Madeni Para KoleksiyonuKolekcja monet
Madeni para ve madalyon toplama geleneği paranın kendisi kadar eskidir.La práctica de coleccionar monedas y medallas es tan antigua como las propias monedas.
Madeni para ve madalyon toplama geleneği paranın kendisi kadar eskidir.La pratique de la collection de pièces et de médaillons est aussi vieille que la monnaie.
Madeni para ve madalyon toplama geleneği paranın kendisi kadar eskidir.Praktik koleksi koin dan medali sama tuanya dengan usia koin itu sendiri.
Madeni para ve madalyon toplama geleneği paranın kendisi kadar eskidir.Коллекционирование монет и медалей началось с момента их появления.
Madeni para ve madalyon toplama geleneği paranın kendisi kadar eskidir.تعد ممارسة هواية جمع العملات المعدنية والميداليات من أقدم الهوايات شأنها شأن العملات ذاتها.
Öğleden sonra 800 kişi toplanarak madenin dışında eylem yaptı.Por la tarde, 800 personas se unieron a la protesta de solidaridad fuera de la mina.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Capitaine. Il sonne chaque pièce pour trouver une contrefaçon.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Dia cincin setiap koin untuk menemukan palsu.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Ele toca todas as moedas para encontrar uma falsificação.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Er klingelt jede Münze um eine Fälschung zu finden.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Han ringer hver mønt til at finde en forfalskning.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Han ringer varje mynt för att hitta en förfalskning.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Hän soittaa jokainen kolikko löytää väärennettyjä.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.He inele fiecare monedă, să găsească o contrafăcut.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Hij belt elke munt naar een vervalsing te vinden.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Ő gyűrű érmét talál egy hamisítvány.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.On dzwoni każdą monetę, by znaleźć sfałszowane.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Ông vòng mỗi đồng xu để tìm thấy một giả.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.On kroužky každá mince najít padělky.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.On krúžky každá minca nájsť falzifikáty.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.On obroči vsak kovanec, da bi našli ponarejene.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Suona ogni moneta per trovare una contraffazione.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Toca todas las monedas para encontrar una falsificación.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Ο δαχτυλίδια κάθε νόμισμα να βρει ένα πλαστό.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Він дзвонить кожну монету, щоб знайти контрафактними.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Он звонит каждую монету, чтобы найти контрафактными.
O halkalar her madeni para sahte bulmak için.Той звъни всяка монета да се намери фалшиви.
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'"A megosztás viszonya a tulajdonhoz olyan, mint az iPodé a kazettához, mint a napenergiáé a szénbányához."
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'"Att dela är mot ägande" som iPod är mot kassettbandspelaren, och som solenergi är mot kolgruvor."
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'"Dzielenie się jest dla własności tym, czym iPod dla kasety lub energia słoneczna dla kopalni węgla."
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'iPodに対する8トラックであり 太陽エネルギーに対する石炭である」 また、私たちの世代は
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'"소유하는 것에 대해 공유한다는 것은 카세트 테이프에 대한 아이팟, 광산에 대한 태양광과 같은 것이다."
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'"Sdílení se má k vlastnictví jako iPod k magnetofonu, jako sluneční energie k uhelnému dolu."
'Paylaşıma karşı mülkiyet, iPod'a karşı 8-kanallı, güneş enerjisine karşı kömür madeni demektir.'"Zdieľanie sa ma k vlastníctvu, ako iPod k audiokazetám, či solárna energia k uhoľnej bani."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass," avere una faccia di bronzo.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass" (fuerte como el metal)
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as Brass." (îndrăzneț ca bronzul)
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass." (Literal:"Tão ousado como Brass")
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı." as bold as brass " (très culotté).
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.'as bold as brass' (zo dapper als koper/brass).
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass"(堂々とした) という表現が初めて使われたのです 多くの人は真鍮(brass)から来ていると思っていますが
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."bátor, mint Brass [réz]" kifejezésnek.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."브라스만큼 대담한"이라는 표현을 처음으로 사용한 기록이 있습니다.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."odvážný jako mosaz ".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."rắn như đồng." Hầu hết mọi người nghĩ rằng người ta nói về kim loại
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."så modig som brass (messing)."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."śmiały jak brass".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."so stark wie Brass". Viele glauben,
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."πολύ τολμηρός".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.[досл. бесстыдный как медь]
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."смел като Брас." (или "силен като месинг")
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.מופיע התיעוד הראשון של השימוש במונח "אמיץ כבראס."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.من أول استخدام مسجل لعبارة "جريء كالنحاس."
Sen hiç kömür madeni gördün mü @TonyAbbottMHR?A eso le llamo yo "visualmente feo".
Sen hiç kömür madeni gördün mü @TonyAbbottMHR?¿Alguna vez ha visto una mina de carbón, Tony Abbott?
Şunun olasılığı nedir -diyelim ki bir madeni parayı 7 kez havaya atıyorum.그렇다면 이렇게 생각해봅시다. 동전을 7번 던진다면
Şunun olasılığı nedir -diyelim ki bir madeni parayı 7 kez havaya atıyorum.Jakie jest prawdopodobieństwo uzyskania - powiedzmy, że rzuciłem monetą siedem razy.
Şunun olasılığı nedir -diyelim ki bir madeni parayı 7 kez havaya atıyorum.Qual é a probabilidade de obter -- digamos que eu fosse lançar uma moeda sete vezes.
Şunun olasılığı nedir -diyelim ki bir madeni parayı 7 kez havaya atıyorum.Quelle est la probabilité d'obtenir - disons que je étaient à lancer une pièce à sept reprises.