malları ile cümle
malları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.И продавали имения и всякую собственность, и разделяли всем, смотря по нужде каждого.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.і продавали маєтки та достатки, і ділили їх на всіх. як кому було треба.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.ואת אחזתם ואת רכושם מכרו ויחלקו אתם לכלם לאיש איש די מחסורו׃
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.والاملاك والمقتنيات كانوا يبيعونها ويقسمونها بين الجميع كما يكون لكل واحد احتياج.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.並 且 賣 了 田 產 家 業 、 照 各 人 所 需 用 的 分 給 各 人
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.並且賣 了 田產家業 、 照 各 人 所 需用 的 分給各人
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Acordul îmbunătăţește producţia sau distribuţia de bunuri sau promovează progresuleconomic;
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Aftalen skal forbedre produktionen eller fordelingen af varerne eller fremme denøkonomiske udvikling.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Avtalet skall förbättra produktionen eller distributionen av varor eller främja ekonomiskt framåtskridande.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Die Vereinbarung muß die Herstellung und den Vertrieb verbessern sowie den technischen Fortschritt fördern.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;El acuerdo debe mejorar la producción o la distribución o promover el progresoeconómico.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;L’accord améliore la production, la distribution ou promeut le progrèséconomique.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• l’accordo migliora la produzione o la distribuzione o promuove il progresso economico;
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• musí prispieť k zlepšeniu výroby alebo distribúcie tovaru alebo podporovaťhospodársky pokrok;
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• musí přispívat k zlepšení výroby nebo odbytu zboží nebo k podpoře hospodářského
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• musi zapewniać konsumentom pośrednim i finalnym uczciwy udział w wynikających z niego korzyściach,
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• O acordo melhora a produção, a distribuição ou promove o progresso económico.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Sopimus tehostaa tuotantoa tai tuotteiden jakelua taikka edistää taloudellistakehitystä.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• ε$ α σ α λ ί X ε ι στυς ενδιάµεσυς ή τελικύς ρήστες δίκαι τµήµα αpi τ ελς piυ piρκύpiτει·
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• да подобрява производството или дистрибуцията на стоки или дастимулира икономическия прогрес;
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.A nemohla ich uniesť zem, tak aby boli mohli bývať spolu, lebo mali mnoho majetku a nemohli bývať spolu.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Daarom konden zij niet bij elkaar blijven, want het land was niet groot genoeg voor al hun vee.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.És nem bírá meg õket az a föld, hogy együtt lakjanak, mert sok jószáguk vala, és nem lakhatának együtt.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.그 땅이 그들의 동거함을 용납지 못하였으니 곧 그들의 소유가 많아서 동거할 수 없었음이라
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Pero la tierra no bastaba para que habitasen juntos. Sus posesiones eran muchas, y no podían habitar juntos
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Xứ đó không đủ chỗ cho hai người ở chung, vì tài vật rất nhiều cho đến đỗi không ở chung nhau được.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Xứ đó không đủ chỗ cho hai người_ở chung , vì tài vật rất nhiều cho_đến đỗi không ở chung nhau được .
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.И понеже земята не ги побираше да живеят заедно, тъй като имотът им беше много, и не можеха да живеят заедно,
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.ולא נשא אתם הארץ לשבת יחדו כי היה רכושם רב ולא יכלו לשבת יחדו׃
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.ولم تحتملهما الارض ان يسكنا معا. اذ كانت املاكهما كثيرة. فلم يقدرا ان يسكنا معا.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.那 地 容 不 下 他 們 、 因 為 他 們 的 財 物 甚 多 、 使 他 們 不 能 同 居
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.那 地 容 不下 他 們 、 因為 他 們的財物 甚多 、 使 他 們 不 能 同居
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.Ten chlapík bude chtít dostat zaplaceno... ...za zboží, které mi dal.
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.В якийсь момент цей хлопець хоче отримати свої гроші назад за продукти.
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên bắt đàn bà và con nít Ma-đi-an dẫn theo, cướp hết thảy súc vật, bầy chiên và của cải họ,
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên bắt đàn_bà và con_nít Ma-đi-an dẫn theo , cướp hết_thảy súc_vật , bầy chiên và của_cải họ ,
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.이스라엘 자손이 미디안의 부녀들과 그 아이들을 사로잡고 그 가축과 양떼와 재물을 다 탈취하고
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.וישבו בני ישראל את נשי מדין ואת טפם ואת כל בהמתם ואת כל מקנהם ואת כל חילם בזזו׃
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.وسبى بنو اسرائيل نساء مديان واطفالهم ونهبوا جميع بهائمهم وجميع مواشيهم وكل املاكهم.
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.以 色 列 人 擄 了 米 甸 人 的 婦 女 孩 子 、 並 將 他 們 的 牲 畜 、 羊 群 、 和 所 有 的 財 物 都 奪 了 來 、 當 作 擄 物
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.以色列人 擄 了 米甸人 的 婦女 孩子 、 並將 他 們 的 牲畜 、 羊群 、 和 所有 的 財物 都 奪了來 、 當作 擄物
Onlar icat etmeye başladılar, şöyle söyleyeyim, malların kitlesel pazarını.Empezaron a inventar, diría, el mercado masivo de productos.
Onlar icat etmeye başladılar, şöyle söyleyeyim, malların kitlesel pazarını.Ils ont commencé à inventer le marché de masse des marchandises.
Onlar icat etmeye başladılar, şöyle söyleyeyim, malların kitlesel pazarını.أنها بدأت باختراع، اسمحوا لي أن أقول، اغراق الأسواق بالسلع.
Orada değil misin? Daha yeni geldim. Malları getiriyorum.Här.
Şimdi daha az param var. Az önce sttığım malları bile geri satın alamamÉn már kevesebb pénzt, most is vásárolni dolgokat, hogy én csak el!
Şimdi daha az param var. Az önce sttığım malları bile geri satın alamamJ'ai moins d'argent maintenant, je peux même plus racheter les choses que je viens de vendre !
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.이번에는 연관성있는 상품을 생각해봅시다
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.Nyní se zamysleme nad příbuznými statky.
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.Teraz zastanówmy się nad produktami podobnymi.
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.Давайте теперь подумаем о связанных товарах.
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.Зараз давайте подумаємо про супутні товари.
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.Сега, нека помислим за одобни продукти.
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.関連する物の価格は
Şimdilik mallarını rehin vermeyi hesaba katmayacağım -Nebudu se tady trápit s požadavky na zajištění a s tím vším.
Şimdilik mallarını rehin vermeyi hesaba katmayacağım心配しません。
Tamamen başarısız oldum, ama zamanla, kadınlar mallarını kendi yollarıyla satmayı öğrendiler.Am eşuat complet, dar, în timp, femeile au învăţat să vândă în felul lor.
Tamamen başarısız oldum, ama zamanla, kadınlar mallarını kendi yollarıyla satmayı öğrendiler.Bola to úplná katastrofa, no časom sa ženy naučili predávať po svojom.
Tamamen başarısız oldum, ama zamanla, kadınlar mallarını kendi yollarıyla satmayı öğrendiler.Ça a complètement raté, mais avec le temps les femmes ont appris à vendre à leur manière.
Tamamen başarısız oldum, ama zamanla, kadınlar mallarını kendi yollarıyla satmayı öğrendiler.Com o passar do tempo, as mulheres aprenderam a vender à sua própria maneira.
İlgili Sayfalar