Ana içeriğe geç
Sözlük

mar ile cümle

mar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'ye ev ödevinde yardımcı olacağına söz verdi.Tom promised to help Mary with her homework.
Tom Mary'ye ondan ödünç aldığı bütün parayı geri ödeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary that he'd pay back all the money that he'd borrowed from her.
Tom Mary'ye dün gece onunla buluşacağını söyledi ama asla gelmedi.Tom promised Mary that he'd meet her last night, but he never showed up.
Tom Mary'ye okuldan sonra onunla buluşacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd meet her after school.
Mary, nişananlarını gizli tutacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd keep their engagement secret.
Tom bugün erkenden eve geleceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he'd come home early today.
Tom Mary'ye gelecekte daha dikkatli olacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd be more careful in the future.
Tom, Mary'ye 5:30'a kadar evde olacağına dair söz verdi.Tom promised Mary that he'd be home by 5:30.
Tom kimseye söylemeyeceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't tell anybody.
Tom onu tekrar yapmayacağına dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't do that again.
Tom Mary'ye eve erken geleceğine söz verdi.Tom promised Mary he'd come home early.
Tom Mary'ye 2.30'a kadar burada olacağına söz verdi.Tom promised Mary he'd be here by 2:30.
Tom haberi Mary'ye söyleyeceğine söz verdi.Tom promised he'd tell Mary the news.
Tom Mary'ye yardım edeceğine söz verdi.Tom promised he'd help Mary.
Muhtemelen Tom, Mary'i beklemekten yoruldu ve çıktı.Tom probably got tired of waiting for Mary and left.
Tom Mary ne söylediyse anlamamış gibi yaptı.Tom pretended not to understand what Mary was saying.
Tom Mary'nin kim olduğunu bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know who Mary was.
Tom Mary'nin e-posta adresini bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know Mary's email address.
Tom Mary hakkında bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know anything about Mary.
Tom Mary'yi duymamış gibi davrandı.Tom pretended not to hear Mary.
Tom Mary'ye bırakması için baskı yaptı.Tom pressured Mary to quit.
Tom kötü haber için Mary'yi hazırladı.Tom prepared Mary for the bad news.
Tom, Mary için öğle yemeği hazırladı.Tom prepared lunch for Mary.
Tom Mary'nin yarışı kazanacağını önceden tahmin etti.Tom predicted Mary would win the race.
Tom Mary'nin sağ salim dönmesi için dua etti.Tom prayed for Mary's safe return.
Tom Mary'nin iyileşmesi için dua etti.Tom prayed for Mary to get well.
Her zaman zamanında geldiği için Tom Mary'yi övdü.Tom praised Mary for always being on time.
Tom Mary'ye bir fincan kahve doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee.
Tom Mary için bir bardak çay doldurdu.Tom poured a cup of tea for Mary.
Tom Mary hastaneden çıkıncaya kadar partisini erteledi.Tom postponed his party until Mary got out of the hospital.
Tom Mary'nin yaptığı hataları gösterdi.Tom pointed out the mistakes that Mary had made.
Tom Mary'ye hatalarını gösterdi.Tom pointed out Mary's mistakes.
Tom Mary'yi gösterdi.Tom pointed at Mary.
Tom Mary'den daha iyi ksilofon çalar.Tom plays the xylophone better than Mary does.
Tom bariton saksafon çalar ve Mary alto saksafon çalar.Tom plays the baritone saxophone and Mary plays the alto saxophone.
Tom ayda üç ya da dört kez Mary ile çıkar.Tom goes out with Mary three or four times a month.
Tom obua çaldı ve Mary piyanoda ona eşlik etti.Tom played the oboe and Mary accompanied him on the piano.
Mary dans ederken Tom akerdeon çaldı.Tom played the accordion while Mary danced.
Tom Mary ile kart oynadı.Tom played cards with Mary.
Tom pazartesi günü Mary'yi görmeyi planlıyor.Tom plans to see Mary on Monday.
Tom bugünlerde Boston'da Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom plans to go visit Mary in Boston one of these days.
Tom Mary ile kayağa gitmeyi planlıyor.Tom plans to go skiing with Mary.
Tom Mary ile dansa gitmeyi planlıyor, değil mi?Tom plans to go out dancing with Mary, doesn't he?
Mary ateş yakarken Tom çadırı kurdu.Tom pitched the tent while Mary started the fire.
Tom bir taş aldı ve Mary'ye fırlattı.Tom picked up a stone and threw it at Mary.
Tom Mary için bazı pembe çiçekler topladı.Tom picked some pink flowers for Mary.
Tom Mary'nin okuması için ilginç bir kitap çıkardı.Tom picked out an interesting book for Mary to read.
Tom İstasyondan Mary'yi aldı.Tom picked Mary up at the station.
Tom Mary ile kavga çıkardı.Tom picked a fight with Mary.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom Mary'yi partiye gitmesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to go to the party.
Tom kendisiyle çıkması için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary to go on a date with him.
Tom Mary'yi fikrini değiştirmesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to change her mind.
Tom tekrar denemesi gerektiği konusunda Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary that she should try again.
Tom gitmemesi için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary not to go.
Tom Mary'yi tek başına yüzmeye gitmemesi konusunda ikna etti.Tom persuaded Mary not to go swimming by herself.
Tom pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.Tom peeped in the window and saw that Mary was still sleeping.
Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom passed by Mary's house the day before yesterday.
Tom arabasını Mary'nin evinin arkasına park etti.Tom parked his car behind Mary's house.
Tom Mary'nin köpeğinin bir resmini yaptı.Tom painted a picture of Mary's dog.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod