mani ile cümle

mani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Erken gelmene ne mâni oldu?What prevented you from coming earlier?
Konsere gelmene ne mani oldu?What prevented you from coming to the concert?
Bu manıkları kedileri sevenlere vereceğim.I'll give these kittens to whoever likes cats.
Taşı bir manivela vasıtasıyla kaldırdılar.They lifted the rock by means of a lever.
Hastalık, Jim'in toplantıya katılmasına mâni oldu.Illness prevented Jim from attending the meeting.
Hastalık, onun toplantıya katılmasına mâni oldu.Illness prevented him from attending the meeting.
Sis uçakların havalanmasına mâni oldu.The fog prevented the planes from taking off.
Manila, Japon askerlerine düştü.Manila fell to Japanese troops.
Sana mâni olmuyorum, değil mi?Am I in your way?
Manila ve Filipinler'in büyük kentleri dışında, insanlar fazla İngilizce konuşmazlar.Outside Manila and the big cities of the Philippines, people don't speak much English.
Kim mani olabilir ki?Who can prevent it?
Ben sana mâni olmayayım.Don't let me stop you.
Ben size mâni olmayayım.Don't let me stop you.
Bu sana mâni olmasın.Don't let that stop you.
Bu size mâni olmasın.Don't let that stop you.
Biz sana mâni olmayalım.Don't let us stop you.
Biz size mâni olmayalım.Don't let us stop you.
Beni manipüle etmeyi deneme.Don't try to manipulate me.
Bunun manidar olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's significant?
Mary bir manikürcü.Mary is a manicurist.
Manila nerede?Where is Manila?
Geçen ay Manila'ya gittik.Last month we went to Manila.
Tom Mary'ye bir manila klasörü verdi.Tom handed Mary a manila folder.
Manila uçuşları ne zaman devam edecek?When will flights to Manila resume?
Benim bir yüz, bir manikür ve bir pedikürüm var.I got a facial, a manicure and a pedicure.
Tom Mary'ye küçük bir manila zarf uzattı.Tom handed Mary a small manila envelope.
Mary mükemmel şekilde manikürlü tırnaklarını saçının içinden geçirdi.Mary ran her perfectly manicured nails through her hair.
Mary bir manikürcüde çalışıyor.Mary works at a nail salon.
O benim için manidar oldu.It meant something to me.
O beni manipüle etmeye çalıştı.He tried to manipulate me.
Tom kapıyı manivela ile açmaya çalışıyor.Tom is trying to pry open the door.
En son ne zaman manikür yaptırdın?When was the last time you got a manicure?
Tom küfürlü ve manipülatif.Tom is abusive and manipulative.
Bu kapıyı manivela ile açabilip açamayacağımızı görelim.Let's see if we can pry this door open.
Bu manidar olmak zorunda.This has got to mean something.
Biri bu pencereyi manivela ile açmaya çalışıyor gibi görünüyor.It looks like somebody was trying to pry open this window.
Tom FBI tarafından manipüle edildiğinin gittikçe farkına vardı.Tom became increasingly aware that he was being manipulated by the FBI.
Yabancılar gizli bir manipülasyonla dünyadaki büyük bir savaşı önledi.Aliens prevented a major war on Earth by hidden manipulation.
Mary'nin elleri her zaman iyi manikürlüdür.Mary's hands are always well-manicured.
O, geçen hafta Manila'ya gitti.He left for Manila last week.
Onun manikürlü tırnaklarını sevdim.I loved her manicured nails.
Tom manik depresif.Tom is bipolar.
Ben manipüle edilmem.I can't be manipulated.
Tom Mary'nin manivela ile kapıyı açmasına yardım etti.Tom helped Mary pry open the door.
Tom kapıyı manivela ile açtı.Tom pried open the door.
Bir kukla manipüle edildiğini bilmiyor.A puppet doesn't know that it is being manipulated.
Tom insanları manipüle etmeye alışkındır.Tom is used to manipulating people.
Tom son derece manipülatiftir.Tom is extremely manipulative.
Dania manipülatif bir kadındı.Dania was a manipulative woman.
Mary bana manikür yaptı.Mary gave me a manicure.
Beni manipüle ediyorsun.You've been manipulating me.
Leyla usta bir manipülatördü.Layla was a master manipulator.
Tom seni manipüle etmeye çalışıyor.Tom is trying to manipulate you.
Tom, Mary'nin olduğu kadar manipülatif değil.Tom isn't as manipulative as Mary is.
Tom sadece seni manipüle etmeye çalışıyor.Tom is just trying to manipulate you.
Sami kadınları manipüle edebiliyordu.Sami was able to manipulate women.
Sami manipüle edildi.Sami was manipulated.
Sami çimlerine manikür yapmaktan hoşlandı.Sami liked to manicure his lawn.
Sami, Leyla'nın manipülasyonunun bir kurbanıydı.Sami was a victim of Layla's manipulation.
Bizi manipüle etmeye çalışma.Don't try to manipulate us.
İlgili Sayfalar