Bu sayede daha esnek ve az maliyet ile entegrasyon yapılabilir.Μπορούν να παρθούν αποφάσεις πιο εύκολα και με λιγότερα λάθη.
"İşte Mario Gomez'in maliyeti!".«Βραβεύτηκε η Μαρία Κίτσου».
Osmanlı atağın maliyeti 2 Ordu ya 30.000 ölü ve yaralı.Το κόστος για την 2η Οθωμανική Στρατιά ήταν 30.000 νεκροί και τραυματίες.
Maliyet : yakıt, araç bakım ve parça stok maliyetlerinin artışı.Τούτο σημαίνει αφενός οικονομία στα καύσιμα, αφετέρου αύξηση φορτίου προς μεταφορά.
Gönderiler otomatikleştirilerek maliyetsiz tekrar satın almalar sağlanabilir.Τα αυτοκίνητα μπορούν να αγοραστούν σε μαγαζιά αυτοκινήτων σε απόθεμα χωρίς καμία βελτίωση.
Maliyeti yüksek olduğu için henüz proje aşamasındadır.Επίσης το κόστος του ανεβάσματος ήταν υψηλό γιατί είναι μεγάλη παραγωγή.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Επιπλέον, είχε χαμηλότερο κόστος.
Ayrıca, soğutma maliyetleri de daha az sunucu soğutulduğu için azalır.Εκτός αυτού είναι πιο ευκολοφόρετο, αφού ζυγίζει λιγότερο.
Küçük boyutlu ve düşük maliyetlidir.Οικονομία σε όγκο και βάρος και χαμηλό κόστος.
Kiralık hatlar ağ maliyeti yönünden pahalı bir uygulamadır.Οι μισθοί είναι σταθερό κόστος από τη φύση τους.
Oysa taşıma maliyeti pek çok farklı faktöre bağlıdır.Το φορτίο αυτό εξαρτάται από τη διαφορά δυναμικού.
Bu payların bütününe kalite maliyeti denilir.Τα κόστη αυτά καλούνται κόστη αντιπροσώπευσης.
Yöntemin en büyük avantajı, uygulamasının basit ve maliyetinin düşük olmasıdır.Βασικό πλεονέκτημα της μεθόδου είναι το χαμηλό κόστος.
Bu türde olanların maliyet yüksekliği sebebiyle üretimi az yapılmaktadır.Επίσης, υπάρχει η κατηγορία πως για την παραγωγή του ξοδεύονται πολύ μικρά χρηματικά ποσά.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Den kostede USD 50 pr. brugerkonto om året.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.I USA anslås det, at behandlingen alene løber op i 1.6 milliarder USD om året.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.I lande, hvor sygdommen er almindeligt forekommende, er vaccine mest omkostningseffektiv.
Teknolojinin üretimde kullanılması üretim maliyetini düşürmüştür.En teknologisk forbedring sænker produktionsomkostningerne.
Musk'ın amacı insanlı uzay uçuşlarının maliyetini onda birine indirmektir.Musks mål er at reducere prisen på bemandet rumrejse med en faktor 10.
Yapım maliyeti 1,5 milyar dolardır.De totale anlægsomkostninger estimeres til 1,5 milliarder dollar.
Düşük maliyet.Naturligvis til en lavere pris.
Maliyetinin 5-7 milyar dolar olacağı ve 2018 yılında tamamlanacağı öngörülmektedir.Vejen kommer til at koste ca. 500 millioner kr. og forventes færdig i 2022..
Bu maliyet işlemcide kullandığı yer, harcadığı enerji vs. olabilir.Derved har de kunnet spare energi, som de kunne bruge på afkom.
Daha ucuz ayrı, yavaş L2 önbellek nedeniyle daha uygun maliyetle üretilebilmiştir.En yderligere pris vandt A2 på grund af sit ekstremt lave skadesstofudslip.
Barajın maliyeti 6 milyar liradır.Prisen for hele projektet er seks mia. kroner.
Bu bağlantıların maliyeti koaksiyal kablo döşeme maliyetinden daha az olabilir.Dette kan betyde langt færre vedligeholdelsesomkostninger for den pågældende institution.
Maliyeti 1.6 milyar TL'yi bulmuştur.Byggeriet har kostet 1,6 mia. DKK.
Her bir C64'ün tahmini üretim maliyeti 135$ idi.Prisen for en MC-21 forventes at være $35 millioner.
Proje tesis maliyeti 415 milyon ECU (~514.4 milyon ABD $'ı) dır.Gevinsten lød på $2.4 million (15,24 mio. kr.)
