makinesinin ile cümle
makinesinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Geçen yıl 50. yıldönümünü kutlayan Xerox makinesinin kökenini anlatan bir hikaye bu.Це історія про походження копіра Ксерокс, який святкував своє 50-річчя минулого року.
Hesap makinesinin 150 yi radian cinsinden anlamasını istemiyoruz.Nie chcemy przecież policzyć cosinusa 150 radianów. Wynik to minus 3,46.
Hesap makinesinin 150 yi radian cinsinden anlamasını istemiyoruz.Non vuoi fargli pensare di star dicendo 150 radianti.
Hesap makinesinin 150 yi radian cinsinden anlamasını istemiyoruz.Не искате да ви излязат радиани, нали?
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Így például, amint ül a mikrosztkópja előtt, amikor a beszélget a kollégákkal a vízhűtőnél, stb.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Khi họ đang ngồi trước kính hiển vi, khi họ nói chuyện với đồng nghiệp và tất cả những hoạt động như vậy.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Kiedy siedzieli przed mikroskopem, kiedy rozmawiali z kolegą przy wodzie i tak dalej.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.그러니까 사람들이 현미경 앞에 앉아 있거나 음료대 옆에서 동료와 대화를 하거나, 뭐 이런 모든 것들을 말이죠.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.När de satt vid sina mikroskop, när de pratade med sina kollegor vid fikabordet, vadsomhelst.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Sedící nad mikroskopy, při povídání s kolegy u stojanu s vodou a všechny tyto detaily a prostředí kolem.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Während an ihren Mikroskopen saßen, wenn sie am Wasserspender mit Kollegen sprachen, all diese Dinge.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Οπότε όταν παρατηρούσαν το μικροσκόπιο, όταν μιλούσαν με τους συναδέλφους στην υδρόψυκτο, και όλα αυτά.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Коли вони сиділи перед мікроскопом, коли вони спілкувалися із колегами біля кулера з водою, та в інших місцях.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.כך היה כאשר הם ישבו ליד מיקרוסקופ, כאשר הם שוחחו עם עמיתיהם ליד הקולר מים וכו'.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.عندما كانوا جالسين أمام المكروسكوب، عندما كانوا يتكلّمون مع زملائهم أمام البرّاد، و كلّ تلك الأمور.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.冷水器の脇での同僚との立ち話も 会話を全て記録し
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.- in ieder geval tot 1918 - geregistreerd bij de US Patent Office.
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.전시대에서 가장 복잡한 기계의 투자가였습니다.
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.legösszetettebb, az USA-ban szabadalmaztatott gépének.
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.-o al menos hasta 1918- registrada en la Oficina de Patentes de EE.UU.
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.לפחות עד 1918 רשומה במשרד הפטנטים האמריקאי
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.حتى عام 1918 حينما سجلت في وثائق حقوق الملكية الأمريكية
Ofisine kayıtlı en karmaşık makinesinin büyük birer yatırımcılarıydı.多額の投資をしていました それがペイジの自動植字機でした
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.As escolas produziriam as pessoas que se tornariam partes da máquina burocrática administrativa.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Az iskola termelte az embereket, akik a Bürokratikus Adminisztrációs Gépezet alkatrészei lettek.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.De scholen produceerden de mensen die deel gingen uitmaken van de bureaucratische administratieve machine.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.학교는 그런 사람들을 만들어내고 그 사람들은 관료주의적 행정 기계의 일부가 됩니다.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Koulut tuottaisivat ihmisiä, joista tulisi osia byrokraattiseen hallintojärjestelmään.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Las escuelas producirían gente que luego se convertirían en partes de la máquina administrativa burocrática.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Les écoles qui formeront les personnes qui feront alors fonctionner cette machine bureaucratique.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Școlile produceau oamenii care, mai apoi, deveneau angrenajele mașinăriei birocratic-administrative.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Sekolah akan memproduksi orang-orang yang akan menjadi bagian-bagian dari mesin administratif birokratis.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Školy by mali produkovať ľudí, ktorí by sa potom stali článkami Byrokratického administratívneho stroja.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Školy produkují lidi, kteří se posléze stanou součástí byrokratického administrativního stroje.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Szkoły miały produkować ludzi, którzy staną się trybami tej biurokratyczno-administracyjnej maszyny.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Το σχολείο θα παρήγαγε τους ανθρώπους που θα γίνονταν εξαρτήματα της μηχανής της γραφειοκρατικής διοίκησης.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Училището произвежда хората, които след това ще станат част от бюрократична административна машина.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Школа выпускала людей, которые потом становились частью административной бюрократической машины.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.Школи готували людей, які згодом ставали гвинтиками бюрократичної адміністративної машини.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.בתי הספר ייצרו את האנשים, שבתורם יהפכו לחלקים במכונה המנהלית הביורוקרטית.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.المدرسة تنتج بشراً ليكونوا أجزاء من الآلة البيروقراطية الإدارية.
Okullar daha sonra bu bürokratik yönetim makinesinin parçaları olacak insanları üretecekti.歯車になるような人間を 生産してきました 歯車になるような人間を 生産してきました 全員まったく同型の歯車に ならなければなりません
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.Ein Computer steuert die Kamera.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.Ez egy saját készítésű számítógép, mely utasítást ad a fényképezőgépnek, hogy mikor készítsen felvételt.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.Il y a un ordinateur fait sur mesure qui indique à l'appareil quand faire une photo.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.Je tam speciální pocítač, který říká kamerám, kdy udělat snímek.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.카메라가 언제 촬영을 할지 알려주죠.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.Un computer făcut la comandă spune camerelor când să se declanșeze.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.Има изработен по поръчка компютър, който казва на камерата кога да снима.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.שאומר למצלמה מתי לצלם.
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.الذي يعرف الكاميرا متى تلتقط .
Özel yapım bir bilgisayar, fotoğraf makinesinin ne zaman çekeceğini belirliyordu.カメラは氷河の側面の岩に設置され
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""Agora já percebi porque é que há Braille num ATM de drive-up."
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""Ahora entiendo por qué hay instrucciones en Braille en ciertos cajeros automáticos para conductores".
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için." (Gülüşmeler)"Acum înţeleg de ce bancomatul are scriere Braille" (Râsete)
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için." (Gülüşmeler)"Bây giờ tôi hiểu tại sao có hệ thống chữ nổi trên máy ATM" (cười)
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için." (Gülüşmeler)"Ах, вот зачем азбука Брайля на банкоматах, расположенных вдоль дороги" (Смех)
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""Już rozumiem, czemu na bankomatach dla kierowców jest brajl".
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""이제 왜 운전자용 입출금기에 점자가 있는지 이해가 되네요."
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""Maintenant je comprends pourquoi il y a du braille sur un distributeur de billets pour conducteurs."