mantar ile cümle
mantar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.Vì thế nấm và thể sợi tách riêng cacbon dioxit ra dưới dạng canxi oxalat.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.Więc grzyby i grzybnia zagrabiają dwutlenek węgla w formie szczawianów wapnia.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.Επομένως οι μύκητες και το μυκήλιο απομονώνουν το διοξείδιο του άνθρακα με τη μορφή οξαλικού ασβεστίου.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.Така че гъбите и мицелът поглъщат въглеродния диоксид под формата на калциеви оксалати.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.Так, грибы и мицелий отделяют диоксид углерода в форме оксалата кальция.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.אם כך, הפטריות והתפטיר מבודדות פחמן דו חמצני בצורה של סידן אוקסלט.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.إذا الفطريات و الميسيليوم تقوم بعزل ثاني أكسيد الكربون على شكل أكسالات الكالسيوم
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.シュウ酸カルシウムの形で 二酸化炭素が分離されます 他のシュウ酸塩も
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Champignons en lotus bladeren met rijst, kool salade, en omija thee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ciuperci si frunze de lotus peste orez, salata de varza si ceai de omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Cơm rang nấm và ngó sen, sa lát bắp cải và trà Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue et du thé Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Funghi e riso con foglie di loto sopra, insalata di cavolo e tè omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Nasi berlauk jamur dan daun lotus, salad kol dan teh omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Pilze und Lotus Blätter auf den Reis,Kohl gesalzt und Omija Tee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ryż z grzybami i liśćmi lotosu, sałatka z kapusty, i herbata omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Svamp coh lotus blad över ris, vitkåls sallad och omija te
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Μανιτάρια και ρύζι με φύλλα λωτού από πάνω, σαλάτα λάχανο και τσάι όμιτζα.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ггрибы, рис в листьях лотоса, капустный салат и чай с лимонником.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.مشروم ولوتس فوق الارز..سلطه ملفوف وشاي اوميجا
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.グリルチキンに緑茶 トッポッキと野菜を
Mantar... yok, değil mi?Der er ingen ... fodsvamp, håber jeg.
Mantar... yok, değil mi?Du har ingen...fotsvamp, hoppas jag.
Mantar... yok, değil mi?Ei kai tässä ole jalkasientä?
Mantar... yok, değil mi?Isto não... não tem pé de atleta, certo?
Mantar... yok, değil mi?Nie masz grzybicy, co?
Mantar... yok, değil mi?No habrá hongos, ¿no?
Mantar... yok, değil mi?Non ci saranno tracce di micosi del piede?
Mantar... yok, değil mi?Μήπως έχεις δερματοφύτωση;
Mantar... yok, değil mi?А там нет... никакой кожной инфекции?
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Bahkan ada mie jamur pinus dan potongan tiram!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Ci sono anche il fungo di pino e i noodle tritati con le ostriche.
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Có mì nấm và hàu xắt nhỏ!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Da sind sogar Kieferpilze und Auster gehackte Nudeln!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Det er endda champignon og hakkede østers nudler!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Det finns även gals svamp och ostron hackade nudlar!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Er zijn zelfs champignons en oester gehakte noedels!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Il y a même des champignons de pin et des nouilles hachées aux huîtres.
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Oh tu są nawet nuddle grzybowe i z posiekanych ostryg!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Sunt chiar si ciuperci de pin si taietei cu stridii!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Υπάρχουν μέχρι και μανιτάρια από πεύκο και ψιλοκομμένα νούντλς με στρείδια!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Здесь даже есть лапша с сосновым грибом и рублеными устрицами!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Има даже лълцани нудълс с рижики (вид гъби) и стриди!
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!יש אפילו נודלס עם פטריות וצדפות קצוצות
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!هناك شعيريه فطر الصنوبر وحتى المحار المفروم !ـ
Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!この時期は牡蠣が最高ですよ
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Forestil dig, at du sidder på en båd på havet, og kigger på en korkprop der bopper op og ned.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Imaginaţi-vă pe o barcă în ocean, privind un dop de plută mişcându-se în sus şi-n jos pe apă.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Imaginem que estão sentados num barco no oceano, a ver uma rolha a subir e a descer na água.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Imaginen que están sentados en un bote en el océano, mirando un corcho subir y bajar en el agua.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Imaginez vous dans un bateau sur l'océan, à regarder un bouchon monter et descendre.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Képzeld el, hogy egy csónakban ülsz, és figyeled, ahogy egy dugó föl-le mozog a tenger vizén.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.바다에서 배에 앉아서 물위를 위 아래로 움직이는 코르크 마개를 보고 있다고 상상해보세요.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Stel je voor: je zit in een boot op de oceaan en je ziet een kurk op en neer dobberen in het water.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Stell dir vor, du sitzt auf einem Schiff im Meer und beobachtest einen Korken, der auf und ab wippt.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Tưởng tượng bạn ngồi trên chiếc thuyền giữa biển, nhìn cái nút bần nổi bập bềnh.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Wyobraź sobie, że siedzisz w łodzi na oceanie, oglądając korek podskakujący w górę i dół na wodzie.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Φανταστείτε ότι είστε σε ένα καράβι στον ωκεανό και βλέπετε ένα φελό να κυματίζει πάνω-κάτω στο νερό.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Представете си, че седите в лодка в океана, гледайки коркова тапа да се клатушка нагоре-надолу във водата.
Okyanusta bir bot üzerinde oturduğunuzu, bir mantar tıpanın suya girip çıkışını izlediğinizi hayal edin.Представьте, что вы сидите в лодке посреди океана, наблюдая, как поплавок тонет и всплывает в воде.