male ile cümle
male kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameName
Maleik AsitNameOmenahappoName
Maleik AsitNameМалеиновая кислотаName
Maleik AsitNameМалеїнова кислотаName
Maleik AsitΜαλεϊκό οξύ
Maleik AsitМалеинова киселина (Z- бутендиова киселина)
Maleik AsitМалеиновая кислота
Maleik AsitМалеїнова кислота
Maleik Asitחומצה מאלית
Maleik Asitحمض التفاح
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Das gemeinsame Abendessen mit der Familie wurde immer seltener, falls es nicht sogar völlig verschwand.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Din pacate, in perioada asta masa in familie a fost pusa in coma, daca nu a fost chiar ucisa.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Fu quello il momento in cui la cucina casalinga finì in coma, se non proprio sottoterra.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Helaas werd het gezinsdiner toen in een coma gebracht, zo niet gedood.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.슬프게도, 가족식사가 코마에 빠지게 된것도 이 시기 였습니다. 정말 죽은게 아니였다면요.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Malheureusement, en même temps, le dîner familial a été plongé dans un coma, sinon tué.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Naneštastie vtedy boli rodinné večere uložené do kómy, ak nie rovno zabité.
MalezyaCountry nameMalezjaCountry name
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Niestety właśnie wtedy rodzinna kolacja zapadła w śpiączkę, o ile nie została zabita.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Sajnos, ebben az időszakban került kómába a családi vacsora is, hacsak egyenesen meg nem öltük.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Tristemente, fue por aquel entonces cuando la cena familiar fue puesta en coma, por no decir asesinada.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Δυστυχώς, ήταν τότε που το οικογενειακό δείπνο έπεσε σε κόμμα, αν όχι σε θάνατο.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.За съжаление, това беше времето, когато семейната вечеря беше сложена в кома, ако не и убита, всъщност.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.К сожалению, это был тот момент, когдв семейный ужин был загнан в кому, если вообще не уничтожен.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.למרבה הצער, באותו הזמן הוכנסה הארוחה המשפחתית לתרדמת, אם לא נרצחה ממש.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.بكل أسف، في ذلك الوقت كان العشاء المنزلي الأسري قد تضاءل دوره، إن لم يكن قد أنتهى بالفعل.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.好可惜,呢個時候家庭式晚餐就算唔係一命嗚呼 都已經進入昏迷狀態
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.死んだ同然かもしれない 付加価値食品の時代になった
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.불행하게도 제가 12살 때, 어머니는 돌아가셨습니다. 아버지는 제 꿈을 이루기 위해
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.A minha mãe morreu, infelizmente, quando eu tinha 12 anos. Depois o meu pai permitiu-me seguir o meu sonho.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Anyám sajnos meghalt, amikor 12 éves voltam. Apám megengedte, hogy kövessem az álmaimat.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Bohužiaľ, moja mama umrela, keď som mala 12. Môj otec mi vtedy povolil realizovať moju nádej.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Ibu saya meninggal, saat saya berusia 12 tahun. Lalu ayah saya mengijinkan saya untuk mengejar cita-cita saya
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Không may mắn là mẹ tôi qua đời khi tôi mới 12 tuổi. Ba tôi cho phép tôi được theo đuổi hi vọng của mình.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Ma mère est morte, malheureusement, quand j'avais 12 ans. Alors mon père m'a permis de poursuivre mon souhait.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Moja mati je na žalost umrla, ko mi je bilo 12 let. Oče mi je nato dovolil, da sledim svojemu upanju.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Purtroppo, mia madre morì quando avevo 12 anni. E mio padre mi permise di portare avanti la mia speranza.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Η μητέρα μου δυστυχώς πέθανε, όταν ήμουν 12 χρονών. Τότε ο πατέρας μου, μου επέτρεψε να κυνηγήσω τ'όνειρο μου.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.К сожалению, моя мать умерла, когда мне было 12 лет. Но мой отец позволил мне воплотить мою мечту.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Майка ми почина, за съжаление, когато бях на 12 години. Тогава баща ми ми позволи да прoдължа [с] надежда.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Моя мама, на жаль, померла, коли мені було 12 років. Тоді мій батько дозволив мені реалізувати мою мрію.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.אמי מתה, לצערי הרב, כשהייתי בת 12. ואז אבי הרשה לי
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.بكل أسف توفيت والدتي، عندما بلغت عمر 12. ثم سمح لي والدي
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.私が12歳の時に亡くなりました。 それから父が私が夢に向かって 進むのを許してくれました。
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Aber für einen Teil dieser Leute hatte es gravierende Nebenwirkungen für das Herz.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.하지만 이 관절염에 탁월한 약은 불행히도 다른 몇몇의 사람들에게는 심장에 부작용을 야기했어요.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Maar een deelgroep van die mensen ondervond helaas ernstige bijwerkingen aan het hart.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Nhưng không may, một nhóm nhỏ bệnh nhân, phải chịu tác dụng phụ nghiêm trọng liên quan đến tim mạch.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Niestety pewna podgrupa tych ludzi odczuwała poważne efekty uboczne związane z sercem.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.אבל לרוע המזל, לקבוצה אחרת של אנשים, היו תופעות לוואי לבביות קשות,
İlgili Sayfalar