malları ile cümle

malları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mallarına el konuldu; kendisi de eski saray'a gönderildi.Dieser gab seinen Besitz wiederum an die Adelsfamilie Iring ab.
Sorumluluğu yerine getiremez ise malları müsadere edilirdi.)Zur Rechenschaft wurde er jedoch nicht gezogen.
Alıcı bu bilgileri aldıktan sonra malları hasara karşı sigortalatmalıdır.Vor Abgabe der Bestellung ist der Verbraucher über dieses Recht zu informieren.
İkinci tabakanın malları daha kabadır.Die zweite Markenausgabe ist größer.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Ils sont rejoints par leurs enfants et leurs amis (Les tentacules du Mal).
Kadınlar ve küçük çocuklar, tıpkı malları gibi yağmalanırdı.Les femmes et les enfants servaient de rabatteurs.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Avec l'échange des biens vint l'échange des idées.
Rivayete göre onu ziyaret eden bir adam ona şöyle sormuş: "Senin malların nerede?"Ils lui demandèrent: Qui est l'homme qui t'a dit: Prends ton lit, et marche?
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.L'une des utilisations de l'épargne est donc l'achat d'un bien qu'il investit.
Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.Il n'y a donc plus aucune raison de les acheter.
Ancak, Locke’a göre harici malları özel mülk haline getirebilmenin bir sınırı vardır.Pour Locke, il y a des limites à l'appropriation humaine de la nature.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.Sort des biens des condamnés.
Örneğin, taşınmaz malların satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılması zorunludur.La vente des biens mobiliers doit être réalisée de manière indépendante.
Türkiye ithal malların parasını ödeyemez haldeydi.Cependant : Les richesses touristiques ne peuvent être exportées directement.
Alıcı, bu belge olmaksızın malları teslim alamaz.Il est dans l'intérêt du locataire de ne pas s'engager sans avoir obtenu ce document.
Venedik Cumhuriyeti deniz devletinin parçasını oluşturan Yunanistan'da birçok malları biriktirdi.La république de Venise accumule plusieurs possessions en Grèce, qui faisait partie de son Stato da Màr.
Bu yollar ülkeler arası güzergâhlar olup, ticaret mallarının nakliyesi için kullanılmıştır.En effet, les deux emploient les Métis de cette région pour le transport des marchandises.
Satıcı, alıcıya malları ve faturayı yollar.C'est donc au fournisseur que le consommateur règle ses factures.
Fransız Devrimi ile kilise malları satıldı ve merkez yönetiminin binalarına çevrildi.À la Révolution française, il est supprimé et ses biens confiés à la Commission des hospices.
Ve öldüklerinde bütün malları devlete kalırdı.À sa mort, il leur laissa tous ses biens.
Dernek milliyetçi ruhuyla Kıbrıs Türklerini, Kıbrıs Türklerine ait malları tüketmeye teşvik etti.Au niveau international, il se félicitait de la libération des Slaves du sud vis-à-vis de la Turquie.
Söz konusu gri malların Troya II'nin gri malları ile benzerlik gösterdiği ileri sürülmektedir.Les rééditions de Zelda II sur les différentes consoles virtuelles sont plutôt bien accueillies.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Sorte de Robin des Bois japonais, il vole les riches pour distribuer aux pauvres.
Napar eder, mutlaka, her şeyi göze alıp elindeki malları birilerine satar.Qui que ce soit fera (ou peut faire) l'affaire. et de N'importe qui fait (ou faisait) l'affaire. ?
Köylü bütün mallarını Balıkesir'in zahire pazarında satmaktadır.Les producteurs vendent leurs animaux au marché de Temnaoré.
Malların mülkiyetini temsil etmez, dolayısıyla ciro edilemez.La propriété est productrice d'inutilité, par conséquent elle est impossible.
Bu durum, Miken mallarının Kıbrıs çıkışlı olduğunu göstermektedir.Malko comprend que ses jours sont comptés.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Entre ellos se encuentra Lot y sus hijas.
Babası Marie-Louis Breton, zengin bir mülk sahibinin mallarını yönetiyordu.Su padre, Marie-Louis Breton, trabajaba las tierras de un rico terrateniente.
Daha önce kentten aldıkları malları, aynı kalitede olmasa bile, üretmeye başladılar.Aunque antes si lo eran, no son aceptado como válidos por la IMA la agardita-(Ca) ni la agardite-(Dy).
