mahkemeye ile cümle

mahkemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ordu ise, devrimin perde arkalarında, çok sayıda vatandaşı tutuklayıp, askeri mahkemeye gönderiyorduكانوا يقبضون على المدنيين ويحيلونهم للمحاكمات العسكرية
Savcı takibat yapmaya karar verirse dava mahkemeye devredilir.Jos syyttäjä päättää nostaa syytteen, rikosasia siirtyy oikeuteen käsiteltäväksi.
Savcı takibat yapmaya karar verirse dava mahkemeye devredilir.Om åklagaren beslutar att väcka åtal, övergår brottmålet till domstolen för behandling.
Savcı takibat yapmaya karar verirse dava mahkemeye devredilir.Si la fiscalía decide presentar una demanda, el asunto penal pasa a tratarse judicialmente.
Savcı takibat yapmaya karar verirse dava mahkemeye devredilir.Si le Procureur décide d'engager des poursuites, l'affaire pénale sera jugée au tribunal.
Savcı takibat yapmaya karar verirse dava mahkemeye devredilir.Если прокурор принимает решение возбудить уголовное дело, оно передаётся в суд.
Savcı takibat yapmaya karar verirse dava mahkemeye devredilir.إذا قرر المدعي العام رفع دعوى قضائية إلى المحكمة، فإن القضية الجنائية تتحول إلى القضاء لتداولها.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.És elhatároztam, hogy hű, el kell mennem a bíróságra ebben az ügyben.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Et j'ai finalement décidé, oh ciel, je dois aller au tribunal plaider ce cas de dingue.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Finalmente decidi: "Tenho que ir ao tribunal tratar daquele caso louco".
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Když přišel čas, říkám si, jejda, musím k soudu na tenhle bláznivý případ.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.잊어버렸다가 그 소년을 변호하러 법정에 가게 됐지요.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Och slutligen bestämde jag att jag måste åka till domstolen och ta hand om detta fall.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Ostatecznie zdecydowałem się pójść do sądu i wziąć tę szaloną sprawę.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Schließlich aber entschied ich mich, mein Gott, ich muss ja ins Gericht und diesen verrückten Fall vortragen.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Şi într-un final m-am decis Doamne, trebuie să mă duc la tribunal şi să susţin acest caz nebunesc.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Toen daagde het bij me, o hemel, ik moet naar de rechtbank voor deze zaak.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Tôi dường như quên hẳn chuyện này. và cuối cùng tôi quyết định tôi sẽ đến tòa án và nhận vụ án khó khăn này.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Y finalmente decidí... Ay Dios, tengo que ir a la corte por este caso estúpido.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Τελικά αποφάσισα, Θεέ μου, πρέπει να πάω στο δικαστήριο και να φέρω σε πέρας αυτή την τρελή υπόθεση.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.И в крайна сметка реших, О, Господи, трябва да отида в съда и да се заема с този луд случай.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.Наконец я вспомнил, нужно же пойти в суд и отстоять это сумасшедшее дело.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.ובסוף החלטתי, אוי אלוהים, אני חייב ללכת לבית המשפט ולנהל את התיק המטורף הזה.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.وأخيراً قررت ، ياإلآهي ، علي الذهاب إلى المحكمة والمرافعة بتلك القضية المجنونة.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.最終的に決断しました 車に乗る時は非常に不安な気持ちで
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Ak ide o silu mocného, riekne: Hľa, tu! Alebo ak o súd, povie: Kto mi stanoví deň?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Alleen Hij is sterk en rechtvaardig. Hij daagt iedereen uit: 'Wie kan bewijzen dat Ik onrechtvaardig ben?'
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Če gre za moč močnega, On reče: „Glej, tu sem!“ in če za sodbo: „Kdo si me upa pozvati?“
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Gælder det Kæmpekraft, melder han sig! Gælder det Ret, hvo stævner ham da!
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Gäller det försteg i kraft: »Välan, jag är redo!», gäller det rätt: »Vem ställer mig till ansvar?»
