makyaj ile cümle
makyaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir mat orta ton. Bu göz makyajınızı yumuşakça kaynaştırmanıza yardım edecek.Un fard à paupières effet mat de ton moyen, cela aidera à estomper doucement votre maquillage des yeux.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Al giorno d'oggi è come il trucco.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Dan itu seperti kosmetik hari ini
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Et c'est comme les cosmétique.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Ezek már majdnem olyanok, mint a kozmetikumok.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Thời này là thời của mỹ phẩm mà.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Y es como los cosméticos hoy en dia.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.Y es como los cosméticos hoy en dia.
Bugünlerde makyaj gibi bir şey.إنها اليوم مثل مستحضرات التجميل
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Bueno, eran universitarias, así que lo gastaron en cosas para sí mismas como pendientes y maquillaje.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Dit waren studenten, dus veel bestedingen waren dingen zoals oorbellen en make-up.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ei bine, fiind studenţi, o grămadă din ce au cheltuit pentru ei înşişi a fost pe lucruri ca cercei şi farduri.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Eram universitárias, por isso gastaram o dinheiro sobretudo em brincos e maquilhagem.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ezek egyetemi hallgatók voltak, szóval általában fülbevalókat és sminket vettek maguknak.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.대체로 자신을 위해서는 귀걸이와 화장품 따위를 샀습니다.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Nun, das sind Studenten, also gaben sie eine Menge des Geldes für Dinge wie Ohrringe und Make-up aus.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Šlo je za študente in z denarjem, ki so ga porabili zase, so si kupili na primer uhane ali ličila.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.רכשו דברים כמו עגילים ואיפור.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.كانت أشياء مثل الأقراط و الماكياج
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.他には 姪にぬいぐるみを買ったという女性や
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Hvis du bliver for ophidset, begynder sminken at løbe ...
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Jak się zrobi za gorąco, rozpuści się pani makijaż.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Meikkinne menee pilalle, jos kiihdytte liikaa.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Om du blir för upphetsad börjar sminket rinna.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Se se entusiasmar demasiado, a maquilhagem sai, minha senhora.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Se si agita troppo, potrebbe caderle il trucco, signora.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Si se calienta demasiado, se le deshará el maquillaje, señora.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Μην ανάβετε τόσο πολύ, θα σας λιώσει το μακιγιάζ.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Если вы разгорячитесь, то испортите косметику, мадам.
Dans ederken aynı anda makyaj da yapabilirsiniz.두 가지 다 동시에 할 수 있어요. 춤도 추고, 화장도 하고 말이죠.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Alors nous avons pris sa main et l'avons maquillée pour qu'elle ressemble à celle d'Eddie.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Aşa că am luat mâna lui, am vopsit-o încât să arate ca mâna lui Eddie.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Dus namen we zijn hand en schminkten ze om meer op die van Eddie te lijken.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Entonces, tomamos su mano y la pintamos para que se pareciera a la de Eddie.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Ezért fogtuk a kezét és befestettük, hogy egy picit jobban hasonlítson Eddie-ére.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.그래서 우린 톰의 손을 에디의 손처럼 보이도록 분장시켰습니다
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Otimme siis hänen kätensä ja maalasimme sen näyttämään vähän enemmän Eddien kädeltä.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Pomalowaliśmy mu dłoń na kolor skóry Eddiego.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Quindi gli prendemmo la mano, la dipingemmo per farla assomigliare a quella di Eddie,
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Så vi tog hans hånd, og vi malede den, så den lignede Eddies lidt mere.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.So nahmen wir also seine Hand und "schminkten" sie etwas, damit sie wie die von Eddie aussah.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Takže jsme použili jeho ruku a nabarvili ji, aby vypadal víc jako Eddieho.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Οπότε πήραμε το χέρι του, το μακιγιάραμε ώστε να μοιάζει περισσότερο με του Έντυ.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Така че ние взехме ръката му боядисахме я така че да изглежда повече като тази на Еди.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Так что мы взяли его руку, покрасили, чтобы она была похожа на руку Эдди.
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.אז לקחנו את היד שלו וצבענו אותה שתיראה יותר כמו של אדי,
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.لذلك قمنا بطلاء يده حتى تبدو تماما كيد (إيدى)
Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.そしてエディの服の袖に通し
Erkekler de ağlar... Makyajımı temizlemeliyim.Mon travail, c'est de faire tomber les murs que vous avez construits autour de votre petit cœur.
Geçen gün CNNe çıktım. Makyaj için yayında konuştuğumdan fazla zaman harcadım.Dus ... dus onlangs deed ik een spot op CNN waar ik meer tijd besteedde in make-up dan praten in de show.
Geçen gün CNNe çıktım. Makyaj için yayında konuştuğumdan fazla zaman harcadım.Entonces... el otro día estuve en CNN y pasé más tiempo en maquillaje que hablando en el aire.
Geçen gün CNNe çıktım. Makyaj için yayında konuştuğumdan fazla zaman harcadım.Niedawno wystąpiłem w programie CNN, przy czym miałem więcej czasu na makijaż niż na antenie.
Geçen gün CNNe çıktım. Makyaj için yayında konuştuğumdan fazla zaman harcadım.Takže... jednen den jsem dělal spot na CNN, kde jsem vlastně strávil více času v maskérně, než před kamerou.
Geçen gün CNNe çıktım. Makyaj için yayında konuştuğumdan fazla zaman harcadım.Тож... я недавно виступав на CNN, де мене гримували довше, ніж я говорив в прямому ефірі.
Giysiler, görünüş, makyaj ön planda, görselliğe önem verilmiş.Chodzi o kunszt w ubiorze, sposób malowania się. To chodzi o ukazanie jej oblicza.
Giysiler, görünüş, makyaj ön planda, görselliğe önem verilmiş.É sobre o artifício do vestuário, da maquiagem. É apenas sobre a superfície.
Giysiler, görünüş, makyaj ön planda, görselliğe önem verilmiş.Je to jako umělost francouzského dvora v 18. století, v období rokoka. Je to o umělosti v oblékání, make-upu.
Hayatın harika olduğu için, makyaj mı yapmak istiyorsun?Apa karena hidupmu sangat sempurna, jadi sekarang kau mau merias wajah?
Hayatın harika olduğu için, makyaj mı yapmak istiyorsun?Có phải vì cuộc sống của chị quá hoàn hảo, nên giờ chị muốn mang một lớp phấn lên mặt à?
Hayatın harika olduğu için, makyaj mı yapmak istiyorsun?Du har nerver å sminka dig efter att ha förstört någon annans liv?