manzarası ile cümle

manzarası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.水が汚されるのを目の当たりにしました 山が空っぽになると
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Ezeket a háromszög alakú erkélyeket a megrendelőnk Leonardo Dicaprio erkélynek nevezte.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Il surplombe une étendue de balcons triangulaires que notre client nomme le balcon à la Leonardo Dicaprio.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.삼각형 타입의 발코니들의 전경으로 건축주는 "레오나르도-디카프리오 발코니"라 부릅니다.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Op het landschap van driehoekige balkons die onze klant de Leonardo DiCaprio balkons noemde.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Ponad akúsi krajinu trojuholníkových balkónov, ktorú náš klient nazval "balkón Leonarda Dicapria".
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Qua các ban công hình tam giác mà khách hàng của chúng tôi đã gọi là ban công Lenoardo Dicaprio.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Sobre una paisaje de balcones triangulares que nuestro cliente denominó el balcón de Leonardo DiCaprio.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Über diese "Landschaft" dreieckiger Balkone, die unser Klient "Leonardo-DiCaprio-Balkone" nannte.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.Към нещо като пейзаж от триъгълни балкони, които нашият клиент нарече балкони "Леонардо Ди Каприо"
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.מעבר לנוף הזה של מרפסות משולשות שהלקוח שלנו כינה מרפסת ליאונרדו דיקפריו.
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.من خلال هذا المنظر من الشرفات المثلثة التي سماها زبوننا شرفة ليوناردو دي كابريو
Müşterimizin Leonardo Dicaprio adını verdiği üçgen balkonların manzarası.三角形のバルコニーからの眺めです それがこのような垂直の裏庭を形作っています
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Cele două peisaje deșertice sunt identice din punct de vedere fizic.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Chcę, żebyście zauważyli, że te dwie scenerie są fizycznie identyczne.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Ich möchte, dass Sie zuerst erkennen, dass diese zwei Wüstenszenen physikalisch die gleichen sind.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Jeg vil have I først lægger mærke til at de to ørkenscener er fysisk ens.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Je veux d'abord que vous remarquiez que ces deux scènes de désert sont physiquement identiques.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.여기 똑같은 사막 사진이 두장 있지요.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Nejdříve chci, abyste si uvědomili, že tyto dva záběry pouště jsou fyzicky stejné.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Notera att ökenbilderna är likadana.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Prima di tutto voglio farvi notare che queste due scene desertiche sono fisicamente le stesse.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Primeiro, reparem que aquelas duas cenas de deserto são fisicamente iguais.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Primero quiero que se den cuenta de que esas dos escenas del desierto son físicamente iguales.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Prosím, všimnite si, že tieto dva obrazy púšte sú fyzicky rovnaké.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Saya ingin Anda perhatikan terlebih dahulu bahwa kedua gambar gurun di atas ini sama.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Ten eerste wil ik dat jullie zien dat deze twee woestijnlandschappen fysiek hetzelfde zijn.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Tôi muốn bạn thấy rằng hai cảnh sa mạc này hoàn tòan giống nhau.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Vegyék észre először is, hogy ez a két sivatagi kép fizikailag ugyanaz.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Αρχικά, θα ήθελα να παρατηρήσετε ότι αυτές οι δύο εικόνες της ερήμου είναι ίδιες.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Искам първо да забележите, че тези две пустинни сцени са физически еднакви.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Прошу вас для начала убедиться, что эти два пейзажа пустыни физически идентичны.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.Спершу ви маєте помітити, що ці два фото пустелі фізично ідентичні.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.הייתי רוצה שתשימו לב לכך ששתי סצנות המדבר זהות לחלוטין.
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.أريد أولا أن أنوه لكم ان هذه عبارة عن مشهدين متشابهين تماما لصحراء
Öncelikle bu iki çöl manzarasının fiziksel olarak aynı olduğunuzu görmenizi istiyorum.互いを反転させただけのものです
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Aber alle Orte, an denen wir stecken blieben, hatten eine großartige Aussicht.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Ale výhľady z miest, kde sme sa zasekli, sú veľkolepé.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Dar toate locurile în care rămânem blocaţi au privelişti minunate.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.De az összes helyről, ahova beragadunk, gyönyörű a kilátás.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Jednak wszędzie, gdzie się wpakujemy, są piękne widoki.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.하지만 우리가 있던 곳의 경관은 참 대단했습니다.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Maar elke plek waar we vast komen te zitten, heeft een prachtig uitzicht.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Ma, in effetti, tutti i luoghi in cui ci impantaniamo donano viste splendide.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Mais tous les endroits dans lesquels nous restons coincés ont vraiment de belles vues.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Mas todos os locais onde nos encontramos emperrados têm vistas ótimas.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Nhưng tất cả những nơi mà chúng tôi bị mắc kẹt thật sự có khung cảnh rất tuyệt.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Pero todos los lugares en que quedamos atrapados tienen muy buenas vistas.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Αλλά όλα τα μέρη στα οποία "κολλάμε" έχουν πραγματικά υπέροχα τοπία.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Але всі ті місця, в яких ми застрягали, мали чудові, дивовижні краєвиди.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Но всички места, в които сме засядали, имаха наистина прекрасни гледки.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Однако где бы мы не застревали, это всё прекрасные, живописные места.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.אבל בכל המקומות בהם אנחנו נתקעים יש נוף מהמם.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.ولكن كل الامكان التي علقنا فيها .. قدمت لنا مشاهد رائعة
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.ちょうど このライオンたちがやって来たので
Şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim..Agora, quando eu disser, fixem o ponto entre as duas cenas de deserto.
Şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim..Ahora, cuando yo les diga, quiero que miren al punto que hay entre las dos escenas del desierto.
Şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim..Când vă spun eu, să vă uitați fix la punctul dintre cele două deșerturi.
Şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim..Giờ khi tôi gọi, tôi muốn bạn nhìn vào điểm giữa hai sa mạc.
Şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim..자, 제가 신호를 보내면 여러분의 시선을 사막사진 중앙에 있는 점으로 옮겨주세요.
İlgili Sayfalar