man ile cümle
man kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir manken olduğunu bilmeliydim.I should've known you were a model.
Sanırım o mantıklı olabilir.I think that might be wise.
Sanırım o mantıklı olacaktı.I think that would be wise.
Sanırım o mantıklı.I think that's wise.
Onun mantığı hiçbir şekilde savunulabilir değil.His logic is in no way defensible.
Onun mantığı herhangi bir şekilde savunulamaz.His logic cannot be defended in any way.
Her şey mantıklı.Everything is logical.
Ben hiç zehirli mantar yemedim!I have not eaten any poisonous mushrooms!
Bu senin mantığın.That is your reasoning.
Otelin manzarası çok güzeldi.The view from the hotel was very beautiful.
Yalnızca Mandarin değil, Şangayca da konuşabilir.Not only can he speak Mandarin, but Shanghainese as well.
Biri bana bu soru için mantıklı bir cevap verebilir mi?Can someone give me a sensible answer to this question?
Sorunuz mantıksız.Your question is illogical.
Manhattan New York'ta en iyi bilinen ilçedir.Manhattan is the best-known borough in New York.
Tom jaluzileri açtı ve manzaraya baktı.Tom opened the venetian blinds and looked out at the view.
Ben tamamen mantıklı bir açıklaması olduğuna eminim.I'm sure there's a perfectly reasonable explanation.
Bunun için mantıklı bir açıklama olduğuna eminim.I'm sure there's a reasonable explanation for this.
Tom mantarı şarap şişesine geri koydu.Tom put the cork back into the wine bottle.
Ben mantıklı bir açıklaması olduğundan eminim.I'm sure there's a reasonable explanation.
Bunun hakkında mantıklı olmak zorundasın.You've got to be reasonable about this.
Tom'un mantığa kulak vereceğinden eminim.I'm sure Tom will listen to reason.
Ben hiç ani manevra yapmazdım.I wouldn't make any sudden moves.
Tom Mary'ye bir manila klasörü verdi.Tom handed Mary a manila folder.
Ben mantıksız olmuyorum.I'm not being unreasonable.
Tom kapının mandalını açtı.Tom unlatched the door.
Tom mantıklı ol.Tom, be reasonable.
Sen mantıklıydın.You were sensible.
Bu pirinç ocağı bulanık mantık kullanır.This rice cooker uses fuzzy logic.
Süper iletken mıknatıslar, yoğun manyetik alanlar üretebilir.Superconducting magnets can produce intense magnetic fields.
Manuel mi yoksa otomatik vites mi kullanıyorsun?Do you drive a manual or automatic?
Bu, bilgisayar mantığı üzerine bir kitap.It's a book on computer logic.
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Mantolarımız nerede?Where are our coats?
Her rengin bir manası var.Every colour has a meaning.
Mantıklı olmaya çalışıyorum.I'm trying to be reasonable.
Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.Living the kind of life that I live is senseless and depressing.
Dürüst olmak gerekirse, o mantıklı bir kişidir.To be fair, he is a sensible person.
Onlar manastır bahçelerini ziyaret etti.They visited the monastery gardens.
Mantıklı bir şey yapacağım.I'll do anything within reason.
İnsanlar Tom 'a manyetik olarak çekilmiş gibi görünüyor.People seem to be magnetically attracted to Tom.
Tom'un mantığını izleyemiyorum.I can't follow Tom's logic.
Kanton ve Mandarin arasında ne fark var?What's the difference between Cantonese and Mandarin?
Tom bir kontrol manyağı.Tom is a control freak.
Şimdi her şey mantıklı geliyor.Everything makes sense now.
Ben genellikle yaptığım tatlıya mango koyarım.I usually put mangoes in the dessert that I make.
Hiç mavi mango yoktur.There is no blue mango.
Manila uçuşları ne zaman devam edecek?When will flights to Manila resume?
Sincaplar böcekler ve mantarların yanı sıra tohumlar ve fındıklar da yer.Squirrels eat seeds and nuts, as well as insects and mushrooms.
Köprüden hoş bir manzara var.There's a lovely view from the bridge.
Şimdi Matsutake mantarlarının mevsimi bu yüzden onlar ucuz.Matsutake mushrooms are in season now so they are cheap.
Portakallar mandalinalardan daha büyüktür.Oranges are bigger than tangerines.
Mandalina portakaldan daha küçüktür.Tangerines are smaller than oranges.
Öncelikle mangalı bodrumdan bahçeye taşımak zorundayız.First we have to carry the barbecue from the cellar out into the garden.
Benim bir yüz, bir manikür ve bir pedikürüm var.I got a facial, a manicure and a pedicure.
Artık burada buna katlanamıyorum. Bir manzara değişikliğine ihtiyacım var.I can't stand it here any longer. I need a change of scenery.
Tatoeba'ya şu andan itibaren yalnızca mantıklı cümleler göndereceğim.From now on, I'll only submit sensible sentences to Tatoeba.
Tom dişleriyle şişenin mantarını çıkardı.Tom uncorked the bottle with his teeth.
Bu mantıksız değil, değil mi?That's not unreasonable, is it?
Her rahibe manastırının kendi kuralları vardır.Every nunnery has its own rules.