Ana içeriğe geç
Sözlük

mar ile cümle

mar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin söylediğine inanmıyor.Tom doesn't believe what Mary says.
Tom Mary hakkındaki söylentilere inanmıyor.Tom doesn't believe the rumors about Mary.
Tom Mary'nin ona sadık olduğuna inanmıyor.Tom doesn't believe that Mary has been faithful to him.
Tom Mary'ye inanmıyor. Onun yalan söylediğini düşünüyor.Tom doesn't believe Mary. He thinks she's lying.
Tom Mary'ye hiç inanmıyor.Tom doesn't believe Mary at all.
Tom her zaman erken kalkmaz fakat her zaman Mary'den önce kalkar.Tom doesn't always get up early, but he always gets up before Mary does.
Tom her zaman vaktinde gelmez fakat Mary genellikle gelir.Tom doesn't always arrive on time, but Mary usually does.
Tom Mary'nin dışarı çıkması için çok izin vermez.Tom doesn't allow Mary to go out much.
Tom çocuklarının Mary ile oynamasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to play with Mary.
Tom Mary ile aynı fikirde değil.Tom doesn't agree with Mary.
Tom o konuda Mary ile aynı fikirde değildir.Tom doesn't agree with Mary on that point.
Tom Mary ile hiç aynı fikirde değil.Tom doesn't agree with Mary at all.
Tom Mary'nin okulda yaptığının çok daha iyisini yapar.Tom does much better than Mary does at school.
Tom Mary'yi boşadı.Tom divorced Mary.
Tom çocuklar üniversiteden mezun olduktan sonra Mary'yi boşadı.Tom divorced Mary after the children graduated from college.
Tom parkta Mary'yi terk etti.Tom ditched Mary in the park.
Tom Mary'nin tavsiyesini umursamadı.Tom disregarded Mary's advice.
Tom Mary'yi sevmiyordu.Tom disliked Mary.
Tom sorunu Mary ile tartıştı.Tom discussed the problem with Mary.
Tom Mary ile meseleyi tartıştı.Tom discussed the matter with Mary.
Tom sadece Mary'nin ne kadar saf olduğunu keşfetti.Tom discovered just how gullible Mary was.
Tom Mary'nin barlarda şarkı söylemesini onaylamadı.Tom disapproved of Mary singing in bars.
Tom Mary'yi hayal kırıklığına uğrattı.Tom disappointed Mary.
Tom Mary ile bu konuda aynı fikirde değildir.Tom disagrees with Mary on that matter.
Tom o konuda Mary ile anlaşamadı.Tom disagreed with Mary on that point.
Tom o konuda Mary ile aynı fikirde değildi.Tom disagreed with Mary on that point.
Tom Mary öldükten sadece birkaç saat sonra öldü.Tom died just a few hours after Mary died.
Tom, o ve Mary'nin evlendiği günün akşamında öldü.Tom died in the evening of the day he and Mary got married.
Tom Mary ile çalışmak istemiyordu.Tom didn't want to work with Mary.
Tom Mary'ye üzücü haberi söylemek istemiyordu.Tom didn't want to tell Mary the sad news.
Tom Mary'nin önerdiğini yapmak istemiyordu.Tom didn't want to do what Mary suggested.
Tom Mary'yi gece geç saatte rahatsız etmek istemedi, ama acil bir durumdu.Tom didn't want to disturb Mary so late at night, but it was an emergency.
Tom Mary'yi hayal kırıklığına uğratmak istemedi.Tom didn't want to disappoint Mary.
Tom Mary'nin kalbini kırmak istemiyordu.Tom didn't want to break Mary's heart.
Tom Mary ile tartışmak istemiyordu.Tom didn't want to argue with Mary.
Tom Mary'nin onun çocuğuyla oynamasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to play with his kid.
Tom Mary'nin gitmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to leave.
Tom Mary'nin diğer çocuklar ile dışarı çıkmasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to go out with other guys.
Tom Mary'nin arabasını sürmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to drive his car.
Tom Mary'nin ölmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to die.
Tom, Mary'den ölmesini istemedi.Tom didn't want Mary to die.
Tom Mary'nin söylediği şakayı anlamadı.Tom didn't understand the joke Mary told.
Tom Mary'yi hiç anlamadı.Tom didn't understand Mary at all.
Tom Mary'nin giydiğinin ortam için uygun olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think what Mary was wearing was appropriate for the occasion.
Tom Mary'nin onu altedeceğini düşünmüyordu.Tom didn't think that Mary would get the better of him.
Tom Mary'nin konserden hoşlanacağını düşünmüyordu.Tom didn't think Mary would enjoy the concert.
Tom Mary'nin onun saatini tamir edebileceğini düşünmedi.Tom didn't think Mary could fix his watch.
Tom Mary'ye yeterince teşekkür etmedi.Tom didn't thank Mary sufficiently.
Tom yaptığı bütün iş için Mary'ye yeterince teşekkür etmedi.Tom didn't thank Mary enough for all the work she did.
Tom sırrını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary his secret.
Tom Mary'ye bir şey söylemedi.Tom didn't tell Mary anything.
Tom planı hakkında Mary'ye hiçbir şey söylemedi.Tom didn't tell Mary anything at all about his plan.
Tom Mary'ye kazadan bahsetmedi.Tom didn't tell Mary about the accident.
Tom, Mary'e kazadan bahsetmedi.Tom didn't tell Mary about the accident.
Tom Mary'nin yaşını dikkate almadı.Tom didn't take Mary's age into consideration.
Tom sigara içmeyi bırakmadı, bu yüzden Mary odayı terk etti.Tom didn't stop smoking, so Mary left the room.
Tom dün gece Mary ile hiç konuşmadı.Tom didn't speak to Mary at all last night.
Tom Mary'nin söylediğiyle ilgileniyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem interested in what Mary was saying.
Tom Mary'yi görmedi.Tom didn't see Mary.
Tom Mary'yi hiçbir yerde görmedi.Tom didn't see Mary anywhere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod