malum ile cümle

malum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.SB: Toți spun ca mai durează 10 ani, dar au tot fost 10 ani la fiecare 10 ani.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.SB: Tutti dicono 10 anni ma ogni 10 anni diciamo che ce ne vogliono ancora 10.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.SB: Weet je, iedereen zegt 10 jaar, maar het was alle 10 jaar 10 jaar.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.Vous savez, tout le monde dit que c'est 10 ans, mais ça a été 10 ans tout les 10 ans.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.Vsi pravijo, da bo trajalo kakih 10 let, vendar tako rečejo vsakih 10 let.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.Weißt Du, jeder sagt es sind 10 Jahre, aber es waren alle 10 Jahre 10 Jahre.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.Widzisz, każdy mówi że w ciągu 10, ale powtarzają to co 10 lat.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.Ξέρεις, όλοι λένε ότι θα πάρει 10 χρόνια, όμως είναι 10 χρόνια κάθε 10 χρόνια.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.Знаеш ли, всеки казва, че са 10 години, но са 10 години на всеки 10 години.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.СБ: Знаешь, все говорят, что лет десять, но каждые 10 лет все говорят, что ещё лет 10.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.СБ: Знаєш, всі кажуть, що років десять, але кожні 10 років всі кажуть, що ще років 10.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.ס.ב.: אתה יודע, כולם אומרים שזה 10 שנים, אבל זה כבר 10 שנים כל 10 שנים נוספות.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.سيث: أتعلم, الجميع يقولون سنحتاج 10 أعوام, و لكنها تظل 10 أعوام كل 10 أعوام.
Malum herkes 10 yıl diyor, ama son 10 yıldır her sene 10 yıldan bahsediliyor.ずっと あと10年したらと言われ続けています 科学的なイノベーションに
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."El dijo, "Sabe, he leído todo, y algunas veces el Sr. Jefferson allanaba la verdad un poco."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Ha detto, "Sa, ho letto tutto, e qualche volta Mr Jefferson addolciva un pochino la verità."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Il a dit, "Vous savez, j'ai tout lu, et quelquefois Mr. Jefferson cachait un peu la vérité."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""알다시피, 제퍼슨의 모든 편지를 다 읽었는데 가끔 그가 진실을 살짝 가리는 것 같긴 했지요."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Ông nói" Tôi đã đọc mọi thứ, và đôi khi ngài Mr. Jefferson đánh bóng sự thật 1 chút."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Víte, četl jsem všechno, a pan Jefferson občas trošku uhlazoval pravdu."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Weet je, ik heb alles gelezen, en soms maakte meneer Jefferson de waarheid wat mooier dan hij was."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Wiesz, czytałem to wszystko, i czasami Pan Jefferson trochę wygładzał prawdę."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Wissen Sie, ich habe alles gelesen, und manchmal hat Mr Jefferson die Wahrheit etwas abgeändert"
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."Είπε, "Ξέρετε, έχω διαβάσει τα πάντα, και μερικές φορές ο κος Τζέφερσον λείαινε την αλήθεια λιγάκι."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Дело в том, что я прочел всё, и временами господин Джефферсон немного приукрашивал истину".
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış.""Знаете ли, чел съм всичко, и понякога г-н Джеферсън поприглажда малко истината."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."הוא אמר, "אתה יודע, קראתי הכל, ולפעמים מר ג'פרסון החליק את האמת מעט."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."قال،" أتعلم، لقد قرأت كل شئ، و أحياناً كان السيد جيفرسون يُجمِّل الحقيقة قليلا."
"Malum, her yazdığını okudum ve gördüm ki Bay Jefferson bazen gerçeği biraz yumuşatmış."時々ジェファーソン氏は 真実を少しばかり丸めてしまうことがありました」 要するにデュマが望む以上に
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızAnda pernah dengar, "Dapatkah sistem organik memberi makan dunia?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızBạn biết đấy, bạn đã từng nghe "Thực phẩm hữu cơ có thể nuôi sống thế giới?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızCzy ekologiczne rolnictwo może wyżywić świat?
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızE sapete, quando sentite: "Può il biologico nutrire il mondo?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızJe hoort wel eens: "Kan bio de wereld voeden?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarız아시다시피, "유기농이 세계를 먹여살릴 수 있을까?"라는 이야기를 들으셨을 겁니다.
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızSlýcháte: "Může organické zemědělství uživit svět?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızStiti, auzim adesea "Poate mancarea organica sa hraneasca lumea?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızUnd dann hört man, "Kann Bio-Essen die Welt ernähren?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızVous savez, on entend, "Le biologique peut-il nourrir le monde?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızYa saben, oímos: "¿Puede alimentarse el mundo con producción orgánica?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızΣυχνά ακούμε: "Μπορεί να μας θρέψει η βιολογική γεωργία;"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızА има хора, който питат "Може ли органичната храна да изхрани света?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızЗнаете, спрашивают: "Могут ли органические продукты прокормить мир?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızאתם יודעים, שומעים: "האם מזון אורגני יכול להאכיל את העולם?"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızالآن تسمع " هل العضويات تستطيع إطعام العالم؟"
Malum, "organik dünyayı doyurabilir mi?" diye duyarızこれを耳にする事あると思いますが、これだけの土地でこれだけ生産が出来るのです
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Aus leicht ersichtlichen Gründen empfinde ich das nicht mehr als alt.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Clairement, ça ne parait pas si vieux que ça maintenant.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Dnes už mi tak vysoký pochopitelně nepřipadá.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Evident, acum nu mi se mai pare o vârstă atât de avansată.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.사실 그리 늙었다고 생각하지는 않습니다.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Om voor de hand liggende redenen lijkt me dat nu niet zo oud meer.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Per ovvie ragioni, non mi sembra più così datato.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Por razones obvias, no me parece una edad tan avanzada ahora.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Vì những lý do hiển nhiên, với tôi thế không phải là già.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Z oczywistych powodów już mi się to nie wydaje aż taką starością.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Για προφανείς λόγους, δε μου φαίνονται πια τόσο μεγάλοι.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.По очевидни причини, това не ми изглежда вече чак такава старост.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.По очевидным причинам теперь мне это кажется не таким уж преклонным возрастом.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.מסיבות די ברורות, הגיל הזה כבר לא נראה לי כל כך זקן.

İlgili Sayfalar