Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Lassanként olyan gépeink lesznek, amik önmagukat állítják elő.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Machines die zichzelf kunnen maken.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Maszyny same siebie tworzą.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.On a des machines qui se construisent elles-mêmes.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Qui ci sono macchine che fabbricano se stesse.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Sie haben Geräte, die sich selbst herstellen.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Tenemos máquinas que se fabrican a sí mismas.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.Имате машини, които се самопроизвеждат.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.У вас есть машины, производящие самих себя.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.ישנן מכונות המייצרות את עצמן.
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.تجد ان الماكينات تصنع نفسها
Makinelerin kendilerini üretmelerini sağlıyorsunuz.これは一種の卓上プリンターで
Makinelerin maaşa, sağlık sigortasına, havalandırmaya, tatile veya molaya ihtiyacı yok.Asuransi kesehatan, Penyejuk Ruangan, liburan atau istirahat.
Makinelerin maaşa, sağlık sigortasına, havalandırmaya, tatile veya molaya ihtiyacı yok.空調も、休暇も、休憩も要らないのですから。 単純労働は全て機械化が可能だと覚えておいて下さい。他の仕事については...
Makinelerin seri üretimini anımsatıyor. .Navrhuje strojovou výrobu, a jedna věc je chození na nákup a vidění té samé věci v obchodě.
Makinelerin seri üretimini anımsatıyor. .- O tak, przypomina produkcję masową i jedną rzecz ...
Makinelerin seri üretimini anımsatıyor. .Так, навіює машинне виробництво і ще одна річ...
Makineleri sabote et ve duvarlara spreyle sadece büyük bir çember A ile mesajýný yaz.Každú minútu zomiera toľko ľudí, Nemôžem ich požiadať, aby prestali;
Makineleri sabote et ve duvarlara spreyle sadece büyük bir çember A ile mesajýný yaz.No les podés pedir que paren, no quieren oírlo. Hasta que nos ponemos físicos, ellos no tendrán miedo.
Makineleri sabote et ve duvarlara spreyle sadece büyük bir çember A ile mesajýný yaz.Only you can do it The time is right
Makineleri sabote et ve duvarlara spreyle sadece büyük bir çember A ile mesajýný yaz.So many people, trees, animals are dying a minute. Can't ask them to stop, they ain't trying to hear it.
Makineleri sabote et ve duvarlara spreyle sadece büyük bir çember A ile mesajýný yaz.So many people, trees, animals are dying a minute. Can't ask them to stop, they ain't trying to hear it.
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,Aceste camere s-au vândut în milioane de exemplare sub motto-ul:
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,Ces appareils ont été vendus par millions avec le slogan
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,Estas cámaras se vendieron por millones con el eslogan:
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,이 카메라는 수백만 개가 팔렸습니다.
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,Queste hanno venduto milioni di pezzi sotto lo slogan
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,Sprzedały się ich miliony pod hasłem:
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,Истмену удалось продать миллионы таких карманных камер под лозунгом:
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,מצלמות אלו נמכרו במיליונים תחת הסיסמה,
Milyonlarca insan bu makineleri tek bir slogan altında satıyordu,وبيعت هذه الكاميرات بالملايين تحت عنوان
MRI makinelerinde, parçacık hızlandırıcılarda ihtiyacımız olduğu gibi ve benzer yerlerde de.이 강력한 자기장은 MRI 에도 필요하고, 입자가속기 등등에도 필요합니다.
MRI makinelerinde, parçacık hızlandırıcılarda ihtiyacımız olduğu gibi ve benzer yerlerde de.Solche die wir z.B. in MRTs oder Teilchenbeschleunigern benötigen.
MRI makinelerinde, parçacık hızlandırıcılarda ihtiyacımız olduğu gibi ve benzer yerlerde de.כמו אלה שבהם משתמשים במכשירי MRI, מאיצי חלקיקים וכן הלאה.
MRI makinelerinde, parçacık hızlandırıcılarda ihtiyacımız olduğu gibi ve benzer yerlerde de.كتلك التي تحتاجها أجهزة التصوير بالرنين المغناطيسي، أو مسرعات الجزيئات و ما إلى ذلك من هذا القبيل.
MRI makinelerinde, parçacık hızlandırıcılarda ihtiyacımız olduğu gibi ve benzer yerlerde de.また 超伝導体を使えば エネルギーを損失させずに
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.이런 기계를 만드는 데 드는 비용은 판매되는 기계 가격의 10%에 불과해요.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.A szükséges gépek legyártásának költsége mindössze körülbelül 1/10-ed része a bolti áruknak.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Chi phí để xây dựng những loại máy đó sẽ bằng khoảng 10% những gì bạn sẽ mua trên thị trường.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Costul constructiei acestor utilaje este cam 10% din ceea ce ar costa daca ar fi cumparate de pe piata.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.De kosten om deze machines te maken is ongeveer 10% van wat je er commercieel voor zou betalen.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Die Kosten, um diese Maschinen zu bauen, sind nur etwa zehn Prozent von dem, wofür man sie kaufen würde.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.El presupuesto para construir estas máquinas es de alrededor del 10% de lo que te costaría al comprarlas.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Kostnaderna för att bygga dessa maskiner är cirka tio procent av vad du skulle köpa dem för kommersiellt.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Koszty budowy tych maszyn wynoszą ok. 10% ich wartości na rynku.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.O custo de construção dessas máquinas é aproximadamente dez porcento do custo comercial.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Prisen for at bygge disse maskiner er omkring en tiendedel af hvad du skulle betale for den i butikken.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Stroški gradnje teh strojev so približno deset odstotkov cene komercialnih izdelkov.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Το κόστος κατασκευής τέτοιων μηχανημάτων είναι 10% του κόστους αγοράς από το εμπόριο.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Вартість цього обладнання - близько 10 % від оптової ціни.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.Стоимость конструирования таких машин примерно равна 10% от их коммерческой стоимости.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.העלויות של בניית מכונות אלה היא כעשרה אחוזים ממה שהייתם קונים באופן מסחרי.
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.فكلفة بناء هذه المكائن هي تقريباً عُشر ما تكلفه تجارياً
O makineleri yapmak, ticari anlamda almanın yüzde onu eder.ジョン ディアーの全機能搭載のトラクターを挙げてみると、
Onları gelişmiş defter gönderme makineleri olarak adlandiriyorlardı.이를 발전형 원장 기록 기계라 불렀습니다
Onları gelişmiş defter gönderme makineleri olarak adlandiriyorlardı.las llamaban máquinas registradoras de asientos avanzadas.
Onları gelişmiş defter gönderme makineleri olarak adlandiriyorlardı.le numeau mașini avansate de contabilitate.
Onları gelişmiş defter gönderme makineleri olarak adlandiriyorlardı.li chiamavano macchine avanzate per la registrazione del libro mastro.
Onları gelişmiş defter gönderme makineleri olarak adlandiriyorlardı.הם קראו להם " דו"ח תפוצת מכונות מתקדמות"
Onları gelişmiş defter gönderme makineleri olarak adlandiriyorlardı.أسموها آلات نشر دفاتر متطورة