Ana içeriğe geç
Sözlük

mar ile cümle

mar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.Tom blocked Mary's way and wouldn't let her enter the room.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.Tom blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Tom başarısızlık için Mary'yi suçladı.Tom blamed the failure on Mary.
Tom projenin başarısızlığı için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for the project's failure.
Tom oğullarını öldüren kaza için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for the accident that killed their son.
Tom Mary'nin güvenine ihanet etti.Tom betrayed Mary's trust.
Tom Mary ile onu kol güreşinde yenebileceğine dair iddiaya girdi.Tom bet Mary that he could beat her at arm wrestling.
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.Tom bends over backwards to please Mary.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyor.Tom believes that Mary is innocent.
Tom Mary'nin doğru bir seçim yaptığına inanıyor.Tom believes Mary made the right choice.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyordu.Tom believed that Mary was innocent.
Tom Mary'nin kalması için yalvardı.Tom begged Mary to stay.
Tom Mary'den kalmasını rica etti.Tom begged Mary to stay.
Tom, Mary'nin onu terk edeceğinden şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect Mary would leave him.
Tom, en sevdiği şarkıyı söylemeye başladı ve Mary onunla birlikte söylemeye başladı.Tom began to sing his favorite song and Mary harmonized with him.
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.Tom began to look into the problem as soon as Mary brought it to his attention.
Tom Boston'da yaşarken Mary ile arkadaş oldu.Tom became friends with Mary when he was living in Boston.
Tom, Mary'nin güvenliği hakkında endişelendi.Tom became concerned about Mary's safety.
Tom Mary'nin ona baktığının farkında oldu.Tom became aware that Mary was staring at him.
Tom Mary'yi dövdü.Tom beat Mary up.
Tom onun hayatının her anında Mary'yi dövdü.Tom beat Mary to within an inch of her life.
Tom damada Mary'yi yendi.Tom beat Mary at checkers.
Tom Mary'nin kolunu bandajladı.Tom bandaged Mary's arm.
Tom Mary'yi kefaletle hapishaneden çıkardı.Tom bailed Mary out of jail.
Tom başarısını Mary'nin yardımına bağladı.Tom attributed his success to Mary's help.
Tom Mary'nin mezuniyet törenine katıldı.Tom attended Mary's graduation ceremony.
Tom Mary'yi onunla birlikte kiliseye gitmek için ikna etmeye çalıştı.Tom attempted to persuade Mary to go to church with him.
Tom son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.Tom ate the last slice of bread so Mary had nothing to eat.
Tom Mary ile yemeği ummasına rağmen tek başına yedi.Tom ate by himself even though he had hoped to eat with Mary.
Tom, mutfağın tavanını boyaması için yardımcı olacağı konusunda Mary'ye güvence verdi.Tom assured Mary that he'd help her paint the ceiling of her kitchen.
Tom parti için geç kalmayacağına dair Mary'ye güvence verdi.Tom assured Mary that he wouldn't be late for the party.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farzediyor.Tom assumed that Mary would have the work finished by the time he arrived.
Tom işi Mary'ye tahsis etti.Tom assigned the job to Mary.
Tom işi yapması için Mary'yi görevlendirdi.Tom assigned Mary to do the job.
Tom Mary'ye çocukları izlemesini rica etti.Tom asked Mary to watch the children.
Tom havaalanında Mary'yi almamı rica etti.Tom asked me to pick Mary up at the airport.
Tom sorun hakkında Mary'nin tavsiyesi istedi.Tom asked Mary's advice about the problem.
Tom Mary'ye neden gülümsediğini sordu.Tom asked Mary why she was smiling.
Tom Mary'ye neden geç kaldığını sordu.Tom asked Mary why she was late.
Tom Mary'ye niçin ağladığını sordu.Tom asked Mary why she was crying.
Tom Mary'ye niçin o kadar çok yiyecek aldığını sordu?Tom asked Mary why she was buying so much food.
Tom Mary'ye onu niçin yaptığını sordu.Tom asked Mary why she had done that.
Tom Mary'ye büyük olasılıkla yarışı kimin kazanacağını düşündüğünü sordu.Tom asked Mary who she thought would be the most likely to win the race.
Tom Mary'ye resmi ona kimin verdiğini sordu.Tom asked Mary who had given her the picture.
Tom Mary'ye ilk varanın kim olduğunu sordu.Tom asked Mary who had been the first to arrive.
Tom Mary'ye hangi yola döneceğini sordu.Tom asked Mary which way to turn.
Tom Mary'ye alışverişe gitmeyi isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary whether she'd like to go shopping.
Tom Mary'ye öğleden sonra alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary whether she'd like to go shopping in the afternoon.
Tom Mary'ye yüzmeyi planlayıp planlamadığını sordu.Tom asked Mary whether she planned to swim or not.
Tom Mary'nin planı sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary whether she liked the plan or not.
Tom Mary'ye ondan hoşlanıp hoşlanmadığını sordu.Tom asked Mary whether she liked him.
Tom Mary'ye köpeğin nerede olduğunu sordu.Tom asked Mary where the dog was.
Tom Mary'ye okula nereye gittiğini sordu.Tom asked Mary where she went to school.
Tom Mary'ye akşam daha sonra nerede olacağını sordu.Tom asked Mary where she was going to be later in the evening.
Tom Mary'ye onun köpek mamasını nereye koymasını istediğini sordu.Tom asked Mary where she wanted him to put the bag of dog food.
Tom Mary'ye alışverişe genellikle nereye gittiğini sordu.Tom asked Mary where she usually went shopping.
Tom Mary'ye Cumartesi akşamı nerede olmayı planladığını sordu.Tom asked Mary where she planned to be on Saturday evening.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod