male ile cümle

male kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Malesef, son derece pahalı olurdu.Desværre ville det være ekstremt dyrt.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Din nefericire, ar fi extrem de costisitor.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Het zou helaas extreem duur zijn.
Malesef, son derece pahalı olurdu.하지만 불행히도 비용이 무지막지하게 들어갑니다.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Leider wäre das äusserst teuer.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Malheureusement, ce serait extrêmement cher.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Na žalost bi bilo to nepredstavljivo drago.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Nhưng không may là nó sẽ cực kỳ mắc.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Por desgracia, sería extremadamente caro.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Sajnálatos módon ez elképesztően drága lenne.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Sfortunatamente, sarebbe estremamente costoso.
Malesef, son derece pahalı olurdu.Δυστυχώς θα ήταν εξαιρετικά ακριβό.
Malesef, son derece pahalı olurdu.За съжаление, това би било изключително скъпо.
Malesef, son derece pahalı olurdu.К сожалению, это будет очень дорого.
Malesef, son derece pahalı olurdu.На жаль, це буде надзвичайно дорого.
Malesef, son derece pahalı olurdu.נוכל לעשות זאת.
Malesef, son derece pahalı olurdu.لكن مع الاسف سوف يكون ذلك باهظ الثمن
Malesef, son derece pahalı olurdu.たとえば巨大なウェブ全体からすればほんの小さな部分
Malesef, son derece pahalı olurdu.但不幸嘅系,甘樣可能會非常貴。
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Bohužel, je vícero skeptiků s vícero názory.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Eh bien, malheureusement, les sceptiques sont dans des camps différents.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Hát, sajnos a szkeptikusok a másik táborban vannak.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: infelizmente, os céticos vêm de diferentes áreas.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG:
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Nou, helaas komen de sceptici uit verschillende kampen.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Sayangnya para skeptik datang dari kubu yang lain.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Thật không may mắn, những người theo chủ nghĩa hoài nghi như vậy lại đến từ nhiều phái khác nhau.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Bueno, desafortunadamente, los escépticos vienen de distintos bandos.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Din nefericire, scepticii țin de diferite tabere.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.빌: 안타깝게도 회의론이 다른 진영에 침투하고 있습니다.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Niestety oni też między sobą mają różne poglądy.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Nun, leider leben die Skeptiker in sehr verschiedenen Camps.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Skeptici, nanešťastie, majú rôzne názory.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Μπ. Γκ.: Δυστυχώς, οι σκεπτικιστές προέρχονται από διαφορετικά στρατόπεδα.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Б.Г.: К сожалению, позиции скептиков очень сильно разнятся.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.БҐ: На жаль, скептики бувають з різних таборів.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.Е, за съжаление, скептиците са в различни лагери.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.לרוע המזל, הספקנים מגיעים במחנות שונים
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.بيل: حسناً، لسوء الحظ، إن المتشككين يأتون من معسكرات مختلفة .
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.科学的な議論をしている人は僅かです
Malevich değişim düşüncesine, teknolojiye, hıza aşıktı.Opravdu hluboce, to rozhodně. Zbožňoval letadla, miloval ideu pohybu, rychlosti těchto nových technologií.
Malevich değişim düşüncesine, teknolojiye, hıza aşıktı.Дълбоко, да. Бил е влюбен в самолета, в идеята за движение, за скорост, за ново технологии.
Malevich değişim düşüncesine, teknolojiye, hıza aşıktı.مهتم جدا. كان يحب الطائرة و فكرة الحركة و السرعة
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Přesně tak. Malevich plně podporoval Ruskou revoluci. Rusko bylo za vlády cara velmi zkorumpované.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Rosja była głęboko skorumpowaną kulturą i miała cara.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Rusia estaba sumergida bajo la corrupción del Zar.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Русия била дълбоко покварена култура с цар начело.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.تماما، كان مالفيتش تماما مع الثورة الروسية.كانت روسيا عبارة عن حضارة فاسدة بعمق بسبب القيصر
Malevich'in bu denemesinde başarısız olduğunu söyleyebiiriz. Ama yine de asıl amaçladığı şey buydu.ربما نستطيع القول أنه فشل.و لكن مع ذلك،تلك كانت جزء من خطته
Malevich'in bu denemesinde başarısız olduğunu söyleyebiiriz.Můžeme říci, že to neuspělo.
Malezya'daki Satranç Turnuvasından Diz Boyu Eteği Yüzünden AyrıldıMeisje trekt zich terug uit schaaktoernooi in Maleisië als organisatie haar knielange jurk 'uitdagend’ noemt
Malezya'da küçük ölçekli birini, ve şimdi Brezilya'da iki tanesini daha yapıyoruz.말레이시아에서 하나의 작은 실험, 브라질에서 두 개 더.
Malezya'da küçük ölçekli birini, ve şimdi Brezilya'da iki tanesini daha yapıyoruz.ניסוי קטן אחד במלזיה, ועוד שניים, לאחרונה, בברזיל.
Malezya'da küçük ölçekli birini, ve şimdi Brezilya'da iki tanesini daha yapıyoruz.وتجربة صغيرة في ماليزيا واثنتين أخرتين في البرازيل.
Malezya'da küçük ölçekli birini, ve şimdi Brezilya'da iki tanesini daha yapıyoruz.ブラジル内の2か所で実地試験を行っています 結果はどうか?
Malezya'da, Tayland'da ve Endonezya'da ekonominin esas yürütücüleri ve anahtar faktörleri durumunda.거주하는 중국인들은 이미 해당국가 경제의 핵심이자 동력 역할을 하고 있습니다.
Malezya'da, Tayland'da ve Endonezya'da ekonominin esas yürütücüleri ve anahtar faktörleri durumunda.ludzie pochodzący z Chin są kluczem do powodzenia tamtejszych gospodarek.
Malezya'da, Tayland'da ve Endonezya'da ekonominin esas yürütücüleri ve anahtar faktörleri durumunda.Malajziában, Thaiföldön és Indonéziában a gazdaság fő hajtóerejét, kulcstényezőkké váltak.
Malezya'da, Tayland'da ve Endonezya'da ekonominin esas yürütücüleri ve anahtar faktörleri durumunda.Malaysia, Thailandia e Indonesia sono già figure chiave che dirigono l'economia di quei luoghi.
Malezya'da, Tayland'da ve Endonezya'da ekonominin esas yürütücüleri ve anahtar faktörleri durumunda.במלזיה, תאילנד ואינדונזיה הם גורמי המפתח והמובילים בכלכלות שלהן.
İlgili Sayfalar