Tom, Mary geldikten sonra partiye geldi.Tom arrived at the party after Mary did.
Tom Mary'nin önünde geldi.Tom arrived ahead of Mary.
Tom Mary gittikten sonra geldi.Tom arrived after Mary had left.
Tom sorun hakkında Mary ile tartıştı.Tom argued with Mary about the matter.
Tom Mary ile para hakkında tartıştı.Tom argued with Mary about money.
Tom Mary'nin onun için yapmış olduğu her şeyi takdir ediyor.Tom appreciates everything that Mary has done for him.
Tom Mary'nin sıkı çalışmasını takdir etti.Tom appreciated Mary's hard work.
Tom Mary'nin tavsiyesini takdir etti.Tom appreciated Mary's advice.
Tom hapishanede iken Mary'nin ona gönderdiği bütün mektupları taktir etti.Tom appreciated all the letters Mary sent him while he was in prison.
Tom Mary'yi onun asistanı olarak çalışması için atadı.Tom appointed Mary to act as his assistant.
Tom kendisinden bekleneni yapmadığı için Mary'ye özür diledi.Tom apologized to Mary for not doing what he was supposed to do.
Tom, Mary'ye oğlunun kabalığı için özür diledi.Tom apologized to Mary for his son's rudeness.
Tom Mary'ye oğlunun terbiyesiz düşünceleri için özür diledi.Tom apologized to Mary for his son's impolite remarks.
Tom Mary'ye geç kaldığı için özür diledi.Tom apologized to Mary for being late.
Tom yanlışlıkla ayağına bastığı için Mary'den özür diledi.Tom apologized to Mary for accidentally stepping on her foot.
Tom daha kısa sürede Mary'ye söylemediği için özür diledi.Tom apologized for not having told Mary sooner.
Tom hemen Mary'nin mektubunu yanıtladı.Tom answered Mary's letter right away.
Tom Mary'nin tüm sorularını yanıtladı.Tom answered all of Mary's questions.
Tom ve Mary tüm sorunlarını çözdüler.Tom and Mary worked out their problems.
Tom ve Mary yılın ilk güneşinin doğuşunu görmek için erken uyandı.Tom and Mary woke up early to see the first sunrise of the year.
Odaya girdiğimi uyarmak için Tom ve Mary birbirlerine bağıramayacak kadar çok meşguldü.Tom and Mary were too busy yelling at each other to notice that I'd entered the room.
Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.Tom and Mary were talking quietly in the kitchen a few minutes ago.
Tom ve Marry hayat sigortası için Tom'un babasını öldürmek amacıyla kumpas kuruyorlardı.Tom and Mary were plotting to kill Tom's father for the life insurance.
Eskiden konser verdiğimde Tom ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.Tom and Mary were my backup singers back when I used to perform.
Tom ve Mary sadece çene çalıyorlardı.Tom and Mary were just shooting the breeze.
Tom ve Mary son tren için tam zamanında ordaydılar.Tom and Mary were just in time for the last train.
Tom ve Mary aynı sınıftaydı.Tom and Mary were in the same class.
Tom ve Mary geçen yıl aynı sınıftalardı.Tom and Mary were in the same class last year.
Tom ve Mary bahçede idiler.Tom and Mary were in the garden.
Tom ve Mary üç ay için rehine olarak tutuldular.Tom and Mary were held as hostages for three months.
Tom ve Mary sınıf arkadaşıydı.Tom and Mary were classmates.
Tom ve Mary her ikisi de zemin üzerine bağdaş kurmuş oturuyordu.Tom and Mary were both sitting cross-legged on the floor.
Tom ve Mary cennette yapılan bir eşti.Tom and Mary were a match made in heaven.
Tom ve Mary birlikte balık tutmaya gitti.Tom and Mary went fishing together.
Tom ve Mary hafta sonu için uzaklara gitti.Tom and Mary went away for the weekend.
Tom ve Mary cadde boyunca birlikte yürüdü.Tom and Mary walked up the street together.
Tom ve Mary birbirlerine çok âşık.Tom and Mary are very much in love.
Tom ve Mary genellikle Pazar günleri dinlenirler.Tom and Mary usually take it easy on Sundays.
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.Tom and Mary usually like to sit in the front row.
Tom ve Mary Japonya etrafında seyahat etti.Tom and Mary traveled around Japan.
Tom ve Mary kırlarda uzun bir yürüyüş yaptılar.Tom and Mary took a long walk through the countryside.
Tom ve Mary onun sorumluluğunu paylaşıyor.Tom and Mary share the responsibility for it.
Tom ve Mary birbirleri için uygun görünüyorlar.Tom and Mary seem to be suited for each other.
Tom ve Mary'nin bir çeşit sorunları var gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be in some kind of trouble.
Tom ve Mary her zaman döğüşüyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary seem to be fighting all the time.
Tom ve Mary mükemmel bir evlilikleri olduğunu söylüyorlar.Tom and Mary say that they have the perfect marriage.
Tom ve Mary her zamanki saatinde yemeğe oturdular.Tom and Mary sat down to dinner at the usual time.
Tom ve Mary bir anlaşmaya vardılar.Tom and Mary reached an agreement.
Tom ve Mary hava saldırısı sığınağına koştu.Tom and Mary ran into the air-raid shelter.
Tom ve Mary et için tavşan yetiştirmektedir.Tom and Mary raise rabbits for meat.
Tom ve Mary hemen hemen her gün kavga ederler.Tom and Mary quarrel almost every day.
Tom ve Mary masayı duvara doğru itti.Tom and Mary pushed the table against the wall.
Tom ve Mary sanki koca ve karıymış gibi davrandılar.Tom and Mary pretended to be husband and wife.
Tom ve Mary genellikle cuma günü birlikte çalışırlar.Tom and Mary often work together on Friday.
Tom ve Mary 2.30'da müzenin önünde buluştular.Tom and Mary met in front of the museum at 2:30.
Tom ve Mary ayda bir kez Boston'da şehir merkezinde buluşurlar.Tom and Mary meet in downtown Boston once a month.
Tom ve Mary birbirlerini seviyorlar.Tom and Mary love each other.
Tom ve Mary birbirlerine baktı.Tom and Mary looked at each other.
Tom ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.Tom and Mary live under the same roof.
Tom ve Mary aynı evde yaşıyorlar.Tom and Mary live in the same house.