Ana içeriğe geç
Sözlük

makine ile cümle

makine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çamaşır makinesini onarıyorum.I am repairing the washing machine.
İyi bir dikiş makinesini her yerde bulamayız.We can't find a good sewing machine anywhere.
İyi dikiş makinesini nereye koyduğumu hatırlayamıyorum.I can't remember where I put the good sewing machine.
Bu şimdiye kadar ilk kez bu makineyi onarışım.This is the first time I've ever fixed this machine.
Çamaşır makinesini tamir ediyorum.I am fixing the washing machine.
Ben bir Rus makineli tüfekle ateş ediyorum.I am shooting with a Russian machine-gun.
Bu makineyi temiz ve yağlı tutmalısınız.You should keep this machine clean and lubed.
O çamaşır makinesini monte ediyor.He assembles washing machines.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Sen hiç bir saç kurutma makinesi ile saçını kuruttun mu?Have you ever dried your hair with a hairdrier?
Makineye yakıt koymalıyız.We must fuel the machine.
Bunu hesap makinesi olmadan hesapladığın doğru mu?Is it true that you calculated this without a calculator?
Onun bir bulaşık makinesi var.He owns a dishwasher.
Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.I have to fix the washing machine.
Bu makine değersiz.This machine is worthless.
En son ne zaman bu makineyi çalıştırdın?When was the last time you switched on this machine?
Bu makinenin nasıl kapatılacağını bilir.He knows how to switch off this machine.
O, Almanya'da makineleri tamir eder.He repairs machines in Germany.
Annem bana bir dikiş makinesi verdi.My mother gave me a sewing machine.
Tom'un bu makineyi nasıl çalıştıracağı konusunda bir fikri yok.Tom has no idea how to operate this machine.
Ödünç alabileceğim bir çim biçme makinen var mı?Do you have a lawn mower I could borrow?
Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Tom gömleğini çıkarıp yıkama makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Makinenin neden düzgün çalışmadığını bulmak zorundayız.We have to figure out why the machine isn't working properly.
Bu makinenin su altında çalışması için bir yol bulmalıyız.We have to figure out a way to get this machine to work under water.
Parmaklarını kıyma makinesine koyma!Don't put your fingers in the meat grinder!
Evde bir Espresso makinem var.At home I have a Espresso maker.
Bu makineler, özellikle yüksek kaliteli işçilik ile ayırt edilir.These machines are distinguished by particularly high-quality workmanship.
Bir hesap makinesi ister misin?Do you want a calculator?
Bir hesap makinesi istiyor musun?Do you want a calculator?
İstediğim tek şey bir çamaşır makinesi.All I want is a washing machine.
Bir çamaşır makinesi satın almak istiyorum.I'd like to buy a washing machine.
Bu muhtemelen bir makine çevirisi.It is probably a machine translation.
Sen bir makine gibisin.You're like a machine.
Bir ülke tehlikeli bir makinedir.A country is a dangerous machine.
Onun evinde bir çamaşır makinesi var mı?Is there a washing machine in her house?
O bulaşık makinesini kullanması kolay buluyor musun?Do you find that washing machine easy to use?
Bulaşık makinesi bozuk.The dishwasher's broken.
Makine monte edilmelidir.The machine has to be assembled.
Makinenin ayarlaması mühendisler tarafından halledildi.The adjustment of the machinery was taken care of by engineers.
Bu makinede ne tür yakıt kullanıyorsunuz?What kind of fuel do you use in this machine?
O makinede bir şey kırılmış olmalı.Something on that machine must be broken.
O makinede bir şey bozulmuş olmalı.Something on that machine must be broken.
Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkardın mı?Did you take the clothes out of the washing machine?
Bir tost makinem var.I have a toaster.
Hesap makinemi masamda bıraktım.I left my calculator on my desk.
Elbiselerimi kurutma makinesine koydum.I put my clothes in the dryer.
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Ben bir makine çevirisi kullanıyorum.I'm using a machine translation.
Makine çevirileri kullanmadığına emin misin?Are you sure you don't use machine translations?
Yeni dijital fotoğraf makinemi nasıl kullanacağımı hemen öğrenmek istiyorum.I want to learn how to use my new digital camera right away.
Makine tam kapasiteyle çalışıyordu.The machine was working at full blast.
Bu makineler senin boş zamanını öldürebilir.These machines can kill your free time.
Eğer bir hata yaparsam, bu sadece sana bir makine olmadığımı gösterir.If I make a mistake, it only shows you I am not a machine.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Tom tost makinesine birkaç dilim ekmek koydu.Tom put a couple of slices of bread into the toaster.
Tom satış makinesinden bir fincan kahve aldı.Tom bought a cup of coffee from a vending machine.
Tom otomatik satış makinesinden bir içki satın aldı.Tom bought a drink from a vending machine.
Birisi çamaşır makinesinin fişini çekti.Someone has unplugged the washing machine.
Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.I saw a soldier carrying a flamethrower.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod