makyaj ile cümle
makyaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu modele 1996'da küçük bir makyaj yapıldı.Het model onderging in 1996 een kleine facelift.
Dördüncü nesil makyajlı Fiesta, İngiltere'deki Dagenham fabrikasında üretilen son Fiesta oldu.Het model 1999 was het laatste Fiesta-model dat in de fabriek in het Engelse Dagenham werd geproduceerd.
Daha sonra Lucky'yi makyajı yapılırken ve Akademi Ödülleri töreninde Oscar'ını kabul ederken görürüz.Vervolgens zien we hoe Lucky haar make-up opdoet en een Oscar ontvangt voor beste actrice bij de Oscars.
2007 yılı sonlarında ise makyajlandı ve ikinci nesline kavuştu.Second Coming verscheen eind 1994 en kreeg gemengde reacties.
Filmin Oscar ve Satürn ödüllerini getiren makyaj özel efektlerini Rick Baker yapmıştır.De film staat vooral bekend om zijn make-up effecten verzorgd door Rick Baker.
1991 yılında makyajlanan model 2006 yılında Karsan J9 Premier olarak piyasaya sürülmüştür.Deze werd gefacelift in 1991 en in 2006 bracht Karsan de gerestylde Karsan J9 Premier uit.
Makyaj sanatçısı ile paslaşarak çalışır.Wees zuinig met make-up.
Aynı zamanda Arakelian’ın makyaj kursundan diploma aldı.Hij behaalde ook nog het meestergraadsdiploma 'Kostuumontwerp'.
Aynı zamanda makyaj yapıp yeni kıyafetler de yapmaya başladılar.Ze ontwerpen en maken ook andere kostuums.
Makyajı akmıştır ve perdeler kapanır.De torens werden gesloopt en het kroonstuk afgebroken.
Araç 2014 yılında makyajlanmıştır. ^ siteHet museum sloot in 2011. 's Lands Zeemagazijn
Makyaj Artistidir.Kunstschilder.
Makyaj malzemeleri almayı ve makyaj yapmayı çok seviyor.Zelf draagt hij deze sieraden Tools and toys graag.
Makyaj yapmaya ve süslenmeye bayılıyor.Verder tennist, skiet en vist hij graag.
Saçlarını boyamayı ve ağır makyaj yapmayı bıraktılar.Van Haaren tekende en schilderde.
Maybelline, makyaj ürünleri markası, 1913 yılında Tom Lyle Williams tarafından yaratıldı.Maybelline werd opgericht in 1915 door Thomas Lyle Williams.
Citroen, 2012'de Citroen C1'i ikinci makyaja aldı.In 2011 werd de tweede generatie Citaro (Citaro C2) gepresenteerd.
Aynı zamanda ST versiyonda da makyaja gidildi.In Sankt Moritz is ook (een versie van) skijøring uitgevonden.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nie goliłam się pod pachami i nie malowałam, jak normalne dziewczyny.
Aracın makyaj öncesi versiyonu (2003-2007) Ford Focus C-MAX olarak adlandırılmaktaydı.W latach 2003 – 2006 samochód nosił nazwę Focus C-Max.
Focus, 2001 yılında 2002 model yılı için makyajlanmıştır.VUE został wprowadzony w 2001 roku jako rok modelowy 2002.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Malują się, pakują, itp.
Ucuz makyaj malzemelerini sevmiyor.Nie lubi makijażu.
2005 yılında ise makyajlanmış versiyonu tanıtıldı.W 2005 r. ukazała się remasterowana wersja z dodatkowymi utworami.
Araç 2003 yılında makyaj görmüştür.Silnik otrzymał certyfikat w 2003.
Sadece makyajı biraz fazla kaçırmıştır.Mezosoma z profilu bardzo słabo wypukła.
Fiat, küçük sınıf modeli Grande Punto'yu 2009'da makyajladığında adını Punto Evo olarak değiştirdi.Fiat chcąc podkreślić duży sukces zmian, zmienił nazwę oferowanego modelu z Grande Punto na Punto Evo.
Bu modele 1996'da küçük bir makyaj yapıldı.W 1996 roku przeprowadzono też drobny facelifting modelu.
Bu nedenle örneğin makyaj için makyajcı kullanıyorlardı.Podobnie jak członkowie KISS robił sobie makijaż.
Buna rağmen film iki Satürn Ödülüne (En İyi Kostüm, biri En İyi Makyaj için) aday gösterildi.Film otrzymał dwie nominacje do Oscarów (za najlepszą scenografię i kostiumy).
Rover 200, 1999 yılında makyajlandı ve adı Rover 25 olarak değiştirilmiştir.W 1999 roku zmieniono nazwę na Rover 25.
Aynı zamanda ST versiyonda da makyaja gidildi.En Sega Master System-version kom också.
Temsa Safari (Makyajlanarak ismi değiştirildi.)Namnbyte till Prädikatswein är beslutat.)
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Skådespelarna kläs på och sminkas.
Filmin geri kalanında ise daha basit bir makyaj kullanılıyordu.Under resten av framträdandet bar hon en kort glittrande klänning.
İç mekan ve altyapıda yapılan 2007 değişikliklerinden bir yıl sonra Saab 9-3 makyajlanmıştır.2006 Saab 9-5 får en ännu en ansiktslyftning och uppdatering.
2005 yılında ise makyajlanmış versiyonu tanıtıldı.2005 spelades den senare versionen in av den brittiska gruppen Madness.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Artursson arbetate en tid som säljare.
2010 yılında makyajlanmıştır ve sis farında ve ön panelde ufak değişiklikler yapılmıştır.Genom åren har mindre ändringar skett, och 2010 slutfördes en tillbyggnad med omklädningsrum och bastu.
1991 yılında makyajlanan model 2006 yılında Karsan J9 Premier olarak piyasaya sürülmüştür.В 1991 році модель оновили, а в 2006 році Karsan випустив рестайлінгові Karsan J9 Premier.
Esnek olmayan kolodyon çeşitli efektler için tiyatro makyajında kullanılır.Нееластичний колодій використовується для театрального макіяжу, для досягнення різноманітних ефектів.
9-3, 2008 yılında makyajlanmıştır.Модель 9-3 будується з 1998 року.
2010 yılında makyaj geçirmiş, pek çok ülkede düşük satış rakamları nedeniyle pazardan çekilmiştir.Станом на грудень 2010 року вони цілком вийшли з бізнесу, продовжуючи продаж лише у кількох магазинах.
Berkeley, bir ressam ve heykeltıraş olmasının sıra bir makyaj sanatçısıdır.Беклін став художником таємниць і скорботи.
2014 yılında ufak bir makyajlanma geçirmiştir.У 2014 році отримала ступінь магістра.
Esnek olmayan kolodyon genellikle tiyatro makyajında kullanılır.Нееластичний колодій часто застосовується для театрального макіяжу.
Mükemmel saçlar ya da mükemmel makyaj gibi şeyleri hiçbirimiz umursamıyoruz gerçekten.Він не вишукує якихось особливо привабливих або надзвичайно мальовничих краєвидів.
Makyaj sanatçısı ile paslaşarak çalışır.Ráda vyšívala umělecká mešní roucha.
2010 yılında Evo modeli piyasaya çıkmış, 2013 yılında tamamen makyajlanarak yeni yüzüne kavuşmuştur.Právě plast ho přivedl kolem roku 2010 k zcela novému výtvarnému nápadu.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Obyvatelé vyráběli šaty, tkali a barvili.
87 yaşındaki Stuart daha yaşlı görünmesi için makyajlandı.Având 87 de ani la acea vreme, Stuart a trebuit să fie machiată pentru a părea mai bătrână pentru rol.
Eylül 2013 yılında, makyajlı Duster Frankfurt Otomobil Fuarında tanıtılmıştır.În septembrie 2013, Dacia Duster facelift a fost prezentată la Salonul Auto de la Frankfurt.
Bu makyaj kişilerin kötü görünmesini, parlamaları engeller.Fă-i pe homosexuali să arate bine...
Makyajı akmıştır ve perdeler kapanır.Cortinele sunt trase, iar clipul se încheie.
1978 yılında makyajlanarak Argenta adını aldı.La descoperire, a primit numele de 1978 VR9.
Bu süre esnasında 1 defalığına makyajlanmıştır.Prevederea a fost încălcată cel puțin o dată.
Sana makyaj yapmamı ister misin?Vrei să te machiez?
Makyaj özellikle ön kısımda daha belli olmaktadır.A tojó világosabb, főleg a melltájékon.
1999 Eylül ayında araç makyajlanmıştır.2013 szeptemberében befejeződött a kisautó gyártása.
2011 yılında 10. nesil Corolla makyajlanmıştır.2011-ben 10. lett a Makaói Nagydíjon.