man ile cümle

man kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Manzaraları görmek için geldim.I've come to see the sights.
Pencereden dışarı manzaraya baktım.I gazed out of the window at the landscape.
Nara manzaralarını seyredeceğim.I am going to see the sights of Nara.
Onun konuşması bana göre mantıksızdı.His speech made no sense to me.
Benim mantıklı bir insan olmam gerekiyor.I'm supposed to be sensible human.
Benim mantıklı bir insan olmam bekleniyor.I'm supposed to be sensible human.
Gelecek hafta Londra'nın manzaralarını göreceğim.I'm going to see the sights of London next week.
Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.We admired the beauty of the scenery.
Tepenin zirvesinden manzarayı inceledik.We surveyed the view from the top of the hill.
Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.We stood looking at the beautiful scenery.
Trafik kazasının olay yeri korkunç bir manzaraydı.The scene of the traffic accident was a horrible sight.
Manzara Batı Virginia'nın uzak bir kesimindeki küçük bir dağ köyüydü.The scene was a tiny mountain village in a remote section of West Virginia.
Yeni kürk mantolar vitrinde sergilendi.The new fur coats were displayed in the window.
İnsan mantıklı bir varlıktır.Man is a rational being.
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Benim ayak mantarım var ve çok kaşıntılı.I have athlete's foot and it's very itchy.
O, o kadar sarhoştu ki onun açıklaması mantıklı gelmedi.He was so drunk that his explanation did not make sense.
Ben sana manevi destek vereceğim.I'll give you moral support.
Pencereden güzel bir deniz manzaramız var.We have a good view of the sea from the window.
Büyük bir direk göl manzarasını engelliyor.A large pillar obstructs the view of the lake.
Herkes buradan manzaranın güzel olduğunu söylüyor.Everyone says the view from here is beautiful.
İyi manzaralı bir oda istiyorum.I'd like a room with a good view.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.They will go to the woods to pick mushrooms, weather permitting.
Elektrik akımı manyetizma oluşturabilir.An electric current can generate magnetism.
Keşişler manastırlarda tenis oynarlardı.Monks used to play tennis in monasteries.
Japonya manzara güzelliğiyle ünlüdür.Japan is famous for her scenic beauty.
Onun söylediği hiç mantıklı değil.What he says makes no sense at all.
Söylediği mantıklı değil.What he is saying doesn't make sense.
Onun söylediği bana mantıklı görünüyor.What he says sounds very sensible to me.
Onun görüşü oldukça mantıklı.His view is quite logical.
Görüşünde bir mantık bulamıyorum.I find no logic in his argument.
Onun tartışması çok mantıklı değil.His argument was far from rational.
Onun söylediği bana göre mantıklı değil.What he said doesn't make sense to me.
O mantıklıdır.He makes sense.
Onun söylediği mantıklı değil.What he is saying does not make sense.
Onun fikri hiç mantıklı değil.His idea doesn't make any sense at all.
Onun açıklaması hiç mantıklı değil.His explanation doesn't make sense at all.
Onun tavsiyesi her zaman mantıklı.His advice is always very sensible.
Onun cevabı mantıklıydı.His reply was logical.
Onun mantığının gücüne direnemedik.We could not resist the force of his logic.
Onun argümanı mantıklı idi.His argument was logical.
Ben onun mantığını takdir edemem.I cannot appreciate his logic.
O, Mandarin dilini konuşmada büyük ilerleme kaydetti.He has made great progress in speaking Mandarin.
Güzel manzaranın bir resmini çekti.He took a picture of the beautiful landscape.
O, açık ara farkla en mantıklıdır.He is by far the most sensible.
Daha mantıklı olması için ikna edildi.He was persuaded to be more sensible.
O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.He rented a room on the top floor in order to enjoy a good view.
O, sıklıkla manzara resmi yapar.He often paints landscapes.
Bütün dikkatimi dışarıdaki manzaraya yöneltti.He addressed my full attention to the landscape outside.
Manzara araştırırken tepede durdu.He stood on the hill surveying the landscape.
O ona yeni bir manto yaptı.He made her a new coat.
Onun mantıklı olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think he's sensible?
Tepeden güzel manzaraya hayran kaldılar.They admired the fine view from the hill.
Taşı bir manivela vasıtasıyla kaldırdılar.They lifted the rock by means of a lever.
Onlar güzel manzaraya hayran kaldı.They admired the lovely scenery.
Onlar aileleri ile birlikte Kyoto manzaralarını gördü.They saw the sights of Kyoto with their family.
Onlar Kyoto'nun manzaralarını seyrediyorlar.They are seeing the sights of Kyoto.
Onlar ona hem maddi hem de manevi destek verdiler.They gave him both material and spiritual support.
Onun söylediği mantıklı değildi.What she said did not make sense.

İlgili Sayfalar