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Gjelder det styrke, så sier han: Se, her er jeg! Gjelder det rett: Hvem vil stevne mig?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Ha erõre kerülne a dolog? Ímé, õ igen erõs; és ha ítéletre? Ki tûzne ki én nékem napot?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Jeźli się udam do mocy, oto on najmocniejszy; a jeźli do sądu, któż mię z nim sprowadzi?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?힘으로 말하면 그가 강하시고 심판으로 말하면 누가 그를 호출 하겠느냐
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Nếu luận về sức lực, kìa, Ngài vốn quyền năng! Nếu nói về lý đoán, thì Ngài rằng: "Ai dám cáo kiện ta?"
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Obrátil-li bych se k moci, aj, onť jest nejsilnější; pakli k soudu, kdo mi rok složí?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Recourir à la force? Il est Tout Puissant. A la justice? Qui me fera comparaître?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Să alerg la putere? El este atotputernic. La dreptate? Cine mă va apăra?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Se si tratta di forza, è lui che dà il vigore; se di giustizia, chi potrà citarlo
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Si se trata de fuerzas, ¡he aquí que es poderoso! Si se trata de juicio, ¿quién le convocará
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Will man Macht, so ist er zu mächtig; will man Recht, wer will mein Zeuge sein?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Εαν προκηται περι δυναμεως, ιδου, ειναι δυνατος και εαν περι κρισεως, τις θελει μαρτυρησει υπερ εμου;
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?Если действовать силою, то Он могуществен; если судом, кто сведет меня с Ним?
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?אם לכח אמיץ הנה ואם למשפט מי יועידני׃
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?ان كان من جهة قوة القوي يقول هانذا. وان كان من جهة القضاء يقول من يحاكمني.
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?若 論 力 量 、 他 真 有 能 力 . 若 論 審 判 、 他 說 誰 能 將 我 傳 來 呢
Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?若 論 力量 、 他 真 有 能力 . 若論審 判 、 他 說誰 能 將 我 傳來呢
Ürdünlü Karikatürist İsa Çizimi Yüzünden Mahkemeye ÇıkıyorCartunista jordaniano é processado por desenhos de Jesus
Ürdünlü Karikatürist İsa Çizimi Yüzünden Mahkemeye ÇıkıyorEnjuician a caricaturista jordano por dibujos de Jesús
Ürdünlü Karikatürist İsa Çizimi Yüzünden Mahkemeye ÇıkıyorJordański rysownik przesłuchany za ilustrację Jezusa
Ürdünlü Karikatürist İsa Çizimi Yüzünden Mahkemeye ÇıkıyorJordánský kreslíř půjde k soudu za kresbu Ježíše
Ürdünlü Karikatürist İsa Çizimi Yüzünden Mahkemeye ÇıkıyorUn dessinateur jordanien traduit en justice pour un dessin de Jésus-Christ
Ürdünlü Karikatürist İsa Çizimi Yüzünden Mahkemeye Çıkıyorإحالة رسام كاريكاتير أردني للقضاء لرسمه السيد المسيح
Ve kurbanlar mahkemeye, suçlu olarak götürülmez.그리고 범죄자로 법정에서 피해자를 생각 하지 않습니다.
Yani Disney 200 milyon dolarlık film yapıp batırabilir ve kimse mahkemeye müracaat etmez.디즈니가 2억달러의 실패한 영화를 만들지라도, 아무도 재무 이사를 소환하지 않습니다.
Yani Disney 200 milyon dolarlık film yapıp batırabilir ve kimse mahkemeye müracaat etmez.Disney kann demnach einen 200-Millionen-Dollar-Flop drehen und niemand ruft den Generalstaatsanwalt.
Yani Disney 200 milyon dolarlık film yapıp batırabilir ve kimse mahkemeye müracaat etmez.Disney maakt een film voor 200 miljoen die flopt; niemand belt de procureur-generaal.
Yani Disney 200 milyon dolarlık film yapıp batırabilir ve kimse mahkemeye müracaat etmez.Disney puede hacer una película nueva de USD 200 millones que fracasa y nadie llama al procurador general.
Yani Disney 200 milyon dolarlık film yapıp batırabilir ve kimse mahkemeye müracaat etmez.Disney za 200 milionów dolarów może zrobić film, który zrobi klapę i nikt nie wzywa prokuratora generalnego.
Yani Disney 200 milyon dolarlık film yapıp batırabilir ve kimse mahkemeye müracaat etmez.Когда Дисней делает 200-миллионный фильм и он проваливается в прокате, никто не зовёт министра Юстиции.
İlgili Sayfalar