Ayrıca köylünün bir kısmı Kışladağ altın madeninde çalışmaktadır.Някои от мъжете са работели и в съседните златни мини.
Civarda iki kömür madeni açıldı.Отделят се две въгленосни нива.
Gidip demir madenini gördüler.Мини за желязна руда.
Bu madenin gümüşü çoğunlukla sikke yapımında kullanılırdı.Среброто от мината се е използвало главно за монети.
2008 Sonbaharından beri, telefon kartlarına ek olarak pullar ve madeni paralarla desteklendi.U jesen 2008. uz telefonske kartice dodane su još i poštanske marke i kovanice.
Madeni buluntu yok denecek kadar azdır.Posudica može biti i manje (dvije).
Daha sonra grupta olan arkadaşlarıyla birlikte Kömür Madeni işinden ayrılmaya karar verdi.Oni koji su radili u ugljenokopu napustili su rad.
Bu madenin gümüşü çoğunlukla sikke yapımında kullanılırdı.Takav je nakit često masovno proizvođen.
Caen yakınlarında demir madeni bulunmaktadır.U regiji također postoji nekoliko rudnika željeza blizu Caena.
Günümüzde Lincoln'ün resmi, 5 Dolarlık banknotların ve 1 sentlik madeni paraların üzerinde yer almaktadır.Lincolnova fotografia sa použila aj na 5 dolárovej bankovke a na cente.
Bölgede kömür kaynaklarının bulunmasıyla ilgi çeken kent, 1797'de ilk kömür madenine kavuştu.Prvé záznamy o výskyte uhlia v oblasti pochádzajú z roku 1784.
Olivin madeni bünyesinde serbest silis bulundurmaz.Pri nepodarenej akcií Olivera chytia.
Bununla birlikte Fransa ve çevresinde, birkaç madeni para sistemi oluşmuştur.V rodnom Mali a okolitých krajinách následne predali niekoľko MC kaziet.
Antik Mısır'da Son Dönem'e kadar madeni para kullanılmadı.Egypťania do Neskorého obdobia nepoužívali peniaze.
Bir madeni para kurasında, Hollanda'nın ev sahibi olması kararlaştırıldı.Svoj tretí titul v rade získalo domáce Holandsko.
Euro madeni paraları ^ "ECB: Introduction".Oficiálna web stránka obce Gaboltov: „Úvod: O obci“.
Şirketi 1916'da devralan Store Norske Spitsbergen Kulkompani (SNSK), hâlâ madeni işletmektedir.Poslovanje je prevzel Store Norske Spitsbergen Kulkompani (SNSK) leta 1916, ki še vedno vodi rudarstvo.
Kolonilerde çıkarılan madenin büyük bir bölümü Avrupalılara satılmak amacıyla Çin’e gönderilmekteydi.Velik del plemenitih kovin je bil pripeljan na Kitajsko, s katerimi so kupovali blago za Evropo.
Heykel İtalyan madeni parası olan 4.000 florine satılmıştır.Kip je bil prodan za 4.000 florinov.
Madeni parayı 5 defa havaya atarsak mümkün olan bir sonuç 5 tane 'yazı' gelmesidir.Če vržemo kovanec dvakrat, imamo štiri možne izzida poskusa.
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.Ti kovanci so zakonito plačilno sredstvo na celotnem evroobmočju.
Gidip demir madenini gördüler.Naselje je bilo znano po rudniku železa.
Aslen bir elmas madenidir.Diamantno poliranje je končno poliranje diamanta.
Kurşunla kaplanan çatının üzerinde iki madeni alem yer alır.Na strehi vsakega stolpa sta bila nameščena dva topa.
19. yüzyılda, madenin gümüş üretim miktarı düşmeye başladı.Do 19. stoletja je tako postala domača proizvodnja piva že skoraj povsem zanemarljiva.
Altın sikke sistemi: Altın madeni paralar ödeme aracıdır.Državna denarna valuta je zlatnik (złoty).
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.Šios eurų monetos galioja visoje euro zonoje kaip legali mokėjimo priemonė.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.Europos Centrinis bankas atidžiai stebi euro monetų ir kupiūrų apyvartą ir kiekį.
Humberstone ve Santa Laura Güherçile Madeni, Şili'nin kuzeyinde bulunan iki eski güherçile rafinerisidir.Hamberstonas ir Santa Laura yra tik dvi iš daugelio salietros dirbtuvių, buvusių Atakamoje.
Bu buluntular, şimdilik bilinen en eski işlenmiş madeni örneklerdir.Jie yra ilgiausiai gyvenantys iki šiol žinomi graužikai.
Bir kömür madeninde elektrik mühendisi olarak çalıştı.Po karo trumpai dirbo anglių kasyklų inžinieriumi.
Caen yakınlarında demir madeni bulunmaktadır.Prie Kadunos upės įsikūręs Kadunos didmiestis.
Gümüş renginde arka plan olmasının sebebi ise Kongsberg'deki gümüş madeninin sembolüdür.Hõbedane taust sümboliseerib hõbedakaevandusi Kongsbergis.
İlk madeni paralar bakırdı.Esimese mündi heitis peig.
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.Euromünt on euroalal käibel olev münt.
Usolye-Sibirskoye ilk olarak 1669 yılında bir tuz madeni olarak kurulmuştur.Ussolje-Sibirskoje on asutatud 1669. aastal.
Société Générale de Belgique başkanlığı ve birkaç kömür madeni sahibiydi.Hans oli mitme Eestimaa ja Liivimaa kubermangu mõisa omanik.
25 sent, 50 sent ve 1 franklık madeni paralar basıldı.25 ja 50 piastri ja 1 naela väärtusega paberrahad on käibelt kõrvaldatud.
Kömür madeni 1955 yılında kapatıldı.Kivisöe kaevandamine lõppes 2000. aastal.
19. yüzyılda, madenin gümüş üretim miktarı düşmeye başladı.19. sajandi keskpaigaks oli kaevanduste tootlikkus langenud tasemele, kus nad tuli sulgeda.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.3000년 전 동전 속에서도 찾아 볼 수 있습니다
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Están en monedas que datan de hace 3.000 años.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Li troviamo su monete di 3000 anni fa.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.On les trouve sur des pièces de monnaie vieilles de 3000 ans.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Op 3.000 jaar oude munten.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Są na monetach sprzed 3,000 lat.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Sie sind auf Münzen, die 3000 Jahre alt sind.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Sunt pe monede care datează de acum 3000 de ani.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Több mint háromezer éves pénzérmékre is felkerültek.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.Има я в монетите, датиращи 3000 години назад.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.הם במטבעות שתאריכם לפני 3,000 שנה.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.إنها على عملاتها التي تعود تاريخها إلى 3000 سنة مضت
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.硬貨にも見つけることができます この魚は人類に崇拝されてきたのです
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirDal tedesco « zinking », « duro », dato che i minerali di zinco sono molto duri
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirDas deutsche‚ zinking‘ steht für‚ rau‘, weil Zink sehr rau ist
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirDel alemán « zinking », que significa « áspero » (debido a que el mineral de cinc es muy áspero).
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirDo alemão 'zinking' para 'áspero', dado que o minério de zinco é muito áspero
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirDuits 'zinking' voor 'ruw', omdat zinkerts erg ruw is
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirL'allemand « & #160; zinking & #160; » pour « & #160; rugueux & #160; », car le zinc est rugueux
Almanca' da 'zinking' ('sert') anlamında, çünkü çinko madeni çok serttirNěmecké 'zinking' pro 'tvrdý', protože zinková ruda je velmi tvrdá.