Bu yolla saat, mobilya, radyo gibi tüketim malları bolca üretildi.Los bienes de consumo, como relojes, muebles y radios fueron producidos en abundancia.
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.Éstos, en venganza por la muerte del guardián, le impusieron como castigo la muerte en la hoguera.
Semt, gümrük ödemeden malları transfer etmek için bir serbest bölge olarak inşa edildi.Este barrio se construyó como una zona franca para transferir bienes sin pagar aduanas.
İnge Meysel'in babasının mallarına el konulur ve 1945 yılına kadar bir bodrumda saklanarak yaşar.El padre de Meysel sobrevivió en 1945 escondido en un sótano.
Venedik Cumhuriyeti deniz devletinin parçasını oluşturan Yunanistan'da birçok malları biriktirdi.La República de Venecia acumulo diversas posesiones en Grecia, que formaban parte de su Stato da Màr.
Kamu mallarına ilişkin politikaları tespit etmeye yönelik çalışmalar yapmak.Ejercer la identificación de las personas con fines policiales.
Mallarına el konuldu; kendisi de eski saray'a gönderildi.Este fue enviado de regreso al Kafe y ella al Viejo Palacio.
Ostrogotlar taşınır ve taşınmaz mallarının sahipliliğini korudular.Pierden sus bienes y se hospedan con una miserable anciana.
Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.Mira, nadie lleva consigo sus bienes.
En önemli ihracat malları petrol, gübre ve kömürdür.Otras actividades mineras de interés son el carbón y el cobre.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.El vendedor entrega la mercancía en el muelle del puerto.
Suikast planlarına dahil olanların evleri yıkılmış, malları yoksullara dağıtılmıştır.Según dejó indicado en su testamento sus bienes fueron repartidos entre los pobres.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Por ser de propiedad municipal las cuotas de ingreso son muy accesibles.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.En el mundo de la banca, las tasas de cambio pueden cambiar en milisegundos.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Buscaban venganza, su dinero y sus bienes.
Ayrıca beldede tarım mallarınını işleyen besin sanayi ve makine aletler sanayi imalatı kurulmuştur.Dentro de este sistema el conjunto de maquinarias y equipos utilizados para sus labores agrícolas es propio.
Bunun nedeni malların fiyatlarının, sonuçta kullanılan girdilerin fiyatları tarafından belirlenmesidir.Si pensi, ad esempio, alle imposte sui carburanti, che necessariamente vengono imputate al prezzo.
Malların ödemesi genellikle çalıntı veya sahte kredi kartları ile yapılır.Spesso utilizzano anche numeri di carta di credito falsi o rubati per pagarli.
Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.Solo che nessuno è interessato a comprare.
Bazılarına göre yağmalatma sebebi; Moğol kervanındaki pahalı eşyalar ve değerli kervan mallarıydı.Tra questi i tintori emersero perché lavoravano strumenti complessi e materie prime costose.
Yahudilerin malları yağmalandı ve 900 Yahudi evi harabeye çevrildi.Имущество евреев было разграблено, и 900 еврейских домов было разрушено.
Ve öldüklerinde bütün malları devlete kalırdı.После смерти все их состояние перейдет государству.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.В них также могут входить жены сыновей и их дети.
Pogrom sırasında 12 Yahudi öldü, yaklaşık 50'si yaralandı ve 6000 Yahudinin malları soyuldu.В ходе погрома 12 евреев были убиты, около 50 пострадали, а 6000 евреев из Шираза были ограблены.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.По его завещанию треть своего состояния он оставил Ливии, а две трети — Тиберию.
Rivayete göre onu ziyaret eden bir adam ona şöyle sormuş: "Senin malların nerede?"Когда его выводили, ему был задан вопрос: «Как вы повредили свои глаза?».
Denizde gemileri olanların hepsi Onun sayesinde, onun değerli mallarıyla Zengin olmuşlardı.Когда они обитали у моря, к их рациону питания принадлежали также крабы.
Mallarına el konuldu; kendisi de eski saray'a gönderildi.Ему приставили свиту и даровали титулы, соответствующие наследнику престола.
Kalede bulunup ele geçirdikler diğer ganimet malları ile vakitlerini geçirdiler.Они грабили те богатства, которые были накоплены, но одновременно утверждали свою власть в племени.
Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.Теперь же вообще никто не станет её покупать.
İlgili Sayfalar