Tom Mary ile Boston'a gitme fırsatını kaçırdı.Tom missed the opportunity to go to Boston with Mary.
Tom geçen hafta Boston'da Mary'yi ziyaret etmiş olabilir. Emin değilim.Tom might have visited Mary in Boston last week. I'm not sure.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bırakmış olabilir.Tom might have left his umbrella in Mary's car.
Tom araba anahtarını Mary'nin odasında bırakmış olabilir.Tom might have left his car key in Mary's room.
Bu önümüzdeki cumartesi Tom Mary ile hayvanat bahçesine gidebilir.Tom might go to the zoo with Mary this coming Saturday.
Tom Mary ile üç yıl önce tanıştı.Tom met Mary three years ago.
Tom bu sabah okula giderken Mary ile karşılaştı.Tom met Mary this morning on his way to school.
Tom okuldan eve giderken tesadüfen Mary ile karşılaştı.Tom met Mary by chance on his way home from school.
Tom havaalanında Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştı.Tom met a friend of Mary's at the airport.
Tom Mary'ye olaydan bahsetti.Tom mentioned the incident to Mary.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom Mary'nin evini bulabildi.Tom managed to find Mary's house.
Tom Mary için biraz çay yaptı.Tom made some tea for Mary.
Tom Mary'yi uzun süre bekletti.Tom made Mary wait for a long time.
Tom Mary'yi yüzdürdü.Tom made Mary swim.
Tom Mary'yi mutlu etti.Tom made Mary happy.
Tom ilk olarak Mary'yi gönderdi.Tom made Mary go first.
Tom Mary'yi ağlattı.Tom made Mary cry.
Tom Mary'ye planlarını değiştirtti.Tom made Mary change her plans.
Tom Mary'ye valizini taşıttı.Tom made Mary carry his suitcase.
Tom Mary'ye doğum günü için bir pasta yaptı.Tom made Mary a cake for her party.
Tom Mary'nin işi tek başına yapmasını istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it plain that he wanted Mary to do the work by herself.
Tom Mary'den hoşlanmadığını açıkladı.Tom made it clear that he didn't like Mary.
Tom Mary'yi çok sevmediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't like Mary very much.
Tom Mary'nin aksanıyla dalga geçti.Tom made fun of Mary's accent.
Tom Mary ile alay etti.Tom made fun of Mary.
Tom Mary'nin çocukları için kurabiyeler yaptı.Tom made cookies for Mary's children.
Tom, Mary için bir kolye yaptı.Tom made a necklace for Mary.
Tom iş için Mary'yi seçiminde bir hata yaptı.Tom made a mistake in choosing Mary for the job.
Tom sesini alçalttı ve Mary'ye onu sevdiğini söyledi.Tom lowered his voice and told Mary that he loved her.
Tom Mary'nin mizah duygusunu sever.Tom loves Mary's sense of humor.
Tom Mary'nin çocuklarını seviyor.Tom loves Mary's children.
Tom Mary'yi seviyor ama o onu sevmiyor.Tom loves Mary, but she doesn't love him.
Tom bütün kalbiyle Mary'yi seviyor.Tom loves Mary with all his heart.
Tom Mary'nin yeni elbisesinin rengini sevdi.Tom loved the color of Mary's new dress.
Tom Mary'yi çok seviyordu.Tom loved Mary very much.
Tom kalabalıkta Mary'nin görüntüsünü kaybetti.Tom lost sight of Mary in the crowd.
Tom sinirlendi ve Mary'ye bağırdı.Tom lost his temper and shouted at Mary.
Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.Tom lost his temper and hit Mary.
Mary odaya girdiğinde Tom gerçekten mutlu görünüyordu.Tom looked really happy when Mary entered the room.
Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder to see if Mary was still following him.
Tom mızmız görünüyordu, bu yüzden Mary ona yaklaşmadı.Tom looked grouchy, so Mary didn't approach him.
Tom Mary için her yere baktı ama onu bulamadı.Tom looked everywhere for Mary, but couldn't find her.
Tom Mary'ye kuşkuyla baktı.Tom looked at Mary suspiciously.
Tom'un Mary ile arası açıktır.Tom is on bad terms with Mary.
Tom odanın etrafına bakındı ama Mary'yi göremedi.Tom looked around the room, but couldn't see Mary.
Tom evimin yakın küçük bir dairede Mary ile birlikte yaşamaktadır.Tom lives with Mary in a small apartment near my house.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom Mary'nin bitişiğinde yaşıyor.Tom lives next door to Mary.
Tom Mary'ye yakın yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'nin yakınında yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu şeyi herhangi bir heyecan göstermeden dinledi.Tom listened to what Mary had to say without showing any emotion.
Tom Mary'nin şarkı söylemesini dinlemekten hoşlanır.Tom likes to listen to Mary sing.
Tom Mary'nin bakış tarzını seviyor.Tom likes the way Mary looks.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür şeyleri seviyor.Tom likes the same kind of stuff that Mary likes.
Tom Mary ile yürümekten hoşlanır.Tom likes taking walks with Mary.
Tom Mary ile vakit geçirmeyi seviyor.Tom likes spending time with Mary.
Tom sadece Mary'yi değil aynı zamanda Alice'i de sever.Tom likes not only Mary but Alice as well.
Tom Mary'nin küçük kız kardeşini Mary'yi sevdiğinden daha çok seviyor.Tom likes Mary's younger sister more than he likes Mary.