuộc đời là một cuộc chạy marathon, chứ không phải một cuộc chạy nước rút.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Durchhaltevermögen ist Leben wie ein Marathon, nicht Sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Ihärdighet är att leva livet som om det är ett maraton, inte ett sprinterlopp.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.기개는 삶을 단거리 경주가 아닌, 마라톤처럼 인생을 사는 것이에요.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.La determinación es vivir la vida como si fuera una maratón, no una carrera a toda velocidad.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.La ténacité, c'est vivre sa vie comme si elle était un marathon, pas un sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Odhodlanie znamená žiť, akoby bol život maratón, nie šprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Odhodlání znamená žít, jako by byl život maraton a ne sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Sinnikkyys on elämän näkemistä maratonina, ei sprinttinä.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Tekad adalah menjalani hidup seperti sebuah pertandingan lari maraton, bukan lomba lari jarak dekat.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Vastberadenheid is het leven benaderen als een marathon, niet als een sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Viljefasthed er at leve som var livet et maraton, ikke en sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Voința înseamnă a-ți trăi viața ca un maraton, nu ca un sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Wytrwałość to traktowanie życia jako maratonu, nie sprintu.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Zagrizenost pomeni živeti življenje, kot da bi tekli maraton, ne šprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Είναι το να ζείτε τη ζωή σαν μαραθώνιο και όχι σαν αγώνα ταχύτητας.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Жить с твёрдостью характера — это жить так, словно ваша жизнь не спринт, а марафон.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.З жагою треба жити так, наче біжиш марафон, а не спринт.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Упоритостта е като да участваш в маратон, а не в спринтиране.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.נחישות זה לחיות את החיים כמרתון, לא מרוץ מהיר.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.الجَلَد هو أن تعيشواكأنكم في سباق الماراتون وليس السرعة.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.意志好似跑馬拉松一樣,長時間陪住你
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.数年前 シカゴの公立学校で
New York City Maratonu'nda.마지막 한 번의 우승에 도전하기로 결심했습니다.
New York City Maratonu'nda.la eveniment, la Maratonul Oraşului New York.
New York City Maratonu'nda.la maratona di New York.
New York City Maratonu'nda.la prueba de referencia, el maratón de la ciudad de Nueva York.
New York City Maratonu'nda.le marathon de New York.
New York City Maratonu'nda.Maratonie Nowojorskim.
New York City Maratonu'nda.New York City Marathon.
New York City Maratonu'nda.New York City Marathon.
New York City Maratonu'nda.New York City Marathon.
New York City Maratonu'nda.Нью-Йоркском марафоне.
New York City Maratonu'nda.Ню Йоркския маратон.
New York City Maratonu'nda.מרתון ניו יורק.
New York City Maratonu'nda.في مارثون مدينة نيويورك
New York City Maratonu'nda.ツルには災難ですが他にも同じ
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.뉴욕시 마라톤 대회에서 우승하고 두둑한 상금을 가지고 집으로 돌아갔습니다.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.New York City Marathon a domů si odnáší hezky tučný šek.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.New York City Marathon och åker hem med en stor prispott.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.Wraca do domu z wielkim czekiem.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.מנצחת את מרתון ניו יורק, הולכת הביתה עם צ'ק גדול ושמן.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.تربح مارثون مدينة نيويورك وعادت الى المنزل بجائزتها الكبرى
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.多額の賞金も手にしました 実に心温まる話ですね
Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıكان هناك نجار بارع ونشيط يدعى " اولي كريك كريسشنسن "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod