manzarayı ile cümle
manzarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Pilot manzarayı detaylı olarak açıkladı.The pilot described the scene in detail.
Manzarayı görmelisin.You should see the sight.
Tepenin zirvesinden manzarayı inceledik.We surveyed the view from the top of the hill.
Bu ağaçlardan dolayı manzarayı göremiyoruz.We can't see the view because of these trees.
Manzarayı gördüğümde gözlerim doldu.When I saw the sight, tears came into my eyes.
Ditatörün devrilmesi siyasi manzarayı alt üst edecek.Dictator's fall will upend political landscape.
Manzarayı seviyorum.I like the view.
Şu ağaçlar manzarayı örtüyor.Those trees hide the landscape.
Ben Shinkansen'den görüntülenebilir manzarayı seviyorum.I love the scenery viewable from the Shinkansen.
Ben Shinkansen'den manzarayı seviyorum.I love the view from the Shinkansen.
Mülteci krizi Almanya'da siyasi manzarayı sarsabilir.The refugee crisis could shake up the political landscape in Germany.
Benim balkonumdan manzarayı seviyorum.I love the view from my balcony.
Ben bu manzarayı seviyorum.I like this landscape.
O, tüm manzarayı dağın tepesinden görebiliyordu.He could see the entire landscape from the top of the mountain.
Diktatörün devrilmesi siyasi manzarayı altüst edecek.The dictator's fall will upend the political landscape.
Şehirli elbiseleri içindeki iki adam ve bir kadın manzarayı izlemektedir.Two men and a woman in town clothes gaze in wonder at the view.
Yani, faydalı bir manzarayı yemeyi bekleyemezsiniz.I mean, you can't expect to eat an adaptively beneficial landscape.
Yeni bir mekana geldiğiniz, yeni bir manzarayı gördüğünüzde belirli bir bakış açınız oluyor.And as you come to a new valley, as you come to a new landscape, you have a certain view.
Ve bu 30 km'de manzarayı nasıl göreceğim.This is what the view is going to be like at 90,000 feet for me.
Hey, ara verip şu manzarayı görmeye gelmelisiniz. Vay canına.Hey, you guys should take a break and come up and see this.
Bari çözün de manzarayı seyredereyim.I had a great spot picked out there.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.And I see the same picture, but from the opposite side.
Suçlamalar ve inkârlar tam hızla devam ederken, siyasi manzarayı bir nevi isteri sarmış durumda.With accusations and denials flying, a kind of hysteria has taken hold of the political landscape.
Kayalık vahşi dağlar ve bunların içinden akan sular manzarayı nefes kesici kılıyor.The rocky, wild mountains and the waters that run through them make the view breathtaking.
Ancak Gaşi, bunların iç siyasi manzarayı etkileme olasılığının düşük olduğunu ileri sürdü.Gashi, however, said, they are unlikely to affect the domestic political situation.
Manzarayı "Atlantik'in doğusuna bakan güzel bir manzara" olarak nitelendirdi.He described the view as "a beautiful sight, looking eastward across the Atlantic".
Morro de Arica 'da (260 m) bütün şehir üzerinde güzel bir manzarayı elde etmek mümkündür.Vom Morro de Arica (260 m) hat man eine schöne Aussicht über die gesamte Stadt.
Şehirli elbiseleri içindeki iki adam ve bir kadın manzarayı izlemektedir.Zwei Männer in kostbarer Kleidung betrachten die Szene.
Le Havre'dan bir manzarayı yansıtan İzlenim: Gün doğumu.Y est notamment présenté un paysage du port du Havre : Impression, soleil levant.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Мария Анна Виктория страдала депрессией из-за того, что считала себя некрасивой.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Quando Maria Antonieta recebeu a notícia, desmaiou de dor.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Marie Antoinette leed daar erg onder.
Golf oynamasanız bile bu manzarayı görmelisiniz.För golftermen match, se matchspel.
Özellikle yaz aylarında insanlar sırf manzarayı görmek için bu tepeye çıkarlar.Besökare använder på sommaren en utbyggd vandringsled till toppen.
Kim bu manzarayı izlerken Edward yanlışlıkla Kim'in eline zarar verir.Színmélység beállítása Michael saját arcszínén kísérletezik ezen lehetőséggel.
Saçları rüzgarda dalgalanmakta olan adam, kalın bir sis örtüsüyle kaplı olan göz alıcı manzarayı izlemektedir.Hans hår blæser i vinden, og han stirrer ud over et landskab, der er dækket af en tyk tåge.
Golf oynamasanız bile bu manzarayı görmelisiniz.For å lese om Fotballklubben Mjølner, se det.
Özellikle yaz aylarında insanlar sırf manzarayı görmek için bu tepeye çıkarlar.Pada musim panas, lembah ini menjadi daerah untuk melakukan pendakian.
Kim bu manzarayı izlerken Edward yanlışlıkla Kim'in eline zarar verir.Sau đó Edward đâm hắn chết trước sự chứng kiến của Kim.
Saçları rüzgarda dalgalanmakta olan adam, kalın bir sis örtüsüyle kaplı olan göz alıcı manzarayı izlemektedir.男は髪を風にたなびかせ、厚い雲海に覆われたまぶしい風景を見つめている。
Özellikle yaz aylarında insanlar sırf manzarayı görmek için bu tepeye çıkarlar.또한, 여름에는 등산을 하러 사람들이 관광을 온다.
Golf oynamasanız bile bu manzarayı görmelisiniz.За други значения вижте Златна топка.
Şehirli elbiseleri içindeki iki adam ve bir kadın manzarayı izlemektedir.Pokazuju se slike jednog muškarca i jedne žene kako šetaju po gradu.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.A vidím pred sebou ten istý obraz, ale z opačnej strany.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından. Dünyayı gösteren bir uydu fotoğrafı.И вижу ту же картинку, но с противоположной стороны — картинку, сделанную со спутника.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.Et je vois la même image, mais du côté opposé.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.E vedo la stessa immagine, ma dall'altro lato.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.그리고, 똑같은 사진을 보고 있습니다. 하지만 정반대편에서 바라봅니다
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.Și văd același tablou, dar din sens opus.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.Und ich sehe dasselbe Bild, aber von der anderen Seite.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.Widzę te same zdjęcia, ale z drugiej strony.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.Y veo la misma imagen, pero desde el bando opuesto.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.Βλέπω την ίδια εικόνα, από την ανάποδη.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.И виждам същата картина, но от противоположната страна.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.ואני רואה את אותה התמונה מהכיוון ההפוך
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.وأنا أرى نفس الصورة، لكن من الجهة الأخرى.
Aynı manzarayı görüyorum ama ters tarafından.地球を見下ろす衛星画像です
Bari çözün de manzarayı seyredereyim.Aku ada tempat yang bagus di luar.
Bari çözün de manzarayı seyredereyim.A miałem tam świetne miejsce.
Bari çözün de manzarayı seyredereyim.Daarnet had ik 'n mooi uitzicht.
İlgili Sayfalar