male ile cümle

male kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Họ nghĩ rằng Torosaurus nên được giữ lại còn Triceratops thì bị bỏ đi, nhưng điều đó sẽ không xảy ra đâu.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.그들은 토로사우루스를 고수하고 트리케라톱스는 버려져야 한다고 생각합니다. 그러나 그런 일은 일어나지 않을 것입니다.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Mysleli si, že bychom si měli nechat Torosaura a zrušit Triceratopse, ale to se nestane.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Mysleli si, že by sme mali ponechať Torosaura a zrušiť Triceratopsa, ale to sa nestane.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Pensaram que Torossauro se devia manter e o Tricerátopo seria descartado, mas isso não vai acontecer.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Pensavano che restasse il nome di Torosauro e non quello diTriceratopo, ma non accadrà.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Se gândeau că Torosaurus ar trebui păstrat şi că Triceratops va dispărea, dar nu asta se va întâmpla.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Sie fanden, Torosaurus sollte behalten werden und Triceratops verworfen, aber das wird nicht passieren.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Uważali, że torozaur powinien zostać, a triceratops ma być odrzucony, ale tak się nie stanie.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Ze dachten dat Torosaurus zou bewaard blijven en Triceratops eruit gegooid, maar dat zal niet gebeuren.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.Они думают, нужно сохранить торозавров и выбросить трицератопсов, но этого не случится.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.הם חשבו שטורוזאור צריך להשמר וטריצרטופס צריך להעלם אבל זה לא הולך לקרות.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.إعتقدوا أن توروسورس يجب ان تُحفظ وأن ترايسيراتوبس يجب القاءه بعيداً, لكن ذلك لن يحصُل.
Torosaurus isminin kalması, Triceratops'un kaldırılması gerektiğini düşündüler, fakat malesef bu olmayacak.しかしそうではありません (笑)
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.A niestety dla organizacji dobroczynnych odbiorcami są ludzie, których nawet nie ma w kraju, w którym pracują.
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.Din păcate, pentru agenții publicul-țintă sunt oamenii care nici nu sunt în țara unde ele activează.
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.불행하게도, 공여기관들한테는 본인들이 일하고 있는 나라에 거주하지도 않는 사람들이 바로 고객입니다.
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.Και δυστυχώς για τους δωρητές, οι πελάτες τείνουν να είναι άνθρωποι που δεν βρίσκονται καν στην ίδια χώρα.
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.ולאירגוני הסיוע, למרבה הצער, הקהל נוטה להיות אנשים שאפילו לא גרים באותה מדינה.
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.وللأسف, كانت شريحة المستهلكين بالنسبة للوكالات الطوعية عبارة عن أشخاص مختلفين عما سواهم
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.その顧客が同じ国にいるとは 限らないんですね 彼らは祖国にいる
Ve bağış büroları, malesef ki, hedefin çalıştıkları ülkede bile olmayan insanlar olduğunu zannediyorlar.對於捐贈機構嚟講,好不幸 佢地嘅客戶 並唔系佢地所幫助嘅國家嘅人
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deÉs csak amiatt bukkantam rá, mert elég hosszú ideig éltem
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'de제가 이 것을 발견할 수 있었던 것은 제가 몰디브에서
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deSi m-am lovit de acest lucru doar pentru ca locuiam in Male,
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deTörmäsin tähän ainoastaan siksi, koska olen asunut Maléssa
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deЯ наткнулся на этот факт лишь когда долго жил в Мале, на Мальдивах.
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deונתקלתי בזה בטעות מפני שאני חי במאלה,
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deووقعت عليه لأنني عشت في ماليه،
Ve bu olayı tesadüfen bulmamın sebebi de; Male'deなにかすごいことが
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.A nanešťastie pre smrteľníkov, ako vy a ja, ho pravdepodobne nedokážeme veľmi dobre pochopiť.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.A naneštěstí pro smrtelníky jako jste vy nebo já, jej nedokážeme dost dobře pochopit.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.E, infelizmente, para meros mortais como vocês e eu, nós provavelmente não a conseguimos perceber muito bem.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.És sajnos, az egyszerű halandók, mint önök és én, mi valószínűleg nem érthetjük meg eléggé.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Et malheureusement, pour des mortels comme vous et moi, nous ne pouvons pas très bien le comprendre.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Helaas, voor stervelingen als jij en ik, kunnen we het waarschijnlijk niet erg goed begrijpen.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.I niestety, dla śmiertelników takich jak wy i ja, jest to prawdopodobnie trudne do zrozumienia.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.불행하게도, 저와 여러분 같은 인간들은 아마도 그걸 잘 이해할 수 없을 겁니다.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Og uheldigvis for os dødelige kan vi næppe forstå den særlig godt.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Sayangnya, bagi kaum kebanyakan seperti kita, mungkin kita tidak akan dapat memahaminya.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Și din pacate, muritori ca mine și ca tine, probabil n-o înțelegem prea bine.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Und unglücklicherweise, für Sterbliche wie Sie und mich, können wir ihn leider nicht sehr gut verstehen.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Y, desafortunadamente, los mortales como Uds. y yo, probablemente no podemos entenderlo muy bien.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Και ευτυχώς θνητοί όπως εσείς και εγώ, δεν μπορούμε να την καταλάβουμε και πολύ καλά.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.И за съжаление, за простосмъртните като вас и мене, ние вероятно не можем да я разберем много добре.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.К сожалению, простым смертным как я и вы, наверное, невозможно хорошо её понять.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.Нажаль, прості смертні, як ми з вами, не в силі зрозуміти її до кінця.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.ולרוע המזל, לבני תמותה כמוכם וכמוני, רוב הסיכויים שלא נוכל להבין זאת היטב.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.و لسوء الحظ، للبشر العاديين مثلي و مثلكم، من المحتمل أن لا نستطيع فهمه بطريقة جيدة.
Ve malesef, benim ve sizin gibi faniler için, biz büyük ihtimalle onu çok iyi anlayamayacağız.そのことをよく理解できません にもかかわらず
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.A naneštěstí většinu tohoto utrácení mají na starosti muži.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.Dan sayangnya, sebagian besar pengeluaran dilakukan oleh para lelaki.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.E sfortunatamente, la gran parte di quelle spese viene fatta dagli uomini.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.Et malheureusement, la plupart de ces dépenses sont effectuées par les hommes.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.In na žalost večino denarja zapravijo moški.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.Jammer genoeg wordt het meeste geld uitgegeven door mannen.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.그리고 불행히도, 그 지출의 대부분은 남자들에 의해서 이루어 집니다.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.Niestety zwykle wydają pieniądze mężczyźni.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.Sajnos ennek a költekezésnek a nagy része férfi munka.
Ve malesef, harcamaların çoğu erkekler tarafından yapılıyor.Şi din nefericire, majoritatea cheltuielilor aparţin bărbaţilor.
İlgili Sayfalar