Bir işletmede en son üretilen birimin maliyetine marjinal maliyet adı verilmektedir.Værdien af den samlede aktivitet i et land betegnes produktionsværdien.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Versjonen kostet $ 50 per brukerkonto per år.
Projenin toplam maliyeti 5-7 milyar dolardır.De totale kostnadene for prosjektet er beregnet til 5-7 milliarder amerikanske dollar.
Ares I-X projesinin maliyeti yaklaşık olarak 443 milyon dolar tutmuştu.Hele AAW/X-53-programmet hadde kostet omtrent 45 millioner USD.
Bir maliyet olup karlılık hesaplamalarında kullanılır.Hvor kostbar er metoden, i form av beregningsoperasjoner?
Ancak çok daha pahalı oldukları için 2010 itibarıyla uygun maliyetli olmaktan çıkmışlardır.2010), delvis på grunn av at det vil bli svært dyrt.
Maliyeti 25 milyon dolardır.Budsjettet var på $25 millioner.
AMB’ler herhangi bir işlemi yürütecek şekilde tasarlanabilir fakat işlem ne kadar karmaşıksa maliyet artar.Poteten kan brukes til alt Hvordan har egentlig dyra det?
Bu tasarım sayesinde gökdelenin maliyeti 40 katlı geleneksel bir binanın maliyetiyle eşdeğer olmuştur.Byggekostnaden var det halve av hva et konvensjonelt fly av samme størrelse ville ha kostet.
Anıtın toplam maliyeti yaklaşık 2milyon avrodur.Totalbestanden er anslått til omkring 9 millioner par.
Alımsatım maliyeti veya vergi yoktur.Det finnes ikke skatt på inntekter eller arveavgift.
Ancak, ilk yatırım ve bakım maliyetleri çok yüksektir.Samtidig er prisnivået og levekostnadene høye.
Yapımda esas sorun güvenilirliği ve maliyeti arasındaki dengeydi.Det største problemet var å finne en balanse mellom utgifter og inntekter.
BTC’ın planlanan toplam maliyeti 3 milyar dolar.«Gorshkov deal finalised at USD 2.3 billion».
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.Dette er unødvendig i land hvor sykdommen er vanlig.
Bu tür çözümler daha uygun maliyetli olurlar.Slike løsninger ble dog ansett for å være for kostbare.
Maliyeti yaklaşık £70 milyon olmuştur.Produksjonskostnadene var på ca. $70 millioner.
Toplam maliyeti 130 bin lira oldu.Kostnaden ble totalt 30 000 pund.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Anleggskostnadene er høye.
Projenin toplam maliyeti 127 milyon Frank oldu.Totalt hadde veistrekningen en kostnad på 126 millioner kroner.
Bu fiyat cihaz üretim maliyetinin (yaklaşık 200$) oldukça altındadır.Produksjonkostnadene var på ca 12 millioner dollar.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Milan betalte 9 millioner euro.
Yaklaşık maliyeti 500.000 dolar idi.Nye koster fra ca. NOK 500 000.
1954 yılında yaklaşık 25 milyon dolarlık bir maliyetle tamamlandı.I 1955 fikk han militært materiell for anslagsvis 25 millioner dollar.
Maliyet : yakıt, araç bakım ve parça stok maliyetlerinin artışı.Eller for å si det litt enklere: en bil, en vei og noen liter drivstoff.
Bu yapının maliyeti yaklaşık £72 milyona geldi.Produksjonsutgiftene var på 72 millioner dollar.
Diğer kaynakların maliyeti de 1970'lerin sonunda arttı.Samtidig ble antall ulike priskategorier økt i løpet av 1970-tallet.
Klasik masa üstü üç boyutlu yazıcıların üretim maliyetleri düşmektedir.Filmen spilte inn det tredobbelte av produksjonskostnadene.
Günümüzde yeni müşteri kazanmanın maliyeti, eldeki müşteriyi tutmaktan daha maliyetlidir.Disse koster i dag mer enn hele bilen er verd.
Böylelikle kendi yemlerini kendileri ürettikleri için maliyetlerde önemli ölçüde düşüklük yapılmıştır.Etter hvert så greide de også å opparbeide seg en enorm gjeld der de drev handel.
Yeni Afgan e-pasaportun maliyeti 5.000 Afgani'dir (100 ABD Doları).Biaya e-paspor Afganistan yang baru adalah 5.000 Afgani ($100 dolar AS).