Altın renk olarak pirinç madenine benzer.Gold is similar in color to brass.
Madeni paradaki tarih 1921'dir.The date on the coin is 1921.
Bu eski madeni paraları ondan aldım.I got these old coins from her.
Bu otomat sadece yüz yen'lik madeni paraları alıyor.This vending machine takes only hundred-yen coins.
Bu otomat 500 yenlik madeni paraları kabul etmeyecek.This vending machine won't accept 500 yen coins.
Lütfen bu banknotları madeni paraya bozun.Please change these bills into coins.
Lütfen bu banknotu madeni paraya bozun.Please change this bill into coins.
Masanın altına madeni para yuvarlandı.A coin rolled under the desk.
Onun cebinden madeni para düştü.A coin dropped out of his pocket.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Hobim madeni paralar toplamaktır.My hobby is collecting coins.
Bu kutuda bir sürü madeni param var.I have many coins in this box.
Cebinden madeni bir para çıkardı.He took out a coin from his pocket.
O, madeni paraların tarihi hakkında kitap yayınladı.He published the book about the history of coins.
O, cebinden bir madeni para çıkardı.He took a coin out of his pocket.
O eski madeni para toplamayı sever.He likes collecting old coins.
Onun bir sürü eski madeni paraları olduğu söyleniyor.It is said that he has a lot of old coins.
Bana bu eskimiş madeni paraları verdi.She gave me these old coins.
Yüzün siyah. Bir kömür madeninden mi geldin?Your face is black. Did you come from a coal mine?
Bozuk paralar madenidir.The coins are metal.
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.Many workers were trapped in the coal mine.
Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.The patient's lung tissue was damaged from years of working in a coal mine.
Birçok madenciler yakında madenin kapatılacağını düşünüyorlar.Many miners are afraid that the mine will be closed down soon.
Tom ve Mary çocukken bir kömür madeninde çalıştı.Tom and Mary worked in a coal mine as children.
Lütfen bir madeni para yerleştirin.Please insert a coin.
O, madeni paraların tarihi hakkında bir kitap çıkardı.He took out a book about the history of coins.
Madeni paranın önündeki sözleri anlamıyorum.I don't understand the words on the face of the coin.
Paranı madeni para olarak istiyor musun?Do you want your money in coins?
O iş bir altın madeniydi.That business was a gold mine.
Tom eğildi ve madeni parayı aldı.Tom bent over and picked the coin up.
Tom şimdiye kadar gördüğüm en iyi madeni para koleksiyonuna sahip.Tom has the best coin collection I've ever seen.
Hükümdarın başı, tüm İngiliz madeni paralarının önünde görünür.The monarch's head appears on the front of all British coins.
Tom cebine uzandı ve biraz madeni para çıkardı.Tom reached into his pocket and pulled out some coins.
Tom çuvala uzandı ve biraz madeni para çıkardı.Tom reached into the sack and pulled out some coins.
Bu bir altın madeni.This is a gold mine.
Madenin içi çok karanlıktı.It was very dark inside the mine.
Tom yatağın altında çok sayıda madeni para buldu.Tom found many more coins under the bed.
Tom kömür madeni işçisiydi.Tom was a coal miner.
Tom kaldırımda gördüğü madeni parayı almak için durdu.Tom stooped to pick up a coin he saw on the sidewalk.
Bana fazladan bir madeni para verdin.You gave me an extra coin.
Madeni parayı çevirdim.I flipped the coin.
Tom bir kömür madeni işçisi değil.Tom isn't a coal miner.
Tom bir kömür madeni işçisi.Tom is a coal miner.
Arkadaşımdan ülkesinin birkaç madeni parasını göndermesini istedim.I asked my friend to send me a couple coins of his country.
Tom babasının bir kömür madeni işçisi olduğunu söyledi.Tom said his father was a coal miner.
O bir altın madeninin üzerinde oturuyor.She's sitting on a gold mine.
Bebeğin madeni paralarla oynamasına izin verme.Don't let the baby play with coins.
Bebeğin madeni paralarla oynamasına izin vermeyin.Don't let the baby play with coins.
Eski madeni paralar biriktiriyordu.He collected old coins.
Eski madeni para koleksiyonu yapıyordu.He collected old coins.
Société Générale de Belgique başkanlığı ve birkaç kömür madeni sahibiydi.He was head of the Société Générale de Belgique and the owner of several coal mines.
Bu madeni paraların üzerindeki Yunanca yazılarda eksik bir şekilde (ΒΑΣΙΛΕ...The Greek inscription on these coins is incomplete (ΒΑΣΙΛΕ...
Kurbanlardan birçoğu yakındaki bir tuz madeninde çalışıyordu ve cuma namazı için camide idi.Many of the victims worked at a nearby salt factory and were at the mosque for Friday prayers.
Çin aşırı üretimi durdurmak için son beş on yılda binlerce kömür madenini kapatmıştır.China has closed thousands of coal mines over the past five to ten years to cut overproduction.
2008 Sonbaharından beri, telefon kartlarına ek olarak pullar ve madeni paralarla desteklendi.Since autumn 2008, stamps and coins are supported in addition to phone cards.
Almadén madeni Antik Çağdan beri faaliyette iken, Idrija madeni ise ilk olarak 1490'da kuruldu.In Almadén mercury has been extracted since Antiquity, while in Idrija it was first found in 1490.
Madeni paralar ilk olarak Ocak 2006'da tedavüle girdi ve darphane yılı özelliği yoktur.Coins were first put into circulation during January 2006 and do not feature a mint year.
14 Mayıs - Avustralya'da 1 dolarlık madeni para tedavüle girdi.14 May – The one dollar coin is introduced in Australia.
İlk madeni paralar MÖ 380'lerde Atina modelinde basıldı.The first coins were minted on the Athens model around 380 BCE.
Kralların birçoğu sadece adlarına bastırdıkları madeni paralardan tanınmaktadır.Many supposed kings in India are known only because of coins bearing their name.