mantar ile cümle
mantar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Size, mantarların sunabileceği 6 çözümden bahsetmek istiyorum.ברצוני להציג בפניכם מערכת של שש תמיסות מיקולוגיות,
Size, mantarların sunabileceği 6 çözümden bahsetmek istiyorum.أريد أن أقدم لكم مجموعة ٦ حلول فطرية
Size, mantarların sunabileceği 6 çözümden bahsetmek istiyorum.菌類を使った 菌糸体をベースにした方法です
Soğan, sarımsak, pırasa, frenksoğpanı, arpacık soğan, mantar ve kuşkonmaz.Cebollas, ajos, puerros, chalota y también lo son los hongos y espárragos.
Soğan, sarımsak, pırasa, frenksoğpanı, arpacık soğan, mantar ve kuşkonmaz.בצל, שום, כרישה, שום העירית, בצלצלי שאלוט וגם פטריות ואספרגוס.
Soğan, sarımsak, pırasa, frenksoğpanı, arpacık soğan, mantar ve kuşkonmaz.また あなた方には皿に山盛り(3カップ分)の
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?C'è una cosa -- quanti di voi hanno sentito parlare dei "Temporary Store"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?¿Cuántos de ustedes han oído acerca de tiendas "pop-up"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Da gibt es etwas - wie viele von Ihnen haben schon etwas über Pop-Up-Stores gehört?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?E un fenomen mai nou -- câți oameni de aici au auzit de magazine sau prăvălii apărute pe neașteptate?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu? Harika.Mas há uma coisa: quantas pessoas aqui já ouviram falar de lojas ou compras "pop-up"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Hoeveel van jullie kennen het fenomeen pop-up winkels?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Il y a ce truc -- combien de gens ici ont entendu parler des magasins ou des boutiques pop-up?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Jak wiele z was słyszało o pop-up shops?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?이런 것이 있습니다. 여기 있는 여러분 중 얼마나 많은 분들이 팝업 스토어나 팝업 샵에 대해서 들어봤나요?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Něco se už děje - kolik z vás tady už slyšelo o pop-up stores [dočasných prodejnách]?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Дело вот в чем -- кто из присутствующих слышал что то о магазинах и распродажах "на один день"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?И се появява това нещо - колко от вас тук са чували за pop-up (временни) магазини?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?יש את הדבר הזה - כמה אנשים כאן שמעו על חנויות פופ-אפ (Pop-up)?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?هذا الشئ موجود -- كم شخص هنا قد سمع بمصطلحي محلات "بوب أب" و متاجر "بوب أب"؟ (موسمية)
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?ポップアップ・ストアをご存知ですか? たくさんいますね 私はこれが大好きです
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Assim que esteja pronto, planeio integrar os Infinity Mushrooms numa série de objectos.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Až to dokončím, mám v plánu vložit Nesmrtelné houby do nejrůznějších věcí.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Hogyha elkészül, számos tárgyba tervezem beépíteni az Örök Gombát.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Keď to bude hotové, plánujem Nekonečnú hubu integrovať do mnohých objektov.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.일단 완성되고 나면 저는 인피니티 머쉬룸을 몇 가지 물건들과 융합하려고 합니다
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Một khi nó được hoàn thiện, tôi dự định hợp nhất Loài Nấm Vô Cùng thành một một số đồ vật.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Odată desăvârşită, plănuiesc să integrez Ciuperca Infinităţii în câteva obiecte.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Po zakończeniu pracy nad projektem planuję wykorzystać Grzyby Infinity na różne sposoby.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Setelah ini selesai, saya berencana untuk mengintegrasi Jamur Infinity ke dalam beberapa objek.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Sobald er fertig ist, will ich den Unendlichkeitspilz in eine Anzahl von Objekten integrieren.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Una vez finalizado, planeo integrar los hongos Infinity en algunos objetos.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Una volta completato, ho intenzione di integrare i Funghi 'Infinity' in diversi oggetti.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Une fois achevé, je projette d'intégrer les Champignons d'Infinité dans un certain nombre d'objets.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Όταν ολοκληρωθεί σκοπεύω να ενσωματώσω το Αιώνιο Μανιτάρι σε μία σειρά από αντικείμενα.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Как только грибы бесконечности будут готовы к использованию, я планирую применить их в нескольких вещах.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Коли я завершу свій проект, я планую використати Гриби Вічності в кількох речах.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.След като завърши, планирам да интегрирам Гъбите Infinity в различни обекти.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.ברגע שזה יושלם, אני מתכננת לשלב את פטריית האינסוף לתוך מספר אובייקטים.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.بمجرد أن تكتمل، لدي خطة لدمج الفطراللامتناهي في عدد من المواضيع.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.インフィニティ・キノコをいろいろな物と合わせるつもりです まずはキノコの胞子が
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.버섯과 전기가 통하는 테이프와 풀 등을 이용해서 오르간을 만들었어요.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.Użyła trochę elektrycznej taśmy i gorącego kleju
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.הכינה אורגן מפטריות שגדלות בטאיוואן וקצת סרט חשמלי ודבק חם.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.صنعت اورقان عش الغراب (فطر) من اعشاش غراب من تايوان و شريط كهرباء و بعض الصمغ الساخن.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.「キノコ・オルガン」を作りました プロのデザイナーも これを使って
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.길러나가고 싶었습니다 그래서 저는 디컴피너츠(Decompinauts)라고 불리는 사람들의 그룹인
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.בדיוק כמו את הפטריות, אז הקמתי את אגודת הדיקומפיקאלצ'ר,
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.مثل الفطر، لذا قمت بتشكيل مجتمع الكائنات المتحللة،
Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.そこで「腐敗微生物培養会」という 腐敗微生物培養家のグループを結成しました
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.A fehér szarvasgomba varázsa az aromában van.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Čar belih tartufov je v njihovi aromi.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Dan aroma truffle putih sangat menggiurkan.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.De charme van witte truffels zit in hun aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.El encanto de las trufas blancas reside en su aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Iar şarmul trufelor albe constă în aroma lor.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Il fascino del tartufo bianco sta nel suo aroma.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.흰 송로버섯의 매력은 특유의 향에 있었습니다.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.Le charme des truffes blanches est dans leur arôme.
Trüf mantarının büyüsü kokusunda.O encanto das trufas brancas reside no seu aroma.